enfeksiyon.gen.tr https://www.enfeksiyon.gen.tr Enfeksiyon, Enfeksiyon Hastalıkları, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, enfeksiyon.gen.tr Tue, 07 Jul 2015 00:00:00 +0000 Sat, 25 May 2019 00:00:00 +0000 60 Kadınlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/kadinlarda-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Fri, 28 Sep 2018 15:41:33 +0000 Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu oldukça fazla rastlanılan bir rahatsızlık türüdür. Her iki kadından biri hayatında en az bir kere idrar yolu enfeksiyonu geçirir ve tekrarlama olasılığı yüksektir. Ağrı ve sız Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu oldukça fazla rastlanılan bir rahatsızlık türüdür. Her iki kadından biri hayatında en az bir kere idrar yolu enfeksiyonu geçirir ve tekrarlama olasılığı yüksektir. Ağrı ve sızı hissine neden olan bu sorun çoğu defa kendiliğinden iyileşebilirken bazen de antibiyotik kullanılmadan iyileşme göstermez ve gittikçe ilerler.

Hastalığın teşhisi için basit bir idrar testi yaptırılması yeterlidir. Normal şartlarda vücudumuz tarafından hemen atılan bakteriler bazen vücudun savunma mekanizmasını sistemini ele geçirerek sistemi alt üst eder ve enfeksiyonun başlangıcı meydana gelir.

Genellikle idrar yolu enfeksiyonu sindirim sistemini etkileyerek bakterilerin meydana gelmesini sağlar. Eğer bu bakteriler idrarın dışarı atıldığı alana geçiş yaparsa ve sidik borusuna ulaşırsa iltihaplanma oluşur. Bakterinin idrar merkezine geçişi genellikle anüs yardımıyla olduğu düşünülür. Özellikle tuvalet temizliği esnasında temizlik gerçekleştirilirken tuvalet kâğıdının ilk önce anüse değdirilip daha sonra da genital bölgeye dokundurulması, mikrobun üretaya gitmesini sağlar ve üreteda enfeksiyon meydana gelir. Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonunun sık görülme nedeni ise daha çok bu olaya bağlıdır

Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri

  • Sık, sık tuvalete gitme ihtiyacı hissetme,
  • Devamlı idrar yapma hissiyatı,
  • İdrar yaparken yanma ve acı hissi,
  • Alt karın bölgesinde oluşan ağrı,
  • İdrar da kan görünmesi,
  • Kötü koku oluşumu,
  • Bazı anlarda ateş ve bulantı.

Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu nedenleri 

  • Cinsel organın temiz olmaması: Hatalı tuvalet alışkanlığı idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir. Kadınların cinsel organının yapısı enfeksiyon kapma riskini artırmaktadır. Kullanılan tuvaletin kirli olması idrar yolları iltihabına davetiye çıkartır. Kirli iç çamaşırları da enfeksiyonun bir diğer nedenidir.
  • İdrar yollarının tıkanması: İdrar yolunda yaşanan tıkanmalar idrar yoğunluğunu ve buna bağlı olarak bakteri-virüs yoğunluğunu artırarak idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir. Bu durumda kadınlarda idrar yolunun tıkanması doğumsal nedenler, böbrek taşı yada tümörden kaynaklanabilir. 
  • Cinsel İlişkide Korunmama: Bu yolla bulaşan pek çok hastalık vardır. Korunmasız ilişkilerde, ilişkinin tekrarlanma sıklığına göre de değişmek üzere kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu görülebilir.

Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonundan korunmak basit yöntemlerle sağlanabilir. Örneğin bol su tüketimi  idrar yolu enfeksiyonu ile mücadele etmek için en doğal yöntemdir. Bol su tüketmek hem böbreklerimizi daha düzenli ve sürekli çalıştırarak enfeksiyonların vücuttan atılmasını sağlar hem de idrarda bulunan bakteri miktarını azaltarak hastalık belirtisini hafifletir. Antibiyotik ve ilaç kullanımı, İdrar yolunun açtırılması ve cinsel ilişki esnasında korunma kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu yaşanması ihtimalini azaltacak ve tedavi edecek diğer yöntemlerdir.

]]>
Dış Kulak Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/dis-kulak-yolu-enfeksiyonu.html Sat, 29 Sep 2018 09:42:33 +0000 Dış kulak yolu enfeksiyonu, sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygın olan bu durum hem çocuklarda hem de yetişkinlerde çok karşılaşılmaktadır. Dış kulak yolu enfeksiyonunda meydana gelen kulak rahatsızlığı Dış kulak yolu enfeksiyonu, sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygın olan bu durum hem çocuklarda hem de yetişkinlerde çok karşılaşılmaktadır. Dış kulak yolu enfeksiyonunda meydana gelen kulak rahatsızlığı dışarıdan da görülebilmektedir. Bu nedenle dış kulak yolu enfeksiyonunun ortaya çıkarmış olduğu belirtilerin haricinde estetik olarak sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Dış kulak yolu enfeksiyonları direk olarak kulak yolunda sorunlara neden olmaktadır. Bu kanalın enfeksiyonlardan etkilenmesi durumunda çok ciddi olarak belirtilere neden olur. Bu belirtiler hastalığın artmasına bağlı olarak hızlı bir şekilde etkilerini gösterebilir. Bu nedenle dış kulak enfeksiyonları için ilk olarak gerekli olan müdahalelerin yapılması gerekmektedir. Aksi halde bu belirtiler sizleri çok fazla bir şekilde etki gösterecektir. 

Dış kulak yolu enfeksiyonu risk faktörleri nelerdir

Normalde kulak kanalında bulunan etmenler (kıllar, akışkan sıvı vs.) direk olarak kulak yolunda koruyucu etkiler göstermektedir. Fakat bazı durumlar bu koruyucu etkinin yapılmasını önlemektedir. Bunlardan bir tanesi de kulak içerisinin sık sık temizlenmesidir. Kulak yolunun sık sık temizlenmesi burada bulunan koruyucu sıvının eksilmesine neden olmaktadır. Bu sıvı eksildiği zaman direk olarak kulak yolu, enfeksiyonlarına karşı korumasız bir hale gelir. Bu durumda ciddi olarak risk faktörünün ortaya çıkmasıdır. Bunun yanı sıra dış kulak yolu enfeksiyonu oluşumunun risk faktörü sürekli olarak yabancı cisimlerle kulağın temizlenmesidir. Bu gibi durumlarda dış kulak yolu üzerinde bakteriler artarak bu şekilde enfeksiyonların ortaya çıktığı bilinmelidir. Son olarak belirtmek isterim ki dış kulak yolu enfeksiyonları oluşumu için risk oluşturan etken ise işitme cihazlarının kullanımıdır. İşitme cihazlarının sürekli olarak çıkarılıp takılması durumunda dışarıdan enfeksiyonlar kulağa girer. Böylece dış kulak enfeksiyonu oluşma riski çok yüksektir. 

Dış kulak yolu enfeksiyonu nasıl belirtiler gösterir
  • Dış kulak yolu enfeksiyonunun ortaya çıkması durumunda ilk olarak ortaya çıkan belirti, kulak içerisinde kızarıklıkların meydana gelmesidir. Bu nedene dışarıdan bakarak sorunlar görülebilmektedir. 
  • Bu sorunun insanlarda etkili olması durumunda küçük kıkırdak çıkıntısına bastırıldığında ve kulak kepçesi hareket ettirildiğinde kulakta artan bir ağrı oluşur. 
  • Kulakta çınlama yine dış kulak yolu enfeksiyonu sorununda çok etkili bir şekilde meydana gelmektedir. 
  • Dış kulak yolu enfeksiyonu sorunu olan insanlarda iç kulak enfeksiyonu kadar olmasa bile kulakta akıntılar meydana gelmektedir. 
  • Son olarak belirtmek isterim ki dış kulak yolu enfeksiyonu bulunan insanlarda direk olarak şiddetli kulak kaşıntısı meydana gelir. Meydana gelen kaşıntının giderilmesi için kesinlikle kaşıma eylemi gerçekleştirilmemelidir. 
Dış kulak yolu enfeksiyonu için nasıl tanı konulur

Dış kulak yolu enfeksiyonlarında aslında çok ciddi tıbbi testlere gerek bulunmamaktadır. Çünkü bu hastalık kişilerde etkilerini ortaya çıkardığı zaman direk olarak dışarıdan bakıldığında görülebilmektedir. Bunun için doktorlar dış kulak yoluna ışıklı mercek ile bakarak herhangi bir enfeksiyon olup olmadığına bakabilirsiniz. 

Tedavisi nasıldır

Dış kulak yolu enfeksiyonlarının oluşması durumunda direk olarak kulak damlalarıyla bu sorunların giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle direk olarak doktorlar hasta için dış kulak yolu enfeksiyonu sorununun ortadan kalkması için tıbbi kulak damlaları kullanılmaktadır. Bunun için kulak burun boğaz uzmanına gitmeniz sizler için yeter olacaktır. 
]]>
Bebeklerde Göz Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-goz-enfeksiyonu.html Sun, 30 Sep 2018 06:39:01 +0000 Bebeklerde göz enfeksiyonu, oldukça sık rastlanılan bir durumdur. Doğum esnasında doğum kanalından çocuğun gözlerine bakteri veya virüs bulaşabilir. Bulaşan mikrop bebeğin gözlerinde çapaklanmaya neden olur. Bebeklerde, Bebeklerde göz enfeksiyonu, oldukça sık rastlanılan bir durumdur. Doğum esnasında doğum kanalından çocuğun gözlerine bakteri veya virüs bulaşabilir. Bulaşan mikrop bebeğin gözlerinde çapaklanmaya neden olur. Bebeklerde, doğumdan hemen sonra her bebek göz kontrolünden geçirilmelidir. Ayrıca bebeklikten itibaren çocukların her yaşta görme yeteneği kontrol edilmelidir.

Bebeklerde göz enfeksiyonu oluşumu gözlerde ışığa karşı hassasiyet oluşmasına, gözlerde sulanma belirtilerine, gözde çapaklanmaya, gözde kızarıklık oluşumuna, gözlerde kaşıntı, gözlerde batma ve gözlerde şişlik gibi oluşumlar göz enfeksiyonları belirtileridir. Bu belirtilerden bir tanesi görüldüğünde en kısa zamanda doktora başvurmanız gerekir.

Bebeklerde göz enfeksiyonu sebepleri
  • Virüs ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar,
  • Göz yaşı oluşumunun az olmasından dolayı,
  • Alerjik rahatsızlığı olmasından dolayı,
  • Toz, duman veya tüy gibi yabancı cisimler göz enfeksiyonlarına neden olmaktadır.
Bebeklerde göz enfeksiyonunda bebeğinizin gözlerini sürekli temiz tutmanız gerekmektedir. Çapaklanan ve kızaran gözler saf su ile bir pamuk yardımı ile temizlenmelidir. Oluşmuş çapakların, kabukların gözde tutulmaması bu rahatsızlıkta çok önemlidir. Bebeğinizin gözlerini elleri ile kaşımasına izin vermemeniz gerekmektedir. Elleri ile sürekli ovalaması gözlerin tahriş olmasına, kızarıklıkların ve çapaklanmanın daha çok artmasına neden olacaktır.

Bebeklerde göz enfeksiyonu tedavisi

Bebeklerde doğumdaki enfeksiyonları engellemek için çocuk doğduğunda gözüne antibiyotik damlatılır. Doğum kanalından bulaşan bakteri ve virüsler sonucu oluşan enfeksiyonlar 1. haftaya kadar devam edebilir. Doğumda göze damlatılan antibiyotiğe rağmen gözde çapak oluşmuşsa antibiyotik tedavisi devam ettirilir.

Bebeklerde göz enfeksiyonunun bakteriden mi yoksa viral bir sebepten dolayı kaynaklandığının tespiti çok önemlidir. Eğer bakteriden kaynaklanıyorsa çocuk doktorunuz tarafından verilen antibiyotikli damla veya merhemleri düzenli olarak kullanmanız bebeğinizin rahatlamasına sebep olacaktır. Enfeksiyonun erkenden tedavi edilmesi gerekmektedir. Görme merkezine yerleşebileceğinden büyük görme kayıplarına neden olmaktadır.

Eğer bebeklerde göz enfeksiyonu alerjik olarak kendini göstermiş ise göz damlaları ile gözde meydana gelen kızarıklık ve kaşıntı giderilebilir. Bu aşamada gözyaşı serumları ile gözler temizlenmelidir. Viral enfeksiyonlar durumunda antibiyotikli damlalar kullanılmasına gerek olmayıp bebeğinizin gözleri sadece temizlenerek şikayetin azalması sağlanabilir. Zamanla kendiliğinden kızarıklık, şişlik ve kaşıntı geçecektir. Ayrıca göz enfeksiyonundan korunmanın en önemli yolu hijyene büyük ölçüde dikkat etmeniz gerekmektedir. Alerjiye neden olan ortamlardan uzak durulmasında da fayda vardır. Tüylü ortamlar, halıların çıkarttığı tozlar, deterjan veya parfümlerden uzak durulmalıdır. Bebeğin giydiği kıyafetlerin yapıldığı ürünlere kadar dikkat etmeniz gerekir. Eğer alerjik duruma dikkat etmediğiniz takdirde gözlerde enfeksiyon sürekli tekrarlayacaktır. Göz enfeksiyonunun devam etmesi göz rahatsızlığını daha ileri bir boyuta taşıyacaktır.

Bebeklerde göz enfeksiyonu oldukça önemli olup, tedaviye geç kalınmadan mutlaka uzman bir doktora başvurmanız ve tedaviye acil olarak başlamanız gerekir. Tedaviye geç kalındığı takdirde cerrahi müdahale gerekebilir.
]]>
Ameliyat Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/ameliyat-enfeksiyonu.html Sun, 30 Sep 2018 13:12:03 +0000 Ameliyat enfeksiyonu, yakın zamanda geçirilen bir cerrahi girişim sonrasında ortaya çıkan yakınmalarla seyreder. Ameliyat vücutta az ya da çok olumsuz etkilere neden olan enfeksiyona sebep olabilir. Ameliyatlar sonrasında ortaya çı Ameliyat enfeksiyonu, yakın zamanda geçirilen bir cerrahi girişim sonrasında ortaya çıkan yakınmalarla seyreder. Ameliyat vücutta az ya da çok olumsuz etkilere neden olan enfeksiyona sebep olabilir. Ameliyatlar sonrasında ortaya çıkan çeşitli enfeksiyonlar vardır. Bunlar ilerlemeden tespit edilmeli ve tedavi edilmelidir. Ameliyat hastalığın derecesine, tedavi yoluna ve ilaç ile diğer tedavilerden sonuç alınmadığı zaman uygulanan bir tedavi yöntemidir. Ancak bazı hallerde ameliyat enfeksiyonu sorunuyla karşılaşılabilir. Günümüzde ilerleyen tıbbi teknikler ve uzman cerrahlar sayesinde enfeksiyon riski mümkün olduğu kadar azaltılmıştır. Buna rağmen enfeksiyonlar için her zaman önlem alınmalı ve erken aşamada tespit edilmesi sağlanmalıdır.

Ameliyat enfeksiyonu nasıl belli olur

Ameliyat edilen hastaların özenle kontrol edilmelerine rağmen, ameliyat sonrasında çeşitli komplikasyonlar görülebilir. Enfeksiyonlar genellikle ciltte renk değişimi, iltihap, bölgede şişlik, ağrı, genel halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterir. Ameliyattan sonraki bakım, hastaların ameliyattan sağladığı faydanın kontrolü ve ameliyat enfeksiyonu oluşumunun takibi için yapılır. Bu koruyucu tedbirlere rağmen, hastalarda bazen ameliyat enfeksiyonu meydana gelebilir. Enfeksiyon genellikle ameliyattan sonraki birkaç saat içinde bazı tepkiler verir. Ancak hastalar bunları ameliyatın tepkileri olarak ta algılayabilir. Bu yüzden hastaların enfeksiyon oluşumu açısından doğru aydınlatılması, en küçük bir belirtinin bile atlanmaması gerekir. Bu enfeksiyonun istenmeyen sonuçlara gitmesine engel olur. Her türlü olumsuzlukta doktora danışılması bile koruyucu bir tedbirdir. Enfeksiyonun erken teşhis edilmesi, hastaları başka rahatsızlıklardan korur.

En fazla görülen ameliyat enfeksiyonu belirtileri türleri

Yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı: Ameliyat enfeksiyonu türleri arasında en fazla görüleni budur. Ameliyat bölgesinde ağrı ya da diğer rahatsızlık verici belirtilerin olması normal kabul edilir. Ancak bunların şiddetli hale gelmesi enfeksiyon varlığını işaret edebilir. Bu yüzden şiddetli vücut ya da baş ağrısı etkisi oluyorsa, hastaların hemen doktoruna bilgi vermesi gerekir.

Kızarıklık ve şişkinlik: Ameliyat bölgesinde sertlik, kızarıklık ve şişkinlik gibi etkiler varsa, ameliyat enfeksiyonu kapmış olabilirsiniz. Bunlar enfeksiyon açısından ciddi belirtiler arasındadır.

Bölgede irin ve drenaj: Bunlar ciddi bir enfeksiyonun işaretleridir. Ameliyatın kesi yerinde enfeksiyon olursa, irin gelebilir. Bu sarı yeşilimsi bir sıvıdır. Bazen kanlı irin gelebilir. Bu durumda hastaların hemen doktora gitmeleri önerilir. Bu oldukça ciddi sonuçlar doğurabilecek bir enfeksiyondur.

Ateş: Bazı hastalarda ameliyattan sonra hafif ateş ortaya çıkabilir. Fakat ateşin 38,3 dereceden fazla olması halinde enfeksiyon bakımından değerlendirme yapılmalıdır. Bazı hastalarda ateşle birlikte halsizlik, vücut ağrısı da görülebilir.

Kesi yerinde sıcaklık: Ameliyat kesi bölgesinde sıcaklık hissi oluyorsa, bu sorunda enfeksiyona işaret edebilir. Vücudunuz ameliyat enfeksiyonu ile savaş halinde olabilir. Bu nedenle ihmal etmeden hemen doktorunuza başvurmalısınız.

Diğer ameliyat enfeksiyonu belirtileri
  • Kabızlık ve ishal
  • Kusma (Kanlı ve kansız olabilir)
  • İdrarda ve dışkıda renk değişimi
  • İştahsızlık
  • Çeşitli solunum problemleri
Ameliyat enfeksiyonu genellikle yapılan cerrahi girişimin türüne bağlı ortaya çıkabilir. Bu tür enfeksiyonların önlenmesi amacıyla çeşitli yollar bulunmaktadır. Bu açıdan özellikle hastaların ameliyat sonrası kullanmaları için önerilen antibiyotikli ilaçlarını düzenli almaları önemlidir. Ameliyatın hijyen kurallarına uygun ameliyathanelerde yapılmış olması, cerrahın bu konuda uzman olması enfeksiyon gelişimi ris]]> Kanserde Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/kanserde-enfeksiyon.html Sun, 30 Sep 2018 23:51:13 +0000 Kanserde Enfeksiyon, Kanserli hastalarda sıkça karşılaşılan problemlerden biri enfeksiyondur. Ateş ve ölüm olaylarının %20'si kansere ekli olarak gelişir. Hematolojik malinitilerde kansere neden olan kötü huylu tümörler, ölü Kanserde Enfeksiyon, Kanserli hastalarda sıkça karşılaşılan problemlerden biri enfeksiyondur. Ateş ve ölüm olaylarının %20'si kansere ekli olarak gelişir. Hematolojik malinitilerde kansere neden olan kötü huylu tümörler, ölümlerin % 70-75'i tümörle alakalı diğer tümörlerde ise ölümlerin yüzde 50'si enfeksiyondan dolayı. Tümör tedavisinde kullanılan kortikositoroid ismindeki kortizona benzeyen ilaçlar radyoterapi ve kemik iliği transplantasyonu gibi uygulamalarda duyarlılığını artırır. Kanser, farklı enfenksiyonlarada yer hazırlar. Kanserde önemli etkisi olan nötropeni bedeni enfeksiyona karşı koruyan bir beyaz kan hücresi çeşidi olan nötrofil sayısının çok az olmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Hastalıklı, nötrofil sayısının 500 milimetreküpe inmesiyle görülmeye başlar. Bedendeki nötrofil sayısı 500-1000 milimetreküpün arasında olanlar enfeksiyon adayı, 100'ün altında olanlar kişiler ise risk grubundadır. Nötropeninin gücü ve süresi kemoterapi ilaçlarının kullanım zamanı ve dozajına bağlıdır. Normal olarak nötrofil sayısı 500 milimetreküp olan kanserli bir hastada, beden sıcaklığının 38 dereceyekadar yükselmesi bir saatten uzun zaman sürmesi nötropenik ateş olarak bilinir. Hücresel ve bağışıklık sistemindeki davranışın bozukluğu, hareketsizlik, beslenme bozukluğu ve organ fonksiyonlarındaki bozukluklar enfeksiyon riskini artırır. Hastanede uzun zaman kalanlarda risk iki kat daha fazladır. En yüksek tehlike enfeksiyondan ötürü kemoterapinin kesilmesi veya zamanının uzatılmasıdır. Kanser tedavisi sırasında uygulanan kemoterapi sebebi ile oluşan nötropeni de bakterilerin çoğalmasına sebep olur. Nötropeni riski hasta ve kullanılan tedavi hareketi ile ilgilidir. 65 yaşın üstünde olan kişilerde, serum ve kemoterapi doz çokluğu riski etkileyen parametrelerdir. Eğer 65 yaşın üzerindeki hastalarda nötropeni oluşumu var ise ve tekrar ediyorsa, hastalarda ilaç dozu ayarlaması tekrar yapılmalıdır. Nötropeniden şüphelenildiğinde hastanın yaşantısı iyice dinlenmeli ve  muayenesi ona göre yapılmalıdır. Hastanın olan kişinin rutin kan değerleri düzenli bir şekilde izlenmelidir. Kan kültürü, ateşin olduğu zamanlarda belirli aralıklarla tekrarlanmalı, bir günde en az iki kez yapılmalıdır.

Kanserde Enfeksiyon Tanısı: Hastalık tanısı konurken mantar enfeksiyonu da düşünülmelidir. devamlı aynı kateterden hastalara takılan sonda, port gibi kültür alınmalıdır. Balgam alınmalı, mikroskopik bir yöntemle incelenmeli, kültür testi yapılmalıdır. Boğaz akıntısı ve burun akıntısı örnekleri de enfeksiyon için önemlidir. Deri ve mukozadan da kültür alınabilir ama çok güvenilemez. İdrar kültürü de alınmalı, aynı zamanda omurga içinde bulunan sıvı da incelenmelidir. Nedeni ise bu sıvının, beyin içindeki sıvıyla birleşmesidir. Radyolojik teste akciğer grafisi çekilmeli batın ultrasonografisi ve karın içi patolojileri apse etkisi gösterdiğinden ötürü bakılmalıdır. Görülür ise bilgisayarlı tomografi çekilmeli, yalnız kalp zarı iltihabı şüphesi var ise ekokardiyografi yaptırılmalıdır. Nötropenik ateşin, tersi ispat edilene kadar sebebi enfeksiyon olarak bilinir. Bakteriyel enfeksiyon riski eğer uzun zaman alır ise, mantar enfeksiyonu riski de çoğalır.

Kanserde Enfeksiyon Tedavisi: Çoğu zaman ateş dışında başka bir fiziki tedavi bulgusu olmayabilir, fakat akciğer lezyonu olanlarda nefes almakta zorluk, öksürük, balgam ve hatta kanlı balgam da olabilir. Böyle zamanlarda kültür sonuçları beklenmeden, koruyucu olarak antibiyotik tedavisine hemen başlanabilir. Antimikrobiyal tedavi süresince en iyi faktör nötrofil sayısının düşürülmesidir. Hastalarda antibiyotik uygulama zamanı nötropeni düzelene girene kadar devam etmelidir.Hekimlerin nötropeni düzeyini takip etmelerinde yarar var.  
]]>
Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cocuklarda-kulak-enfeksiyonu.html Mon, 01 Oct 2018 02:12:14 +0000 Çocuklarda kulak enfeksiyonu; genellikle bakterilerin neden olduğu bir orta kulak iltihabıdır. Çocuklardaki kulak enfeksiyonları burun ve genizdeki iltihapların östaki borusuyla orta kulağa kadar ulaşması ile meydana gelir. Orta kul Çocuklarda kulak enfeksiyonu; genellikle bakterilerin neden olduğu bir orta kulak iltihabıdır. Çocuklardaki kulak enfeksiyonları burun ve genizdeki iltihapların östaki borusuyla orta kulağa kadar ulaşması ile meydana gelir. Orta kulak iltihapları genellikle nezle,  grip, sinüzit gibi hastalıklardan sonra ortaya çıkar. Çocuklardaki kulak enfeksiyonun en önemi belirtisi kulak ağrısıdır.  Çocuklarda kulak enfeksiyonu kulak zarını şişirip germesine bağlıdır. 

Çocuklarda kulak enfeksiyonunun belirtileri;  çocuklarda kulak enfeksiyonu oluşmuş ise çocuk sürekli huzursuzluk yaşar, uyku düzeni bozulur, ateş meydana gelir, kulaklarından sıvı  akıntısı gelir, işitmede zorluklar yaşanır. 
Çocuklardaki kulak enfeksiyonuna bakteriler eden olduğu için çocukların soğuk algınlığı,  boğaz ağrısı veya diğer üst solunum yolu enfeksiyonları sonucunda da meydana gelir. 
Çocuklardaki kulak enfeksiyonunu hafife almamak gerekir. Çünkü kulaktaki bu enfeksiyonun zamanında teşhisi ve tedavisi yapılmaz ise ciddi sorunlara sebep olmaktadır.

Çocuklarda kulak enfeksiyonunun tedavisi;  daha çok bebek ve çocuklarda görülen bu hastalık ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi, orta kulaktaki  iltihabın doğal yolla temizlenmesini sağlamaktır. Burun açıcı spreyler, antibiyotikler, ağrı kesiciler çocuklardaki kulak enfeksiyonunun iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Genellikle yüksek ateş ve huzursuzluk ile kendini belli eden bu hastalık bebek ise uzman bir çocuk doktoruna çocuk ise uzman bir kulak burun boğaz uzmanına muayene olunmalıdır. Doktorunuzun uygulayacağı tedaviye uyulmalı ve tedavi aksatılmamalıdır. Aksi durumda çocukta geri dönüşümü mümkün olmayan duyma problemlerine yol açabilmektedir. 
]]>
Enfeksiyon Hastalıkları https://www.enfeksiyon.gen.tr/enfeksiyon-hastaliklari.html Tue, 02 Oct 2018 00:28:00 +0000 Enfeksiyon Hastalıkları, Gündelik yaşam içerisinde çeşitli birçok sebeplerden dolayı hasta olunduğu zaman genelde enfeksiyon terimi kullanılır. Enfeksiyon hastalıkları tıp alanında veya mikropların insan vücuda girmesi so Enfeksiyon Hastalıkları, Gündelik yaşam içerisinde çeşitli birçok sebeplerden dolayı hasta olunduğu zaman genelde enfeksiyon terimi kullanılır. Enfeksiyon hastalıkları tıp alanında veya mikropların insan vücuda girmesi sonucunda oluşan hastalıklarına genel adına verilen ad olmak ile beraber bu tip hastalıklar çok daha değişik adlarda da kullanılır. Bu kullanılan adlar ise intaniye, enfeksiyöz, infeksiyon ve bulaşım gibi farklı isimler ile anılır. Çok daha değişik adlarla da anılmakta olan enfeksiyon hastalıklarına yol açan parazit veya mikroplar insan vücuduna çeşitli birçok değişik yollardan girer. Enfeksiyon hastalıkları özellik açısından bulaşıcı özellikler gösterir. Bu hastalığın yayılma durumu kişiden kişiye göre farklılık gösterir. Bu duruma ise kişinin hastalıklara karşı olan direnci oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu çeşit hastalıklara mikro düzeyindeki varlıklar sebep olmaktadır. Bu çeşitte bazı hastalıklar oldukça ciddi sağlık problemlerine de neden olur. Bu sebepten dolayı enfeksiyon hastalıkları çok ciddiye alınmalıdır. Bakteri, mantar, virüs yada rikesia gibi çeşitler vücut içine girer ve enfeksiyon hastalıkların oluşmasına sebep olur. Eğer erken vakitte tedbir alınmaz ise bu hastalıklar gelişir. Enfeksiyon hastalıklarının bir diğer ismi bulaşıcı hastalıklardır. Bulaşıcı hastalıklar isminden de anlaşıldığı üzere insanlara farklı yollardan bulaşır ve kişiyi hasta eder. Bu bulaşma durumu insandan insana olduğu gibi hayvanlardan da insanlara bulaşabilir. Toplumda çok bilinmemesine rağmen kişilere hastalık topraktan da geçer. Bu durum ise halk arasında bilinmez bu konuda herhangi bir bilgide yoktur. 

Ancak topraktan insana hastalık bulaşma ihtimali oldukça azdır. Hastalığı insana buluşamasın da genellikle belli başlı noktalar vardır. Bu noktalardan en bilineni ise ağızdan çıkan damlaların ortamda bulunan kişiler tarafından solunmasıdır. Bu durum ise hastalığın bulaşmasında en yaygın bir şekilde görülen durumdur. Bunun haricinde öksürmek, konuşmak, hapşırmak veya aksırmak gibi bazı durumlarda hastalığa yol açar. Ayrıca mikro canlılarda ortamda bulunan insanlara bulaşır. Deri teması yolu bile dahil kişiye hastalık bulaşır. Deri teması yolu ile bulaşma riski taşıyan hastalıklarda bu tip kişilerin eşyalarının kesinlikle steril edilmesi gerekir. Bazı enfeksiyon hastalıkları hasta kişinin kullanmış olduğu yatak eşyalarından tutunda kıyafetlerinden dahi hastalık bulaşır. Hastalığı deri yolu ile bile bulaşma ihtimali taşıyan kişiler etrafına hastalık bulaşmaması için mutlaka doktora gitmeli ve bu konuda çok dikkatli olunması gerekir. 

Yaşadığımız toplum oldukça kalabalık olduğundan dolayı hastalığın insanlara bulaşma riski de o kadar büyüktür. Bunun haricinde ise kişiler arasında içecek veya yiyecek paylaşımı da bu tip hastalıkların kişiye bulaşmasına yol açan bir diğer durumdur. Bulaşıcı olan hastalıkların kişiye bulaşması genellikle şu şekilde olur; bazı bulaşıcı olan hastalıkların tarihsel süreçte engellenememiş ve gerçekleştiği dönemde yüz binlerce kişinin ölümüne yol açmıştır. Bu duruma verilebilecek en iyi örnek ise sıtma hastalığıdır. Sıtma hastalığı hayvanlardan insanlara geçen bulaşıcı hastalıktır. Tarih boyunca birçok ölümcül sıtma olayları olmuş ve uzun yıllar boyunca bir türlü çözüm bulunamadığından dolayı yüz binlerce kişinin hayatını kaybetmesine sebep olur. Bu hastalığa yol açan mikrobu, anofel ismi verilen bir sivrisinek çeşidi insanlara sıtma hastalığını bulaştırır. Bakıldığında dünyada insanların ölümüne en çok yol açan hayvan çeşidi sivri sinektir. Bu durum çok uzun süren araştırmalar ile de istatistiksel veriler doğrultusunda kanıtlanmıştır. Bütün bunların haricinde enfeksiyon hastalıklarına yol açan durumlar içinde hijyenik olmayan içecek veya yiyecek kaynakları bulunur. Bu tip hastalıklara verilecek en iyi örnekler ise; dizanteri, tifo ve kolera gibi oldukça tehlikeli olan hastalıklardır. Bu hastalıkların sonu ölümcül olur. Enfeksiyon hastalıklarına karşı, bilgili olmak sağlık bakımından oldukça önemlidir. 

]]>
Hamilelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/hamilelikte-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Tue, 02 Oct 2018 04:32:37 +0000 Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu, 100 bayandan 10'da görülmektedir. Gebelikte kadının fiziksel ve hormonsal değişiklik olduğunda idrar yolu enfeksiyon riskini artırmaktadır. Gebeliğin ilk aylarında progesteron ho
Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu100 bayandan 10'da görülmektedir. Gebelikte kadının fiziksel ve hormonsal değişiklik olduğunda idrar yolu enfeksiyon riskini artırmaktadır. Gebeliğin ilk aylarında progesteron hormonunun artması ile gebeliğin son aylarında ise karnın büyümesi rahime baskı yapmasıyla idrar kesesinde genişleme yapmaktadır. Bu genişleme ile idrar kesesinde idrarın bir kısmı kesede kalmaktadır. Kesede kalan idrar da bakteri ve enfeksiyonun çoğalmasına yol açmaktadır. 

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu belirtileri nelerdir
  • Bulantı ve kusma
  • Ateş
  • İdrar yaparken yanma ve sızlama
  •  idrarın bulanık olması
  • İdrarda kan gelmesi
  • İdrarın gelme hissi
  • Gece çok idrara çıkma
  • Karın ve kasık ağrısı
  • Sık sık idrara çıkma
  • Üşüme
Neden hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu daha çok olmaktadır 

Hamilelikte idrarda şeker yani glukoz daha çok bulunmaktadır. Bu normal bir durum olmasına rağmen enfeksiyonun üremesini çoğalmaktadır. Bununla birlikte birde hamilelikte idrarın yoğunluğu artmaktadır. Buna birde östrojen ve progesteron hormonu da eklendiği takdirde idrar yollarının savunma mekanizması düşmektedir. Bakterilerle savunmayan mekanizma idrar yolu enfeksiyonunu meydana getirmektedir. Bebeğin büyümesi ile rahme baskısından dolayı idrarın bir kısmının gelmemesine yol açmaktadır. 

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu nasıl tedavi edilir

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu idrar testi veya idrar kültürü ile tespit edilmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu tespit edilen hamilelerde  alınacak haftalık antibiyotik tedavisi enfeksiyonu azaltacaktır. Tedavi sonrası tekrar idrar testi ve kültür vermek gerekir. Tedavi sonrasında enfeksiyonun bitip bitmediği kontrol edilmelidir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu tekrarlama olasılığı çok yüksektir.

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu önlemek için neler yapılmalı
  • İç çamaşırlarını pamuklu kumaş seçmeliyiz. 
  • Günde en az 8 bardak su içmeliyiz.
  • İdrarımızı çok fazla sıkıştırmamalıyız.
  • Genital bölgenin temizliği iyice yapılmalıdır. Islak bırakılmamalıdır.
  • Günlük ped kullanılmalıdır. 
  • İç çamaşırı yüksek derecede yıkanmalı ve buharlı ütü ile ütülemek gerekmektedir. 
  • Şeker içeren içecekler içilmemelidir.
]]> Göz Kapağı Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/goz-kapagi-enfeksiyonu.html Tue, 02 Oct 2018 18:41:55 +0000 Göz Kapağı Enfeksiyonu, başka bir adıyla göz kapağı iltihaplanmasına denir. Genel olarak kirpiklerin kıl köklerinin bulunduğu bölgelerde görülür. Kirpik köklerinin yakın bölgelerinde ufak yağ bezleri görevlerini yapma yet Göz Kapağı Enfeksiyonu, başka bir adıyla göz kapağı iltihaplanmasına denir. Genel olarak kirpiklerin kıl köklerinin bulunduğu bölgelerde görülür. Kirpik köklerinin yakın bölgelerinde ufak yağ bezleri görevlerini yapma yeteneğini kaybetme durumunda meydana gelir. Bu durum iltihaplı, kızarık, kaşıntılı ve tahriş olan göz kapağına sebebiyet verir. Bu gibi rahatsızlıklar göz kapağı enfeksiyonuna sebep olur. Çoğu zamanda tedavi olabilmesi güç kronik bir duruma haline gelmiş olur. Bu durum genellikle görsel açıdan hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarabilir ve rahatsızlık verebilir ama kesinlikle gözde kalıcı bir hasar oluşturmaz. 

Göz kapağı enfeksiyonunun en yaygın çeşitlerinden bir kaçı blefarit, arpacık ve göz kapağı sarkmasının birbirinden farklı belirtilerinin olduğunu bilmek tedavisi için oldukça önemlidir. Göz kapağı enfeksiyonu genellikle gözün çevresinde cilt üzerinde bakteriler toplandığında oluşur. Göz kapağı enfeksiyonunun en belirgin iki belirtisi iltihap ve kızarıklıktır. Göz kapağı ve gözün kurumasını önlemek ve gerektiği gibi ıslaklığını sağlamak önemlidir. Aynı zamanda göz yaşlarının çıkış yerinin doğru çalışması için gözüne özel ve uygun bir yağ salgılanmasını sağlayarak durumu kolaylaştırır. Bu yüzden bütün yaştaki herkesin göz kapağı enfeksiyon riskini önlemek ve korunur hale getirmek için büyük önem taşımaktadır.

Göz Kapağı Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir
  •  Göz kapağı enfeksiyonunda birliklerde kaşınma meydana gelir
  • Gözlerde sulanma görülebilir.
  • Gözlerde kızarma meydana gelir.
  • Gözlerde yanma hissi
  • Yağlı görünen göz kapakları
  • Göz kapaklarındaki kaşıntı
  • Göz kapaklarının şişmesi ve kırmızılaşması
  • Kirpik aralarında oluşan kabuklanma 
  • Göz kapaklarının birbirlerine yapışması
  • Normale göre daha fazla göz kırpma 
  • Işığa karşı hassasiyet artışı
  • Anormal bir şekilde ve yanlış yöne doğru yönelmiş kirpikler
  • Birliklerin dökülmesi
  • Uyandıktan sonra kabuklu kirpikler
Göz kapağı enfeksiyonu Tedavisi
  • Göz kapağı enfeksiyonunun önlenmesi için sıcak bir bez ile göz kapaklarının temizlenmesi belirtilerin azalmasında yardım edecektir. 
  • Öz bakım önlemleri göz kapağı enfeksiyonunun azalmasına çoğu zaman faydalı olmuştur.
  • Göz kapaklarına doğrudan damlatılan içeriğinde antibiyotik içeren damlalar bakteriyel odaklı enfeksiyonlar için etkili olur. Antibiyotikler hastalığın durumuna göre krem, merhem ya da hap şeklinde uygulanır.
  • Steroid bulunan göz damlaları ya da merhemler göz kapaklarında ortaya çıkan enfeksiyonların ve iltihaplanmaların kontrol altına alınmasında etkili olmaktadır. 
  • Göz kapağı enfeksiyonunda başka bir tedavi yöntemi ise eczanelerde kolaylıkla bulabileceğiniz suni göz yaşı damlaları gözlerde kuruluk hissini ve belirtilerini gidermeye yardımcı olur.
  • Göz kapağı enfeksiyonu seboreit dermatit rozasea ya da diğer hastalıkların neden olduğu blefarit durumları, altında yatan hastalığın tedavi edilmesi ile kontrol altında tutulur. 
  • Blefarit çok nadir tamamen kaybolur. Hatta başarılı bir tedavi süreci sonunda tekrar nüksetme olasılığı çok düşüktür.
]]>
Gözde Viral Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/gozde-viral-enfeksiyon.html Tue, 02 Oct 2018 20:59:20 +0000 Gözde viral enfeksiyon, sıklıkla  görülebilen bir durumdur. Göz bölgesi yapısı itibariyle hassas bir durumdadır. Gözü çevreleyen kirpikler ne kadar savunma yapmaya çalışsa da yinede zaman zaman gözde viral enfeksiyon o Gözde viral enfeksiyon, sıklıkla  görülebilen bir durumdur. Göz bölgesi yapısı itibariyle hassas bir durumdadır. Gözü çevreleyen kirpikler ne kadar savunma yapmaya çalışsa da yinede zaman zaman gözde viral enfeksiyon olabilmektedir. Yoğun iş temposu içerisinde koşturmaca halindeyiz ve genellikle toplu taşıma araçları kullanmak zorundayız. Bu araçlara bindiğimizde illaki bir yerlerden tutunmak zorundayız. Dokunduğumuz her yer mikrop yuvası değildir desek çok inandırıcı olmaz. Binlerce insanın seyahat ettiği bir ortamda grip olanı yada başka hastalıklar taşıyan kişiler araçlarda enfekte edecek virüsler bırakabilmektedir. İşte bizlerde ellerimizi bu bölgelere sürdükten sonra gözlerimize götürdüğümüzde hastalık kapma olasılığımız yükselmektedir. Peki viral enfeksiyon nedir Şimdi ona bakalım.

Viral enfeksiyon, türleri ve nedenleri

Viral enfeksiyon, virüslerin çeşitli tipleri tarafından meydana gelen hastalıkların genel adıdır. Bu enfeksiyon genel olarak al ve üst solunum yollarında görülmektedir. Grip, sinüzit, siğil, hepatit, zona vb. hastalıkların ortaya çıkma sebebidir. Bebeklerde ve yaşlılarda daha ağır seyreden bir tablo ortaya koyabilirler. Bu durum özellikle bahar aylarında gözde viral enfeksiyon olarak karşımıza çıkar. Gözde kızarma, kaşıntı ve iltihap olarak kendini gösterir. Gözde viral enfeksiyon gözün konjonktiva tabakasında ortaya çıkmaktadır. Epidemik keratokonjonktivit, gözde viral enfeksiyonun en fazla salgınlara yol açan türüdür. 

Bu hastalığa neden olan virüs, Adenovirüs tip 8 ve tip 19 olarak adlandırılmaktadır. Bulaşma genellikle elden ele, ortak gözlük kullanma, ortak havlu yada makyaj malzemesi kullanma şeklinde olmaktadır. Son dönemlerde yüzme havuzlarında da bulaşma artmaktadır. Nüfusun artması ile bu tip alanları kullanan insan sayısı da artmaktadır. Bu hastalık çocuklarda üst solunum rahatsızlığı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Şikayetler sulanma, batma, kızarıklık ve kulağın ön kısmında ağrı şeklinde görülmektedir. Bazen kornea tabakasına yayılıp görme kaybı meydana getirebilmektedir. Faringokonjonktival ateş, adonevirüs 3,4,7 tarafından meydana gelen türdür. Genellikle çocuklarda ve gençlerde görülmektedir. Genelde yüzme havuzlarından bulaşabilen bu tür nadiren görme kaybına neden olur. Gözde viral enfeksiyona neden olan bir diğer tür ise akut hemorajik konjonktivit olarak geçer. Picornavirüs’lerden olan enterovirus tip 70 tarafından ortaya çıkan hastalık gözde kanama yapar. Çok bulaşıcı bir türdür ve geniş salgınlara yol açabilir. Kornea tutulumu nadir olan bu virüs yine el-göz teması ile ortaya çıkar. 

Gözde viral enfeksiyonlardan korunabilmek mümkündür. El göz hijyenine çok dikkat edilmelidir, mümkün olduğunca kendi temizlik ürünlerimizi kullanmalıyız, hastalıktan şüphe duyduğunuz bireyler ile temastan kaçınınız ve hastalık belirtileri var ise en kısa zamanda göz doktoruna görünmelisiniz. 

Gözde Viral Enfeksiyon Tedavi

Tedavi için hastalık oluşumuna neden olan sebepler, yaş grubu, rahatsızlığın ne kadar süredir olduğu ve şiddeti önemlidir. Yapılacak muayene sonucunda tedaviye başlanacaktır. Zamanında ve doğru antibiyotik tedavisi ile normal hayata dönüş sağlanacaktır. Ayrıca göz damlaları da kullanılmaktadır. Göz çok hassastır ve buradaki rahatsızlıklar ihmale gelmez. 
]]>
Boğaz Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bogaz-yolu-enfeksiyonu.html Wed, 03 Oct 2018 04:54:10 +0000 Boğaz yolu enfeksiyonu, tıptaki adı "üst solunum yolu enfeksiyonu" olan boğaz yolu enfeksiyonu; halk arasında kullanılan anatomik bir tanıdır. Çünkü boğaz; vücudumuzun bir bölgesidir, tek başına bir organ değildir. Burun, sin Boğaz yolu enfeksiyonu, tıptaki adı "üst solunum yolu enfeksiyonu" olan boğaz yolu enfeksiyonu; halk arasında kullanılan anatomik bir tanıdır. Çünkü boğaz; vücudumuzun bir bölgesidir, tek başına bir organ değildir. Burun, sinüsler, soluk borusu gibi organların bulunduğu bu bölgenin, maruz kaldığı herhangi bir bakteri ve virüslerin sebep olduğu rahatsızlığa boğaz yolu enfeksiyonu, yani üst solunum yolu enfeksiyonu denir. Nezle ve grip, bu organlarda en sık karşılaşılan enfeksiyonlardandır. Daha çok çocukları etkisine alan bu hastalık, erişkinlerde de yılda en az 4 kez görülebilmektedir.

Genellikle 1 hafta gibi bir sürede atlatılabilinen boğaz yolu enfeksiyonunda çoğunlukla ilaç tedavisine ihtiyaç duyulmaz. Fakat kişiden kişiye bulaşabilen bu rahatsızlık, direnci düşük hastalar için tehlikeli olabilmektedir. Tedavi edilmeyen bazı boğaz yolu enfeksiyonları kan dolaşımına girer. Ayrıca belirtileri, farklı ciddi hastalıkların habercisi de olabileceğinden bir doktora başvurmakta yarar vardır.

Boğaz yolu enfeksiyonu Belirtileri:
Hemen hemen herkesin bildiği en belirgin belirtiler; boğaz bölgesinde (yutak) kızarıklık, şişlik ve iltihaptır. Kişi yutkunmakta zorlanır, yeme ve içme sırasında ağrı hisseder. Boğazda kuruluk, boğuk ve hırıltılı ses, bademciklerde şişme, boyun ve kulakta ağrı boğaz yolu enfeksiyonunun yaygın belirtileri arasındadır. Virüslerin neden olduğu ilerlemiş enfeksiyonlarda ise; öksürük, baş ağrısı, balgam, burun akıntısı, ateş, üşüme, halsizlik ve vücut kaslarında ağrı görülür. Fakat öksürük yokken ateşiniz var ve bademciklerinizde beyaz lekeler mevcutsa muhtemelen bakteri kaynaklı bir boğaz yolu enfeksiyonu söz konusudur.

Boğaz yolu enfeksiyonu nedenleri:
Çoğunlukla yüzlerce çeşiti olan, nezle ve soğuk algınlığı dediğimiz virüsler; boğaz yolu enfeksiyonuna neden olurlar. Bilhassa soğuk kış aylarında ortaya çıkarlar ve oldukça bulaşıcı olan bu virüsler; yakın temasla başka birine kolaylıkla geçebilirler. Kreş, okul ve bakım evi gibi kalabalık ortamlar boğaz yolu enfeksiyonunun bulaşma riskini artırır. Aynı zamanda hasta ile öpüşme, sarılma gibi direk temas yoluyla sağlam bir kişiye bile geçebilmektedir.

Boğaz yolu enfeksiyonu tedavisi:
Boğaz yolu enfeksiyonunda şikayetlerin boyutuna göre yatıştırıcı ve virüsleri öldürücü ilaç tedavisine başlanır. Doktorunuzun gerek duyduğu ölçüde antibiyotik ve ağrı kesicilere ek olarak evde de uygulayabileceğiniz doğal yöntemlerle, kısa bir sürede rahatsızlığınız hafifleyerek ortadan kalkacaktır. Ayrıca bol miktarda sıvı tüketmek ve yatak istirahati, bu süreçte oldukça önemlidir.
]]>
Penis Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/penis-enfeksiyonu.html Wed, 03 Oct 2018 09:53:09 +0000 Penis enfeksiyonu, çeşitli nedenlerden dolayı idrar yollarında oluşan iltihaplanma olarak tanımlanır. Penis enfeksiyonları sık sık rastlanan bir hastalık türüdür. Her yıl olarak milyonlarca insan bu hastalıktan şikayetçidir. Penis enfeksiyonu, çeşitli nedenlerden dolayı idrar yollarında oluşan iltihaplanma olarak tanımlanır. Penis enfeksiyonları sık sık rastlanan bir hastalık türüdür. Her yıl olarak milyonlarca insan bu hastalıktan şikayetçidir. Penis enfeksiyonların tedavisi mümkündür ve hastalığın şiddetine göre uzun yada kısa sürebilir

Penis enfeksiyonu nedenleri
  • Prostat hastalığın büyümesi (kadınlara göre erkeklerde fazla görülür)
  • Uzun süre idrarı tutup bunu sürekli alışkanlık haline getirmek
  • Böbrek taşların oluşu
  • İç çamaşırları kirli olması ve uzun süre değiştirmemek 
  • Cinsel ilişkide anal yollardan penisin maruz kaldığı bakteriler
Belirtileri
  • Terleme, halsizlik, ateşlenme gibi durumların ortaya çıkması
  • İdrarı yaparken, penisin içinde ağrıların oluşması
  • İdrar yollarında oluşan hastalıkların kasıklara vurması
  • Çok sıkışmasına rağmen idrarın fazla gelmesi, damla damla şeklinde gelmesi ve ağrıması
  • İdrarda kan görülmesi
  • İdrarı yaparken bulanık olması
  • İdrar olmamasına rağmen, idrara çıkma hissiyatının oluşması
Penis enfeksiyonu hastalığı nasıl oluşur

Hastalığa sebep olan en büyük etken ( koli basili) olarak adlandırdığımız ve boşaltım yollarında normal bir miktarda olan bakteri türleridir. Bu bakteriler muhtelif yollarla alt veya üst idrar yollarına ulaşır ve burada çoğalarak enfeksiyona sebep olurlar. Erkeklerde penis enfeksiyonlarının en büyük sebebi cinsel ilişkidir, özellikle yapılan (anal) ters ilişkilerdir. Her hangi bir sebep bağlı olmadan da penis enfeksiyonu oluşabilmekte yani doğal olarak anüsten veya penisten, penis kanallarından bakterilerin yerleşmesi şeklinde de olabilmektedir.

Penis enfeksiyonu tedavisi nasıl Yapılır

Penis enfeksiyonu tedavisi genellikle antibiyotik ilaçlarla kullanılır çünkü bu hastalık bir iltihabi hastalıktır. Penis enfeksiyonu hastalığı şikayetiyle hekime başvuranlar için ilk yapılacak şey idrar testidir. Bu test ile hastalığa sebep olan bakterinin türlerinin belirlenmesidir. Bakterinin belirlenmesi çok önem arz etmektedir. Aksi taktirde ne tür antibiyotikle tedaviye başlanacağı doğru şekilde tespit etmek zorlaşır. İkinci aşamada ise hastalığın nerede olduğunun ve ne şekilde yayıldığı tespitidir. 

  • Eğer penis enfeksiyon alt idrar yollarında ise bu bakterinin türüne göre ve enfeksiyonun derecesine göre antibiyotik tedavisi uygulamaktadır ve hastanın bol miktarda sıvı alması tavsiye edilmelidir. Bol sıvı maddelerin alınması ile penis enfeksiyona neden olan bakterilerin bol idrar yapma ile atılması sağlanmış olur. 
  • Eğer penis enfeksiyon üst idrar yollarında ise sadece normal olarak antibiyotik tedavisi de yetmeyebilir. Penis enfeksiyonu hastanın hastaneye yatırılması damardan antibiyotik vermesi gerekebilir.
]]>
İdrar Yolu Enfeksiyonu Nasıl Geçer https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-nasil-gecer.html Wed, 03 Oct 2018 21:41:52 +0000 İdrar yolu enfeksiyonu nasıl geçer, üretra, böbrek, mesane gibi bölümlerden oluşan idrar yolu sisteminin herhangi bir yerinde enfeksiyon ortaya çıkabilir. Ancak daha çok mesane ve üretrada oluşur. Erkeklere nazaran kadınlard İdrar yolu enfeksiyonu nasıl geçer, üretra, böbrek, mesane gibi bölümlerden oluşan idrar yolu sisteminin herhangi bir yerinde enfeksiyon ortaya çıkabilir. Ancak daha çok mesane ve üretrada oluşur. Erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla rastlanan idrar yolu enfeksiyonu, ağrılı ve rahatsız edici bir sağlık sorunudur. Enfeksiyon belli bir alanda başlayarak böbreğe doğru ilerler. Böbreğe ulaştığında çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Genellikle antibiyotik tedavisiyle kontrol altına alınan idrar yolu enfeksiyonuna yakalanmamak adına bazı önlemler alınmalıdır. İdrar yolu enfeksiyonu, pelvik ağrı, idrar yaparken yanma, idrar yaparken zorlanma, kesik kesik idrar yapma, idrar renginde değişiklik, idrarda koku, idrar da kan gibi belirtilere neden olabilir. İdrar yolu enfeksiyonu bakteriler nedeniyle ortaya çıkar. Üretra yardımıyla üriner sisteme ilerleyerek bakteriler mesanede çoğalarak enfeksiyona yol açar.

İdrar yolu enfeksiyonu nasıl geçer

İdrar yolu enfeksiyonu için doktora başvurulduğunda doktor genelde antibiyotik reçete eder. İdrar yolu enfeksiyonu doktorun önermiş olduğu ilaçlar düzenli kullanıldığında tedavi edilebilir. Bunların yanı sıra bazı bitkisel yöntemlerden yardım alındığında tedavi süreci hızlanabilir ve yaşanan belirtiler kısa sürede ortadan kaldırılabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu nasıl geçer

Oğul otu: İdrar yolu enfeksiyonuna karşı etkili bir bitki olan oğul otu, 1 su bardağı suyun içine eklenip birkaç dakika kaynatılır. Sabah ve akşam düzenli olarak 10-12 gün içildiğinde faydalı olur.

Limon: İdrar yolu enfeksiyonu için en kolay ve faydalı olan tedavi yöntemlerinden biri limondur. Limonun mikrop kırıcı etkisi bulunmaktadır. Özellikle kronikleşen idrar yolu enfeksiyonu için oldukça etkilidir.

Elma sirkesi: İdrar yolu enfeksiyonu için elma sirkesi kullanıldığında, elma sirkesi enfeksiyona yol açan bakterileri etkisiz hale getirebilir. Doğal bir antibiyotik etkisi yaratan elma sirkesi, 1 bardak suyun içine 1 çorba kaşığı eklenir. Üzerine birkaç damla limon suyu ve bal ilave edilir. Elde edilen karışımdan günde iki defa içilebilir.

Hint Bektaşi üzümü: Yine idrar yolunda bakterilerin çoğalmasını engelleyen hint Bektaşi üzümü, C vitamini bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bir bardak suyun içine bir miktar hint Bektaşi üzümü ve 1 çay kaşığı zerdeçal tozu eklenip, kaynatılır. Kaynayan karışım günde üç defa, 5 gün süreyle içilir.

Kızılcık suyu: Kızılcık suyu idrar yolu enfeksiyonuna sebep olan bakterileri önleyici etkiye sahiptir. Çok fazla olmasa da hafif antibiyotik etkisi de yarabilir. Gün içinde 1 çay bardağı kızılcık suyu içmek idrar yolu enfeksiyonunu geçirmek için faydalı olur. Böbrek problemi olan kişilerin kızılcık suyu içmemesi önerilir.

Kabartma tozu: Bir su bardağı suyun içine bir çay kaşığı kadar kabartma tozu ekleyerek içmek, idrar yolu enfeksiyonuna karşı faydalı olur.

Çay ağacı yağı: Üretra bölgesini yıkamak için bir miktar suyun içine 10 damla kadar çay ağacı yağı eklenerek, bölge bu suyala yıkanır. Bununla beraber eşit ölçülerde ardıç yağı ve sandal ağacı yağı da suya eklenebilir. İşlem 1 hafta boyunca düzenli tekrarlandığında enfeksiyona karşı iyi gelir.

Yaban Mersini: İdrar yolu enfeksiyonu için etkili bir bitki olan yaban mersini, idrar yolu enfeksiyonuna neden olan bakterileri temizleyici etkiye sahiptir. Beraberinde metabolizmayı kuvvetlendirici etkisi de vardır. Yemeklerde ya da kahvaltılarda tüketilerek yaban mersini faydalarından yararlanılabilir. Beraberinde idrar yolu enfeksiyonu için yaban mersini suyu da içilebilir.

Funda tohumu: 1 su bardağı kaynatılmış ve dinlendirilmiş suya 10 gram kadar funda tohumu eklenir. 10 dakika dinlendirildikten sonra gün içinde 2 defa içilir. Her içild]]> Kemik Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/kemik-enfeksiyonu.html Thu, 04 Oct 2018 08:46:58 +0000 Kemik enfeksiyonu, kemik enfeksiyonları deriden içeri giren bir mikrobun çoğu zaman kemik dokusu içine yayılması sonucu meydana gelmektedir. Ayrıca bakteriler kemikten kan yoluyla yolculuk ederek vücudun diğer bölgelerinde enfek Kemik enfeksiyonu, kemik enfeksiyonları deriden içeri giren bir mikrobun çoğu zaman kemik dokusu içine yayılması sonucu meydana gelmektedir. Ayrıca bakteriler kemikten kan yoluyla yolculuk ederek vücudun diğer bölgelerinde enfeksiyonlar bulaşmasına sebep olur. 

Kemik enfeksiyonların belirtileri 
Kemik enfeksiyonunda şüphe duyulması gereken belirtiler arasında enjekte olmuş kemik üzerinde sıcaklık, hassaslık, deride kızarıklık görülmesi, kemiğe yakın olan açık yaraların üzerinden iltihap, irin sıvısı vb. akması, hareket ederek veya destek alarak, kullanılan kemiğin kullanılmasında sorun yaşama oluşabilir. Kemik enfeksiyonu geçirmiş çocuklarda ise enerji eksikliği, sinirlilik ve ateş durumlarına yol açabilir.

Kemik enfeksiyonu tedavi metodları

Antibiyotikler: Yara olunmuş yerden alınacak kemik, kan veya sarı sıvı hangi antibiyotik ilaçları kullanılacağına yardımcı olur. Antibiyotikler, ekseriyette 4-6 hafta süreyle kullanılmaktadır. Antibiyotikler, çoğu zaman ilk olarak damar içinden verilir. Belirli bir zaman geçtikten sonra, antibiyotik tedavisi haplarla oral yolla sürdürülür.

Cerrahi müdahale: Kronik kemik enfeksiyonu çoğu zaman cerrahi müdahale gerekli olabilir. Bu müdahalede kemik çevresindeki enfeksiyonu açıp ve enfekte yaradaki ölü dokuları ya da kemiklerin ölü parçalarını kaldırılır. Bazı durumlarda, büyük olan kemik parçaları öldüğünde kemiğin yeniden inşa edilmesi gerekebilir.

Hiperbarik oksijen tedavisi: Eğer kronik kemik enfeksiyonu varsa ve diğer tedavilere yanıt vermeyip tür ise veya kemik enfeksiyonu omurgayı, kafatasını ve göğüs kemiklerini içine alıyorsa, hekimler hiperbarik oksijen tedavisi önerisinde bulunabilir. Bu tedavide ait saf, temiz oksijen odaları mevcut olup kullanılır. Vücudun içinde artan basınç altında bol miktarda oksijen alması sağlanır. Doku ve kanlara daha fazla oksijen gitmesini sağlar ve bu da enfeksiyonla mücadele sonucu daha hızlı iyileşmesine olanak sağlar tedavi 5 veya 6  hafta kadar sürebilmektedir.

Kemik enfeksiyon riskini azaltan etkenler

  • Eller sık sık yıkanması gerekir
  • Tüm aşılar zamanında ve geciktirmeyecek şekilde zamanında yaptırmak 
  • Sigara, alkol, içki vb. zarar veren ürünler kullanmamak
  • Sağlıklı yaşamak için beslenmeye dikkat edilmeli ve bu şekilde programlar çıkarılmalıdır.
]]>
Üriner Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/uriner-enfeksiyon.html Thu, 04 Oct 2018 18:25:37 +0000 Üriner Enfeksiyon, Özellikle kadınlarda sıkça görülen bir sorun olan üriner enfeksiyonu, çoğu zaman aşırı derecede ağrı ve bazı sıkıntılara yol açabilmektedir. Bazen kendiliğinden geçebildiği gibi, bazen d Üriner Enfeksiyon, Özellikle kadınlarda sıkça görülen bir sorun olan üriner enfeksiyonu, çoğu zaman aşırı derecede ağrı ve bazı sıkıntılara yol açabilmektedir. Bazen kendiliğinden geçebildiği gibi, bazen de doktorun vereceği reçete ile antibiyotik tedavisi yeterli olabilir. fazla olmasa da üriner enfeksiyonu çocuklarda da rastlanılan bir hastalıktır. Basit bir idrar tahlili ile anında tanı konulabilir. Bu tür hastalığa neden olan başlıca etken bakterilerdir.

Vücut tarafından normal olarak hemen atılabilen bakteriler, bazı hallerde vücudun savunma mekanizmasını bozarak enfeksiyon oluşumuna yol açabilir. Üriner denildiği zaman böbrekler, mesane, idrar kanalları, üretra aynı anda değerlendirilir. İdrarın vücutta oluşarak dışarı atılmasını sağlayacak bu bölgeler, alt ve üst idrar yolları diye 2 gruba ayrılır. Üriner enfeksiyonuna neden olan mikropların en bilini insan dışkısında olan E.coli mikrobudur. Mikrobun etki gösterdiği alana göre enfeksiyonun ismi değişim gösterebilir.

üriner enfeksiyonları alt ve üst solunum yollarına bağlı olarak 2 gruba ayrılır;

Alt Üriner Enfeksiyonları:

Fakat hastada sadece idrar yaparken yanma gibi şikayeti varsa sorun genel olarak üretraya ait olan bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum üretrik olarak isimlendirir ve bel soğukluğu en önemli sebebidir. Ayrıca cinsel beraberlikler esnasında bulaşabilen mikroorganizmalar sebep olmaktadır. Vajinal krem, ameliyat, sonda, kayganlaştırıcı türü faktörler enfeksiyona sebep olabilir.

Üst Ürüner Enfeksiyonları:

Tedavisi geç kalana alt üriner enfeksiyonları zaman içinde mesaneden yukarıya doğru çıkarak farklı bir alanlarda enfeksiyona sebebi olabilir. Enfeksiyonun böbreklere kadar ulaşması durumu daha çok ağırlaştırır. Bu çeşit tablolar ''pyelonefrit'' olarak tanımlanmıştır. Bu hasta gruplarının acil olarak  tedavi olması gerekmektedir. Çünkü çok daha ciddi boyutlara ulaşabilen bir hastalıktır. Yakınmaların boyutu oldukça şiddetlidir.

Üriner Enfeksiyonu Belirtileri:

  • İdrar miktarında değişim
  • Ateş
  • Titreme
  • İdrarda bulanıklık ve kan görülmesi
  • Sık sık idrar çıkma
  • Mide bulantısı
  • Bel Ağrısı
  • Birden bire başlayan kusma
  • Göbek altında ağrı

Üriner enfeksiyonunun nedenleri

Bakteriler: üriner enfeksiyonu genel olarak sindirim sisteminde mevcut olan bakterilere bağlı olarak gelişirler. Eğer bu bakteriler idrarı dışarı atmayı sağlayacak üretraya kadar ulaşacak olursa enfeksiyon kaçınılmaz bir hale gelebilir.

Böbrek taşı: İdrar yollarında bir tıkanma meydana geldiği zaman üriner enfeksiyonu ortaya çıkabilir. Üriner tıkanmasının en önemli sebeplerinden biri böbrek taşlarıdır. Oluşmuş olan böbrek taşları bakterilerin çoğalacağı bir alan oluşturmuş olabilir.

Kabızlık: Düzenli aralık ile tuvalete çıkmak,idrarı tutmamak, mesaneyi tam olarak boşaltmak  ve  idrar yolu enfeksiyonunu önlemek için önemli bir ayrıntı sayılır. İdrarın daha  düzenli bir şekilde atılması sağlanırsa üriner daha temiz kalır. Ancak bazı hallerde idrarın düzeni bozulabilir. Özellikle de kabızlık enfeksiyonu tetikleyici bir  faktör olabilir.

Mesanenin tamamen boşalmaması: Şayet mesane tam olarak boşaltılamıyor ise ve idrar mesanede çok fazla kalırsa bu sorun enfeksiyona yol açabilir bu da  bakterilerin artmasına sebep olabilir .

Genital hijyen: Gerektiği gibi tuvalet temizliğine  özen gösterilmez ise enfeksiyon riskini arttırabilir. Aynı zamanda genital temizlik tuvalet dışında da çok önemlidir. Pamuklu çamaşır kullanmak, kullanılacak olan pedin sık sık değiştirilmesi idrar yolu enfeksiyonunu önlemek adına çok yararlı olacaktır.

Üriner Enfeksiyonunda Tanı

Üriner enfeksiyonuna tanı koymak çok kolaydır. Uygulanacak olan laboratuvar testleri ve idrar testini tanı iç]]> İdrar Yolu Enfeksiyonu İçin İlaç https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-icin-ilac.html Fri, 05 Oct 2018 12:36:45 +0000 İdrar Yolu Enfeksiyonu İçin İlaç, İdrar kültüründe, idrarda laboratuvar ortamında 1ml'de 100 000'den fazla bakteri bulunması ile enfeksiyon söz konusu olmaktadır. Bir takım ilaçlar, mesane kas kasılmasını azaltarak rahatlama İdrar Yolu Enfeksiyonu İçin İlaç, İdrar kültüründe, idrarda laboratuvar ortamında 1ml'de 100 000'den fazla bakteri bulunması ile enfeksiyon söz konusu olmaktadır. Bir takım ilaçlar, mesane kas kasılmasını azaltarak rahatlamayı sağlar fakat ilk etapta enfeksiyonun tedavi edilmesi gereklidir. Kişi de var olan idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde izlenecek yol, hastanın klinik özelliklerine ve hastanın yaşına göre mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. Burada yapılması gerekenler;

  • Amaç hızlı bir şekilde uygun tanı ve tedavi ile akut morbidite ve uzun dönemdeki renal parankim,
  • Zedelenme, gelişebilecek hipertansiyon ve böbrek yetmezliği komplikasyonlarını önlemek,
  • İki ayın altındaki bebeklerde, İYE geniş spektrumlu antibiyotik ile damar yolundan olacak şekilde, mümkün ise hastaneye yatırılarak tedavi edilme,
  •  Bu hastalarda tedavide Ampisilin ve aminoglikozid ilaçlarını kombine ederek veya 3. kuşak sefalosporin kullanılmalıdır.
İdrar yolu enfeksiyonu için ilaç, (Damar Yolundan)
  • Tobramisin (5-7,5 mg.kg.güm, 3 dozda)
  • Seftriakson (50-75 mg.kg.gün)
  • Amikasin (10-15 mg.kg.gün,3 dozda)
  • Gentamisin (5-7,5 mg.kg.gün, 3 dozda)
 Klinik olarak düzeldikten sonra oral tedaviye geçilebilmektedir. Tedavi 10 güne kadar sürmektedir. 

Oral tedavide uygulanacak ilaçlar
  • Trimetoprim/sulfametoksazol (8 mg.kg.gün, 2 dozda)
  • Sefadroksil (30 mg.kg.gün, 1-2 dozda)
  • İkinci kuşak sefalosporinler
  • Sefaklor (20 mg.kg.gün, 3 dozda)
  • Sefuroksim (20-40 mg.kg.gün, 3 dozda)
  • Sefiksim (8 mg.kg.gün, 1-2 dozda)
  • Üçüncü kuşak sefalosporinler
Oral tedavide de  süre 10 gün olmalıdır.

İdrar yolu enfeksiyonu için ilaç (Baskılayıcı Tedavi Yöntemleri)
  • 5 yaşın üzerinde sık sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunda ileri tahliller yapılana kadar tek doz, geceleri
  • 5 yaşın altındaki ateşli idrar yolu enfeksiyonundan sonra ileri tetkikler yapılana kadar
  • Nitrofurantoin (2 mg.kg.gün)
  • Trimetoprim/sulfametoksazol (2 mg.kg.gün, Trimetoprim dozu ile hesaplanmalıdır
İdrar yolu enfeksiyonları ilaçları, Çocuklarda Tedavi Şekli
  • 2 aydan büyük çocuklarda,
  • 24-48 saat oral tedavi verilir, düzelmez ise serum tedavi başlayıp sevk yapılmalıdır, 10 gün oral tedavi, ileri tetkik için sevk şarttır.
  • Ateş ile beraber titreme veya böbreklerde ağrı var ise, yüksek ateş olmuş 39. C ve üzeri, toksit görüntü, Orta-ağır dehidratasyon, ağız yolundan ilaç alamama var ise,
  • Ateş ile beraber titreme veya böbrek ağrısı yok ise, Piyüri, idrarda nitrit ya da bakterileri var ise oral tedavi, tekrarlar ise sevk yapılmalıdır.
  • Damar yolu tedavi intravenöz hidrasyon başlayarak sevk edilmelidir.
  • Tedavi bittikten yaklaşık olarak 48 saat sonra idrar tahlili yenilenmeli ve mümkün ise idrar kültür ile iyileşmeyi değerlendirilmelidir.
  • 5 yaşın altında olan tüm ateşli idrar yolu enfeksiyonları ve tekrarlayan sistit vakıalarının  ileri değerlendirme için sevk edilmesi gerekmektedir.
]]>
Enfeksiyon Bölümü https://www.enfeksiyon.gen.tr/enfeksiyon-bolumu.html Fri, 05 Oct 2018 14:45:50 +0000 Enfeksiyon bölümü, Enfeksiyon, İnsan vücudunun herhangi bir yerinde kaynağı bakteri, virüs veya parazitler olan ve bir kısmı bulaşıcı olabilen hastalıklara enfeksiyon adı verilir. Enfeksiyon, ishalden gribe, menenj Enfeksiyon bölümü, Enfeksiyon, İnsan vücudunun herhangi bir yerinde kaynağı bakteri, virüs veya parazitler olan ve bir kısmı bulaşıcı olabilen hastalıklara enfeksiyon adı verilir. Enfeksiyon, ishalden gribe, menenjitten sarılığa kadar çok geniş bir yelpazedeki hastalıklardır. Vücuda dışarıdan giren virüs, bakteri veya parazitler, vücudun kendilerine uygun yerine yerleşir. Vücuda yerleşen mikroorganizmalar, yerleştikleri bölgede çoğalmaya başlarlar. Mikroorganizmalar çoğalana kadar hiç bir belirtisi yoktur. Enfeksiyon belirtileri, mikroorganizmaların çoğalmasıyla başlar.

Enfeksiyon, ateş, halsizlik, ishal, iştahsızlık, kilo kaybı gibi gelişmelerdir. Her enfeksiyonun kendine özgü belirtileri de var. Enfeksiyona yakalanan kişilerin hepsinde yükselen vücut sıcaklığı yani ateştir. Ateş, çoğalan mikroorganizmaların vücut bağışıklık sistemiyle aralarındaki savaştan kaynaklanır. Vücutta ateş yükselir, yükselen ateş birden düşer; buda kişide titremeye neden olur. Tekrarlanan ateşin çıkması ve anide düşmesi kişide krize yol açabilir.

Enfeksiyon bölümü: Büyük sağlık merkezlerinde bulaşıcı enfeksiyon hastalıkları için özel bölümler ayrılmıştır. Bu bölüm diğer alanlardan farklı biçimde kullanılmaktadır. Enfeksiyon bölümleri, mikroorganizmaların barınamayacağı ortamlar olarak dizayn edilmiştir. Temizliğine ve hijyene aşırı biçimde dikkat edilen bir bölümdür. Enfeksiyon bölümlerine, enfeksiyon hastası ve görevlilerin dışından kimsenin girişine izin verilmez. Bölümde görevli olanların önce kendilerini enfeksiyonlara karşı korumaları sağlanmıştır. Tedavisi süren hastanın bölün dışına çıkışına da izin verilmez. Hastaların kullanacağı her eşya ve ekipman bu bölüme aittir. Enfeksiyon bölümündeki eşya ve ekipmanların sürekli temizlenmesi hijyen açısından önemlidir. Enfeksiyon bölümündeki tüm hastalar aynı enfeksiyonu taşımadığından farklı enfeksiyonlara da yakalanabilir. Bunun önüne ancak yeterli hijyene uymakla olur. Günümüzde çokça duyduğumuz ve bir çok canı yitirdiğimiz hastane enfeksiyonu gerekli olan hijyen kurallarına uyulmamasından kaynaklanmaktadır. Sayılan tedbirler tüm toplumu tehdit edebilecek salgınlardan korumaktır.
]]>
Erkeklerde İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/erkeklerde-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Sat, 06 Oct 2018 03:29:20 +0000 Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu çeşitli nedenlere bağlı olarak idrar yollarında oluşan bir hastalıktır. İdrar yolu enfeksiyonu sık sık görülen bir durumdur. İdrar yolu enfeksiyonu erkeklerde kadınlara g Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu çeşitli nedenlere bağlı olarak idrar yollarında oluşan bir hastalıktır. İdrar yolu enfeksiyonu sık sık görülen bir durumdur. İdrar yolu enfeksiyonu erkeklerde kadınlara göre daha az görülür. Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu boşaltım yollarında belirli miktarda olan bakterilerin üreterek artmasına yol açar. Herhangi bir sebep olmadan da idrar yolu enfeksiyonu oluşabilmektedir. Birde düzenli olarak idrara çıkmak ta idrar yolunun temiz kalmasına ve enfeksiyon riskinin azalması için bir önlemdir. 

Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu belirtileri; sık sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı veya sızlama, idrarı gelmesine rağmen tamamen boşaltılamması, idrardan kan gelmesi, idrarın renginde değişiklik, mide bulantısı, bel ağrısı, terleme ve halsizlik karnın alt kısmında meydana gelen ağrılar gibi belirtiler görülmektedir. 

Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri; enfeksiyon herhangi  bir neden yok iken de oluşabildiği gibi bazı nedenlerle de oluşabilmektedir. Örneğin, iç çamaşırı temizliğine dikkat etmemek, idrarın gelmesine rağmen idrarını tutmak, prostat büyümesi, böbrek taşı olması gibi çünkü böbrek taşı da idrar yollarında tıkanmaya sebep olarak bakterilerin çoğalmasına bir alan oluşabilmektedir. Erkeklerde ki çok eşlik ve hijyen eksikliğide enfeksiyonunun oluşup çoğalmasına neden olmaktadır.

Erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu tedavisi; erkeklerdeki bu enfeksiyonun tedavisi genellikle antibiyotiktir. Antibiyotik tedavisi ile erkeklerin idrar yolu enfeksiyonu %80'inde iyileşme sağlanabilir. Ancak gelişi güzel antibiyotik kullanılmamalı, öncelikle uzman bir doktora muayene olunup doktorunuzun vereceği idrar tahlilinin yapılması gerekmektedir. Ancak bazı özel durumlarda da doktorunuz sizde idrar kültürü isteyip ona göre bir tedavi yöntemi uygulayabilir. Daha sonra doktorunuzun size vereceği antibiyotik tedavisini aksatmadan uygulanması gerekir. Bu tedavinin yanı sıra bol bol su tüketmeye özen gösterilmelidir. Çünkü  içilen bu su sayesinde idrardaki iltihapta vücuttan atılmış olur.
]]>
Geçmeyen Boğaz Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/gecmeyen-bogaz-enfeksiyonu.html Sun, 07 Oct 2018 01:46:47 +0000 Geçmeyen Boğaz Enfeksiyonu, aslında ihmal edilmesi durumunda tehlikeli olabiliyor. Geçmeyen bir boğaz enfeksiyonunuz ve buna bağlı olarak boğaz ağrınız varsa bu rahatsızlık artık kronikleşmiş bir duruma geldiğinin tam anlamı Geçmeyen Boğaz Enfeksiyonu, aslında ihmal edilmesi durumunda tehlikeli olabiliyor. Geçmeyen bir boğaz enfeksiyonunuz ve buna bağlı olarak boğaz ağrınız varsa bu rahatsızlık artık kronikleşmiş bir duruma geldiğinin tam anlamıyla göstergesidir. Bu durum kişide genellikle bu durumun yani boğaz ağrısının yeteri kadar ciddiye alınmaması yüzünden kaynaklı olmaktadır. Boğaz enfeksiyonu olan kimse sürekli olarak bir şikayet halindedir. Ancak yakındığı şikayetler o kadar da rahatsız edici boyutlarda olmadığı için gerekli olan bir takım önlemleri de almamaktadır. Önce basit ve normal halde seyreden boğaz ağrısı tedavi edilmediği takdirde daha dirençli ve inatçı boğaz enfeksiyonuna dönüşmektedir. Geçmeyen boğaz enfeksiyonu, yada uzun zamandır geçmeyen boğaz ağrısının sebepleri arasında sigara kullanımı da olabilir. Hatta sigara tüketen kişilerde kronik boğaz ağrısının sebepleri arasında en başta yer alıyor. Sigara içen kimsede ağız mukozasına zarar verdiği ve mukozal dokuyu bozduğu ortaya çıkan sonuçlar arasında bulunuyor. Bu durum başlarda fark edilmese de zamanla uzun vadede bu bölgenin mikroorganizmalara karşı gücünün azalmasına yani savaşı kaybetmesine neden olmaktadır.

Geçmeyen boğaz enfeksiyonu, ağrılarının bir diğer sebebi de yanlış ilaç seçimi ve tüketimidir. Yanlış ilaç tüketimi kişinin kendi kendine komşu tavsiyesi ve kulaktan dolma bilgilerle alıp kullandığı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ne yazık ki kişiler boğazı ağrıyor ama neden dolayı ağrıdığını bilmeden kafasına göre ilaç kullanıyor. Bu kullandığı ilaçlar ise şikayetlerini geçirmediği gibi o bölgede de bakterilerin gelişmesine de ve direnç kazanmasına yardımcı olur. Genellikle bu tarz durumlarda kişi ilaç da kullandım ama yinede geçmedi diye normalde yakınır. 

Geçmeyen boğaz enfeksiyonu, bakteri veya viral kaynaklı da olabilir. Bazı geçmeyen boğaz enfeksiyonu durumları başka farklı hastalıkların da habercisi olabilir. Boğazda meydana gelen yutak, soluk borusu,bademcikler, yemek borusu gibi yerlerde ortaya çıkan patolojik nedenler uzun süreli geçmeyen boğaz enfeksiyonuna sebep olur. Bu tarz uzun süreli boğaz ağrıları kanser sebeplerinden bile kaynaklanabilir. Bu tarz geçmeyen boğaz enfeksiyonu olan kişiler özellikle alkol ve sigara kullanan insanlar mutlaka doktora gidip tedavi olmalıdır. 

Geçmeyen boğaz enfeksiyonu belirtileri nelerdir
  • Sinus ağrısı
  • Hırlama
  • Boğazda kuruluk
  • Derin ses
  • Baş ve ense ağrısı
  • Ateş ve halsizlik
  • Öksürük ve hararet
  • Lenf bezlerinde şişkinlik
  • Hapşırık
  • Mide bulantısı ve kusma
Geçmeyen boğaz enfeksiyonu Tedavisi
  • Öncelikle bir doktora gidip hastalığın kontrol altına alınması gerekir, ardından verdiği ilaçlar ve antibiyotik tedavisi yapılmalıdır. 
  • Bulunduğunuz ortamın nem oranının yüksek olması gerekir. Kuru ortamlardan uzak durmamız önemlidir.
  • Bol bol sıvı alıp meyve ve sebze tüketmek önemlidir.
  • Bol bol istirahat etmek ve dinlenmek
  • Yumuşak şeyler tüketip yemek gereklidir
  • Kendinizi sıcak tutmanız gerekmektedir.
  • Ilık su ile tuz karıştırılıp gargara yapılırsa da iyi bir tedavi yöntemidir
  • Sigara içmemek gereklidir ve içilen ortamlarda bulunmamalıdır.
]]>
İdrar Yolu Enfeksiyonu Antibiyotik https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-antibiyotik.html Sun, 07 Oct 2018 18:41:07 +0000 İdrar yolu enfeksiyonu antibiyotik ilaçları, İdrar kültüründe 1ml'de 100 000'den yüksek bakteri yer aldığı vakit inflamasyon söz konusudur. Birtakım ilaçlar, İdrar kesesi adale kasılmasını azaltır. İlk olarak farmakolo İdrar yolu enfeksiyonu antibiyotik ilaçları, İdrar kültüründe 1ml'de 100 000'den yüksek bakteri yer aldığı vakit inflamasyon söz konusudur. Birtakım ilaçlar, İdrar kesesi adale kasılmasını azaltır. İlk olarak farmakolojik ajanlardır. Birtakım antidepresan türü ilaçlar da bu tipteki idrar kaçırmalarda kullanılabilir. İdrar yolu enfeksiyonu ilaçlarını, rehabilitasyonda izlenecek yol, hastanın yaşı ve muayenehane özelliklerine yönelik kesinlikle hekim aracılığıyla belirlenmelidir. 

İdrar yolu enfeksiyonu antibiyotik rehabilitasyonunda antibiyotik rehabilitasyonu ile hasta olanların %80'inde iyileşme sağlanabilir. Birtakım olaylarda kültüre gereksinim duymadan veya kültür neticesine yönelik çeşitli türlerden antibiyotik ilaçlar reçete edilebilir. Ağrıyı hafifletmek amaçlı spazm çözücü ve ağrı kesici ilaçlar verilir. Bol sıvı/akışkan tüketilerek mekanik hijyen sağlanır ve rehabilitasyonun tedavi oranı arttırılabilir. Üst idrar yolu enfeksiyonu olaylarında hasta hastaneye yatırılarak antibiyotik rehabilitasyonu uygulanır. Nükseden inflamasyon problemlerinde en başta altta yatan problemin çözümü amaçlı cerrahi gerekebilir. Kasık kısmında egemen meydana gelen ağrı amaçlı ateş gibi su torbasından yararlanılabilir. Tatbik edilen su torbasıyla idrarın ağrısız tek pozisyonda dışarı atılması sağlanabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu olaylarının tahmini %80'i antibiyotik rehabilitasyonuna cevap verir. Bu hedefle çoğunlukla böbrekten atılan ve idrar yolu enfeksiyonlarından en yaygın sorumlulukları olan mikroorganizma meydana gelen E.Coli'ye karşın gösterişli antibiyotikler kullanılmaktadır. Fakat antibiyotik rehabilitasyonuna başlamadan öncesinde kesinlikle idrar kültürü alınmalıdır. Ağrıyı gidermek amacıyla spazm çözücüler ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Bol sıvı/akışkan alımı mekanik temizlik yaparak rehabilitasyonun etkinliğini arttırır. Bununla birlikte, C vitamini, kızılcık suyu, vajinal östrojen, probiyotikler ve immunoprofilaksi tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunu koruma amaçlı olarak kullanılabilir. Çoğunlukla kolay idrar yolu enfeksiyonlarının rehabilitasyonunda 3 gündelik tedavi rejimleri yeterlidir olmaktadır. Fakat 3 gündelik tek tedavi uygulandıktan sonra yakıntılarda azalma olmazsa çeşitli mikropların olma olasılığına ve bu mikropların ne tip antibiyotiklere hassas olduğunun aydınlatılması amaçlı idrar kültür testi neticesine yönelik antibiyotik uygulanmasında farklılıklar yapılabilmektedir. 

İdrar yolu enfeksiyonu antibiyotik ilaçları, rehabilitasyonu, 
  • Amaç çabuk, uyumlu teşhis ve tedavi ile akut morbidite ve uzunca dönemdeki renal parankim, 
  • Hipertansiyon ve böbreklerde yetmezlik komplikasyonlarını önlemektir. 
  • İki ayın altındaki bebeklerde, İYE kapsamlı spektrumlu antibiyotikle parenteral, 
  • Olarak, mümkün ise hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir. Bu hasta olanlarda rehabilitasyonda 
  • Ampisilin ve aminoglikozid karışım şeklinde veya 3. nesil sefalosporin kullanılabilir. 
İdrar yolu enfeksiyonu ilaçları, Parenteral Rehabilitasyonu,  
  • Seftriakson (50-75 mg/kg/gün) 
  • Amikasin (10-15 mg/kg/gün,3 dozda) 
  • Tobramisin (5 mg yada 7,5 mg/kg/gün, 3 doz) 
  • Gentamisin (5 mg-7,5 mg/kg/gün, 3 dozda) 
  • Klinik belirtiler düzeldikten sonra ağızdan rehabilitasyona geçilebilir. Tedavi 10 gün civarı biter. 
İdrar yolu enfeksiyonu antibiyotik oral rehabilitasyonu, 
  • Trimetoprim/sulfametoksazol (8 mg.kg.gün, iki dozda) 
  • İkinci nesil sefalosporinler 
  • Sefaklor (iki0 mg.kg.gün, 3 dozda) 
  • Sefadroksil (30 mg.kg.gün, 1-2 dozda) 
  • Sefuroksim (iki0-40 mg.kg.gün, 3 dozda)
  • Üçüncü nesil sefalosporinler 
  • Sefiksim (8 mg.kg.gün, 1-2 dozda) Tedavi müddeti 10 gündür. 
]]>
İdrar Yolu Enfeksiyonu Mide Bulantısı Yaparmı https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-mide-bulantisi-yaparmi.html Sun, 07 Oct 2018 22:17:05 +0000 İdrar Yolu Enfeksiyonu Mide Bulantısı Yapar mı, İdrar yolu enfeksiyonu varlığı bir idrar tahliliyle ortaya çıkarılabilir. Hastalığın nedeni bakterilerdir. Hastalık vücut savunma sisteminin zayıfladığı zamanlarda orta İdrar Yolu Enfeksiyonu Mide Bulantısı Yapar mı, İdrar yolu enfeksiyonu varlığı bir idrar tahliliyle ortaya çıkarılabilir. Hastalığın nedeni bakterilerdir. Hastalık vücut savunma sisteminin zayıfladığı zamanlarda ortaya çıkar. Savunma sistemi güçlü ise vücut kendini tedavi edebilir. Çocuk ve yaşlılarda hekim tedavisi şarttır. Hastalığın başlama ile birlikte hastada zaman zaman mide bulantısı ortaya çıkar.

Üst idrar yolu enfeksiyonu mideye nasıl etki eder

Üretra da meydana hastalıkların tedavi edilmemesi veya geç tedavi edilmesi enfeksiyonların daha yukarılara çıkarak, diğer idrar sisteminde enfeksiyona neden olur. Enfeksiyonun böbreklere kadar çıkması hiç istenmeyen bir hadisedir. Çünkü ağrılar dayanılmaz hale gelebilir. Bu durumda hastalığa pyelonefrit denir. Mutlaka dahiliye doktoruna gidilmesi gerekir. Enfeksiyon ile birlikte mide bulantısı başlar.

Alt idrar yolu enfeksiyonu mideye nasıl etki eder

İdrar yaparken yanma hissi, üretra da (cinsel organ)enfeksiyon olduğunun göstergesidir. Bu hastalığa üretratik denir. Üretrik nedeni bel soğukluğudur. Bel soğukluğu mide bulantısına neden olur. 

İdrar yolu enfeksiyonu hangi bölgelerde meydana gelir ve mideyi etkiler

Böbrek taşlarının hareket ederek idrar yollarını tıkaması sonucu tıkanan bölgelerde bakteri oluşabilir. Erken tedavi edilmez ise iltihap oluşumu meydana gelebilir. Dolayısı ile mide bulantısı ve soğuk terleme olur.

Mesanede idrar kalması, idrarın sürekli masene de kalması tortulaşma, ilerleyen zamanlarda da iltihaplanmaya neden olabilir. Ayrıca bu durum erkeklerde prostat denilen hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Oluşan iltihap mide bulantısına neden olur.

Genital bölgelerin temizliği, öncelikle söylenmesi gereken temizliği önden arkaya doğru yapılmasıdır. Tuvalet temizliğinde gereken özenin gösterilmemesi bakteri üretimine uygun olan bu bölgelerden cinsel organ yolu ile idrar yollarına ulaşarak iltihaplanmaya neden olabilir. İltihap oluşumu ile birlikte mide bulantısı da başlar. 

Bakteriler, idrar yolu enfeksiyonları sindirim sisteminde bulunan bakterilerden kaynaklanır. Bakteriler üretraya ulaştığında enfeksiyon ve iltihap oluşur. İltihap mide bulantısına neden olur. 

Kabızlık, bu hastalık ortaya çıktığında boşaltım sistemi sağlıklı çalışmadığından karın ağrısı ve mide bulantısı yapacaktır. Bu durumda enfeksiyon oluşumuna davetiye çıkaracaktır.

İdrar yolu enfeksiyonu tedavisi ve mide bulantısının ortadan kaldırılması,

İdrar yolu enfeksiyonu teşhisi konulduğunda hekim tarafından antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Evde bu durumun atlatılması için kiraz sapı çayı yapılıp içilebilir. Ağrıların hafiflemesi için ağrı kesici ve spazm giderici ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca bol sıvı tüketmek maden suyu tüketmek gerekir. Bunun yanı sıra hekim tarafından önerilen özel iltihap temizleyici toz kullanılmalıdır. Böylece iyileşme sağlanacak ve mide bulantısı giderilecektir.
]]>
İdrar Yolları Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yollari-enfeksiyonuna-ne-iyi-gelir.html Mon, 08 Oct 2018 06:51:12 +0000 İdrar  yolu enfeksiyonuna ne iyi gelir, idrar yolu enfeksiyonu mesanede oluşan bakteri sorunudur. Üroloji sisteminde oluşan bakterilerin bir araya gelmesiyle oluşan bu enfeksiyon çok ciddi bir sağlık sorunudur. Genellikle kadınlarda İdrar  yolu enfeksiyonuna ne iyi gelir, idrar yolu enfeksiyonu mesanede oluşan bakteri sorunudur. Üroloji sisteminde oluşan bakterilerin bir araya gelmesiyle oluşan bu enfeksiyon çok ciddi bir sağlık sorunudur. Genellikle kadınlarda karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonu şiddetli ağırı ile birlikte sandığa sebep olur. Mesanede şişkinlik yapan idrar yolu enfeksiyonu, bakterilerin üremesi ile enfeksiyonu daha çok arttırır. Bu artış ile birlikte sık sık idrara çıkma durumu oluşur. Kesik kesik yapılan idrar şiddetli olarak idrarda yanma ve acı hissi verir. Dayanılması zor olan bu acıya iyi gelecek tek şey vücudu ve özellikle ayakları sıcak tutmak olacaktır. İdrar yolu enfeksiyonu için, üroloji doktorunda tahlil yaptırıp enfeksiyonun şiddetini öğrenip ona göre bir tedavi yöntemi uygulamak gerekir. Yaşlılarda ve bebeklerde üşütme yada soğuk alma durumuna bağlı olarak karşılaşılan bir sağlık sorunu olan idrar yolu enfeksiyonu son zamanlarda yaygınlaşan ürolojik rahatsızlık haline gelmiştir.

İdrar yolu enfeksiyonunda oluşan sık idrara çıkma, enfeksiyona bağlı olarak akıntı ve kokuya sebep olur. İdrar yolu enfeksiyonu, enfeksiyon şiddetine göre idrar rengini değiştirir. Koyu sarı, pembe ve kanlı olarak yapılan idrarda enfeksiyon durumunun şiddetini gösterir. İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelen yeşil çay, mesane bölgedini temizleyerek oluşan ağrının şiddetini ve ağrısını hafifletir. İdrar yolu enfeksiyonu çözümlerinde tıbbi ve bitkisel çözümler kullanılır. Öncelikle bitkisel çözümleri yapmakta fayda olacaktır.

Sıcak su torbasını kaşık bölgesine uygulayarak, ağırı ve sancı şiddetini azaltacaktır. Maydanoz kaynayıp sabahları aç karnına içmek, idrarda oluşan enfeksiyonu ortadan kaldırarak, mesafeye rahatlık sağlayarak bu durumu ortadan kaldıracaktır. Soğan kürü uygulamasıyla, idrar yolu enfeksiyonu ortadan kalkar. İçilen tüm bitki çayları idrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelir.

İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelen bitkiler; öncelikle bol su ve sıvı tüketimi idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelerek, rahatlama sağlar. Soğan ve sarımsak antibiyotik özelliği sayesinde, enfeksiyon sorununu ortadan kaldırır. Sabah aç karnına içilen bir bardak ılık su ile iki damla elma sirkesi idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir. Tüm yeşillikler özellikle maydanoz her gün tüketilmelidir. Rezene, papatya, melisa ve adaçayı oldukça iyi gelir. Kullanılan bu bitkiler idrar yolu enfeksiyonu için ilaç kadar etkili olur ve hastayı rahatlatmakta fayda sağlayacaktır. 
]]>
Yoğun Bakımda Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/yogun-bakimda-enfeksiyon.html Mon, 08 Oct 2018 17:45:16 +0000 Yoğun bakımda enfeksiyon, Sağlık her insanın yaşam boyu istediği en önemli konudur. İnsanlar yaşam boyu çeşitli hastalıklarla ve kazlar sonucu yaralanmalarla mücadele ederler. İnsanlar, yaralanmaların ve hastalıkların t Yoğun bakımda enfeksiyon, Sağlık her insanın yaşam boyu istediği en önemli konudur. İnsanlar yaşam boyu çeşitli hastalıklarla ve kazlar sonucu yaralanmalarla mücadele ederler. İnsanlar, yaralanmaların ve hastalıkların tedavisi için sağlık kuruluşlarına müracaat ederler. Hastalığın seyrine göre, yaralanmanın durumuna göre hasta bir ya da birden fazla organın işlevini yerine getiremez olur. O zaman hastanın, sağlık kuruluşunda normal ortamın dışında olan yoğun bakın denen yerde tedavisine devam edilir.

Yoğun bakım: Bir, veya birden fazla yaşamsal organın geçici olarak işlevini yerine getirememesi nedeni ile vücudun aksamış olan fonksiyonlarının, esas sebep ortadan kalkıncaya kadar desteklenmesi ve bu süreç içerisinde hastanın yaşamda kalmasının sağlanmasına yönelik faaliyetleri içeren ve özellikle yapay solunum cihazı başta olmak üzere her türlü teknolojiyi ve cihazı kullanan bilgi ve yetenekleri buna uygun doktor ve hemşirelerin bulunduğu özel bir ünitedir.

Yoğun bakıma alınabilecek durumlar:
  • Ani kalp ve solunum durmalarında,
  • Kafa-beyin travmalarında,
  • Omurilik travmaları ve genel beden travmalarında,
  • Şoka giren hastalar,
  • Akut solunum yetersizliklerinde, (Akciğer travması, akciğer ödemi),
  • Kronik solunum yetersizliklerinde (KOAH),
  • Asit- Baz dengesizlikleri ve Ağır metabolik bozukluklarında,
  • Sinir sistemi hastalıklarında,
  • Kas hastalıklarında,
  • Sıvı-elektrolit bozukluklarında,
  • Solunum ve besin zehirlenmelerinde,
  • Uzun zaman süren ve özellikli ameliyatların sonrasında,
  • Gebelikteki zehirlenmelerinde,
  • Tetanos
Bu gibi durumlarındaki hastalar yoğun bakım ünitesine alınarak tedavilerine devam edilir. Yoğun bakımdaki hastaların bazıları tedavileri sürerken bulundukları ortam kaynaklı enfeksiyonlara yakalanmaktalar. Sağlık kuruluşlarının birinci riski her türlü mikro organizmanın hastalarla birlikte sağlık kuruluşlarına taşınmasıdır. Bir sağlık personeli de bu yüzden hastalanmakta hatta yaşamlarını yitirmektedirler. Yoğun bakıma alınan hasta zaten vücut bağışıklık sistemi ve savunması sistemi işlerliğini büyük oranda yitirdiği için mikro organizmaların saldırısına maruz kalabilmektedir. Aynı anda birden fazla mikro organizma kaynaklı yoğun bakımda enfeksiyona yakalanabilmektedir. Bağışıklık sistemi işlerliğini yitirdiği için vücut savunma yapamıyor ve günümüz ilaç tedavisi de tek başına yeterli olamamaktadır. Tedavi süreci uzadıkça uzamaktadır. Yoğun bakımdaki bir kısım hastalar da yakalandıkları enfeksiyon sebebiyle yaşamlarını yitirmektedir. Günümüzde bir çok mikro organizma hali hazırda kullanılan ilaçlara karşı dirençli hale gelmişlerdir. İlaç sektörü direnci artmış olan bu mikro organizmalara karşı ilaçlar geliştirmek için çalışmaktadırlar. Enfeksiyonun engellenebilmesi için ortamın ve personelin temizliğine ve hijyen şartlarına dikkat edilmesi tek çözümdür.
]]>
Boğaz Enfeksiyonu Antibiyotik https://www.enfeksiyon.gen.tr/bogaz-enfeksiyonu-antibiyotik.html Tue, 09 Oct 2018 10:02:54 +0000 Boğaz Enfeksiyonu Antibiyotik, Boğaz enfeksiyonu yada üst solunum yolu enfeksiyonu,gerçek bir hastalık olmaktan ziyade anatomik bir rahatsızlıktır. Çünkü insan vücudunda boğaz olarak bilinen yerde tek bir organ yoktur, boğaz vü Boğaz Enfeksiyonu Antibiyotik, Boğaz enfeksiyonu yada üst solunum yolu enfeksiyonu,gerçek bir hastalık olmaktan ziyade anatomik bir rahatsızlıktır. Çünkü insan vücudunda boğaz olarak bilinen yerde tek bir organ yoktur, boğaz vücudun bir parçasıdır ve bu bölgede birçok farklı organ vardır. Boğaz bölgesinde oluşan enfeksiyonlara üst solunum yolu enfeksiyonu denir. Üst solunum yolu iltihaplanması halk arasında genellikle boğaz enfeksiyonu olarak adlandırılır. Boğaz enfeksiyonları genel olarak hasta ile yakın temas sonucu bulaşan mikroplardan geçer. Hastalık öksürme, hapşırma ve hasta kişi ile direkt temas sonucu kolayca geçer. Bazen boğaz enfeksiyonları dönemlerinde ateş, kusma, karın ağrısı gibi şikayetlerde eşlik edebilir. Boğaz enfeksiyonlarının genel belirtileri boğazda yanma, yutkunma zorluğu, şişlik, nefes darlığı, balgamlı öksürük, baş ağrısı, vücutta genel halsizlik, bulantı, iştahsızlık, yüksek ateş, aşırı terleme yada üşüme gibi belirtilerdir.

Boğaz Ağrısı Antibiyotik: Şunun çok iyi bilinmesi gerekiyor ki üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğu viral enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmaya genellikle gerek yoktur. Hasta boğaz enfeksiyonu olduğunda antibiyotik tedavisi görmesi için bazı kurallar vardır.
  • Bademcikler üzerinde beyaz iltihaplar var ise
  • 5 günden fazla süren öksürük varsa
  • Nezleye 3 günden daha fazla süren ateş eşlik ediyorsa
  • Ateş sık sık yükseliyor ve yükselmesi kontrol altına alınamıyor ise
  • Kan tahlillerinde bakteriyel enfeksiyon olduğunu gösteren bulgular var ise
Ama yinede bu gibi durumlarda hemen gidip antibiyotik alınmamalı, doktorunuz bile veriyor ise neden verdiği sorgulanmalıdır.
]]>
Kanlı İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/kanli-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Tue, 09 Oct 2018 14:39:16 +0000 Kanlı İdrar Yolu Enfeksiyon: İdrar yolu enfeksiyonlarının en çok görülen belirtilerinden biri idrar yaparken idrarla beraberinde yanma hissi ve kan görülmesidir. İdrar yolu enfeksiyonun diğer belirtileri ise sık idrara çıkma, Kanlı İdrar Yolu Enfeksiyon: İdrar yolu enfeksiyonlarının en çok görülen belirtilerinden biri idrar yaparken idrarla beraberinde yanma hissi ve kan görülmesidir. İdrar yolu enfeksiyonun diğer belirtileri ise sık idrara çıkma, karının alt kısmında ağrı olması ve bulanık ağır kokulu idrar yapmaktır.   İdrarda saptanan kanın pek çok nedeni vardır. Ciddi bir tehlikenin habercisi olabilir. İdrarda kan bazen gözle görülebilecek kadar fazladır. Bazen de sadece idrar tahlilinde kan hücrelerine rastlanır ve  saptanan “mikroskopik“ kanama, normal bir kontrol sırasında meydana çıkar. İdrarda bir şekil kan görülmesi toplumun yüzde 5’inde rastlanır.  İdrardan kan gelmesinin sebepleri arasında böbrek taşları, idrar yollarında kanser oluşumu, idrar yolu iltihabı, prostat, ağrı, yırtılmalar. Darlık, böbrek taşı, mesane kanseri, hemolitik anemi, idrar yolu enfeksiyonu bu sebepler arasındadır.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nedir: İdrar yolu enfeksiyonu genellikle idrar yolundan kesesine ulaşan bakterilerin, mikropların, ağrıların neden olduğu bir enfeksiyondur. Enfeksiyonun sadece idrar kesesinde görülmesi  “sıstis“ adı verilir. İdrar yolu enfeksiyonu bazen üriner sisteme bağlı böbrekleri ve üst idrar kanalını etkileyebilir. İdrar yolu enfeksiyonu kadınlarda daha sık görülerek  tekrar eden bir sorundur. Menopozla birlikte düşen östrojen seviyesi idrar yolunun astarını inceltir ve bölge bakteri oluşturan enfeksiyonlara karşı hassaslaşır. Bayanlarda hamilelik döneminde idrar yolu enfeksiyonu durumunu yükselten bir durum değildir ama bu dönemde yaşanan enfeksiyonlar daha yayılabilir ve anneye, dolayısıyla anne karnındaki bebeğe  zarar verir. Hamilelikle idrar yolu enfeksiyonuna yakalanmamak için çok dikkat etmek gerekir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Olur: İdrar yolu enfeksiyonu idrar yolunun tıkanması, böbrek taşının idrar yolunu tıkayarak idrarın zor yapılması ve idrarın fazla mesanede kalması enfeksiyona neden olabilir.  Cinsel organın mikropa maruz kalması ve bu bakterilerin idrar yoluyla birlikte bulaşmasıyla oluşur. Nadiren bile olsa çocuklarda bile bu problem olabilir. En önemli sebep bakteriler ve mikrop bulaşması ile olur.Aşırı ağrı strese yol açabilir. Böyle bir durumda bir idrar tahlili yapılması uygundur.İdrar yolu enfeksiyon riskini arttıran durumlar ise, İdrar yolu tıkanması, baskılanmış bağışıklık sistemi, idrar için sonda kullanma, doğum kontrol yöntemleri, cinsel olarak aktif olmak.

İdrar Yolu Enfeksiyon Belirtileri:Sık sık idrara çıkma 

  • İdrara çıktıktan sonra tekrardan idrar hissinin olması.
  • Karnın alt kısmında şişlik, baskı ve rahatsızlık hissi
  • Kanlı, bulanık idrar ve idrar yollarında ağrılı yanma hissinin olması.
  • Ağır kokulu idrar

Kanlı İdrar Yolu Enfeksiyonu İçin Evde Neler Yapılmalı: Doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisinin yanında dikkat edeceğiniz birkaç nokta ile ağrıları ve yanma hissini azaltabilirsiniz. Bol bol su içmelisiniz. Evdeyken karnın alt kısmını ılık kompres yapmak basıncı ve genel rahatsızlık hissini hafifletilecektir. Kızılcık suyu idrar yollarına iyi gelir. Vücut direncinizi güçlendirir. Kızılcık suyunun özellikle sürekli idrar yolu enfeksiyon yaşayan bayanlarda etkili olduğu belirtilir.

]]>
Bebeklerde Boğaz Enfeksiyonu İlacı https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-bogaz-enfeksiyonu-ilaci.html Tue, 09 Oct 2018 16:37:11 +0000 Bebeklerde boğaz enfeksiyonu ilacı, mevsim değişikliği veya herhangi bir sebep nedeniyle hasta olan bebeklerde boğaz enfeksiyonu kaçınılmazdır. Bu gibi durumlarda bebeklerde boğaz enfeksiyon ilacı olarak gerek görülürse antibiyo Bebeklerde boğaz enfeksiyonu ilacı, mevsim değişikliği veya herhangi bir sebep nedeniyle hasta olan bebeklerde boğaz enfeksiyonu kaçınılmazdır. Bu gibi durumlarda bebeklerde boğaz enfeksiyon ilacı olarak gerek görülürse antibiyotik ve ağrı kesiciler doktor muayenesi sonucu kullanılmalıdır. Bebeklerin hassas olan minicik bedeni bağışıklık sonucu mikroplara yenik düştüğünde ilaç tedavisiyle enfeksiyonun ortadan kalkması olası bir durumdur. Bebeklerde boğaz enfeksiyon ilacı kullanılması durumunda ek gıda alan bir bebekse boğaza iyi gelecek içecekler verilebilir. Bir çok anne ve doktor antibiyotik kullanma taraftarı olmazsa gerekli durumlarda kullanılmalıdır. Boğaz enfeksiyonunda bebeklerde özellikle öncelikle soğuk algınlığı şurupları kullanılmaktadır.

Bunların yetersiz kalması durumunda bebekte oluşan boğaz enfeksiyonu kısa süreli olan antibiyotik kullanımı ile tedavi başlatılır. Bebeğe antibiyotik kullanılması durumunda boğaz enfeksiyonunda azalma görülür. Böylece bebeklerde boğaz enfeksiyon ilacı geçici olarak kullanılır. Anne sütüyle beslenen bebeklerin yeni doğduğu dönemlerde ilk altı ay bağışıklık sistemi gelişmemiş olduğundan anne sütüyle enfeksiyondan korunurlar. Buna rağmende bir çok bebekte boğaz enfeksiyonu görülmektedir. Bu durumda boğazda oluşan enfeksiyonla beraber ateşlenme ortaya çıkar. Bebeğin çocuk doktoruna gösterilmesi sonucu ateş düşürücü ve antibiyotik kullanılır. 

Bebeklerde boğaz enfeksiyonu ilacı nasıl kullanılır: bir çok bebeğin ilk altı ay anne sütüyle beslenerek bağışıklık sistemi enfeksiyonlardan korunmaktadır. Anne adayı ne kadar korusa da bebeğini gerek mevsim değişikliği yada klima gibi bir çok faktörden hastalanan bebeklerin boğaz enfeksiyon durumunda doktor kontrolü olmadan ilaç tedavisi uygulanmaz. Bebeklerde enfeksiyon oluşumu mutlaka ateşlenme görülmektedir. Bu durumda antibiyotik ve ateş düşürücü ilaç kullanılmalıdır. Anne adayı bu tedavi sürecinde boğaz enfeksiyonunda ilacı kendi kararıyla bırakmamalı doktor kontrolü altında tedavi süreci uygulanarak bebeğin iyileşme sürecine kadar ilaç kullanılarak bebeğin sağlığına kavuşması sağlanmaktadır.
]]>
Kronik İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/kronik-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Wed, 10 Oct 2018 12:28:40 +0000 Kronik idrar yolu enfeksiyonu, tıbbi olarak "Kronik sistit" olarak bilinmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu, hem akut bir şekilde meydana gelir hem de kronik bir şekilde meydana gelir. Akut olan idrar yolu enfeksiyonları tek tedaviyle ortada Kronik idrar yolu enfeksiyonu, tıbbi olarak "Kronik sistit" olarak bilinmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu, hem akut bir şekilde meydana gelir hem de kronik bir şekilde meydana gelir. Akut olan idrar yolu enfeksiyonları tek tedaviyle ortadan kaldırılsa bile kronik olarak ortaya çıkan idrar yolu enfeksiyonları için birçok tedavi gerekebilir. Kronik idrar yolu enfeksiyonları başta kadınlar ve çocuklarda çok karşılaşılır. Bu nedenle özellikle bu kişilerde meydana gelen sorun olarak ele alınmaktadır. Genellikle ağrılı ve insanlarda diğer belirtiler nedeniyle sıkıntılara neden olan bu rahatsızlık, birçok zaman doktor tedavisiyle ortadan kalkmaktadır. Yapılacak basit tedaviler bu hastalığın ortadan kalkması için yeterli olmaktadır. Fakat bazı insanlar gerekli olan tedavilerle çok ilgilenmedikleri için bu hastalık ilerleyerek daha da sorun haline gelmektedir. Kronik idrar yolu enfeksiyonları daha önceden belirttiğimiz gibi çocuklarda da çok karşılaşılmaktadır. Bu hastalığın diğer hastalıklara göre en iyi yönü çok basit bir şekilde teşhis edilebilmesidir. Yapılacak en küçük idrar testlerinde bile bu hastalığın var olup olmadığı anlaşılabilir. Bazı insanlarda kronik idrar yolu enfeksiyonları hayatları boyunca devam eder. Bu durumlarda meydana gelen birçok belirti, kişinin hayatını farklı yönlerden etkiler. Normal koşullarda insanlarda vücut tarafından vücuttan atılan bakteriler, vücudun savunma sistemine yenilirler. Fakat bazı durumlarda atılması gereken bakteriler vücut savunma sistemini alt ederek böyle bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. 

Kronik idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri nelerdir

Bu rahatsızlığın birden fazla nedeni bulunmaktadır. Bu hastalığa neden olan etkenlere dikkat edilmesi durumunda yapılacak olan tedavilerden çok daha hızlı bir şekilde sonuç alabilirsiniz. Kronik idrar yolu enfeksiyonu her kimde görülürse görülsün genellikle aynı nedenlere bağlı olarak görülmektedir. Bunlar;
  • Genital hijyen insanlarda en çok karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonu nedeni genital hijyene dikkat edilmemesidir. Boşaltım işleminin gerçekleştirilmesi sonrasında yeterli temizliğin yapılmaması başta kronik idrar yolu enfeksiyonu olmak üzere birçok problemin ortaya çıkmasına neden olur.
  • İnsanlarda çok sık karşılaşılan böbrek taşı problemlerinde kronik idrar yolu enfeksiyonları çok yaygın bir şekilde görülmektedir. Böbrek taşları, direk olarak idrar yollarının tahriş olmasına neden olarak enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olur. Bunu önlemek için böbrek taşınızı biran önce düşürmeye bakın.
  • Aşırı ve sürekli kabızlık rahatsızlığı da insanlarda meydana gelen kronik idrar yolu rahatsızlığının bir nedendir. Özellikle bebeklerde meydana gelen kabızlık durumlarında idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkmaktadır.
  • Tüm nedenlerin yanında en çok önem taşıyan neden ise çocuklarda zayıf bağışıklık sisteminin bulunmasıdır. Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda idrar yolu enfeksiyonları kronik olarak meydana gelir. 
  • Bunların yanı sıra insanlarda cinsel ilişki, menopoz dönemi, diyabet hastalığı, hamilelik ve buna benzer birçok durum kronik idrar yolu enfeksiyonlarına neden olarak görülebilir.
Kronik idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri nelerdir
İdrar yolu enfeksiyonu olan insanlarda çok çeşitli belirtiler ortaya çıkmaktadır. Fakat bazı insanlarda bu durum kronik olduğu için sürekli olarak bu hastalık iyileşerek tekrar ortaya çıkar. Bu nedenle sık sık görülen bu rahatsızlığın kendisi de bir belirtidir. Bunun yanı sıra insanlarda idrar içerisinde görülen kan da idrar yolu enfeksiyonunun bir belirtisidir. İdrar içerisinde bulunan kan kimi zaman gizli, kimi zaman da görünür şekilde olabilir. Kronik idrar yolu enfeksiyonu sorununun bir diğer belirtisi ise sürekli olarak kişinin idrar yapma isteğinin olmasıdır. Son belirti ise idrar yaparken yanma ve ağrıdır.
]]>
Alt İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/alt-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Thu, 11 Oct 2018 01:32:03 +0000 Alt idrar yolu enfeksiyonu, en fazla kadınların etkilendiği bir rahatsızlıktır. Çünkü kadınlarda üretra daha kısa olduğunda, enfeksiyona daha yatkın olurlar. İdrar yolları iki kısımdan meydana gelmektedir. Alt ve üst adland Alt idrar yolu enfeksiyonu, en fazla kadınların etkilendiği bir rahatsızlıktır. Çünkü kadınlarda üretra daha kısa olduğunda, enfeksiyona daha yatkın olurlar. İdrar yolları iki kısımdan meydana gelmektedir. Alt ve üst adlandırılan kısımlarda oluşan enfeksiyonlar genel olarak idrar yolu enfeksiyonu olarak değerlendirilir. İdrar yolu mesaneden böbreklere kadar uzanır. Üretra ve idrar torbasının bulunduğu kısım alt idrar yoludur. Üretra idrarı vücut dışına taşır. Böbreklerin etkilenmediği enfeksiyonlar alt idrar yolu enfeksiyonu olarak tanımlanır. Enfeksiyonlar genellikle bakteriler, mikroplar nedeniyle ortaya çıkar. Oldukça ağrılı ve hastaya rahatsızlık veren bir sorundur.

Alt idrar yolu enfeksiyonu nedenleri

Bakteriler: Genellikle enfeksiyonun nedeni bakterilerdir. Sindirim sisteminde bulunan bakterilerin üretraya ulaşması halinde, alt idrar yolu enfeksiyonu oluşur. Anüs aracılığıyla idrar yoluna rahatlıkla geçen bakteriler, burada üreyebilir. Enfeksiyon bu durumda hem alt idrar yollarını, hem de üst idrar yollarını etkileyebilir. Kadınlarda üretra kısa olduğundan ve anüse yakın olduğundan, alt idrar yolu enfeksiyonu daha fazla görülür.

Genital hijyene önem vermemek: Tuvalet temizliğine özen göstermemek alt idrar yolu enfeksiyonu nedeni olabilir. Tuvalet temizliğinin önden arkaya doğru yapılması gerekir. Bu bakteri ve mikropların idrar yoluna girmesine engel olur. Genital bölgenin temiz olması oldukça önemlidir. Temizlikte parfüm, sabun gibi ürünlerin kullanılmaması da gerekir. Pedlerin sıkça değiştirilmesi, pamuklu çamaşırların giyilmesi, var olan akıntı sorunu için tedavinin geciktirilmemesi enfeksiyonların oluşmasına engel olabilir.

İdrar torbasının (Mesane) tam boşalmaması: İdrar torbasının boşalmasına engel olacak sorunlar ya da idrarın mesanede uzun süre kalması gibi etkenler bakterilerin çoğalmasına uygun zemin hazırlar. Bu yüzden alt idrar yolu enfeksiyonu oluşabilir.

Kabızlık: Bu sorun kişinin idrar düzeninin bozulmasına neden olur. İdrara düzenli çıkılmaması, idrarın tutulması, mesanenin boşaltılmaması enfeksiyon nedeni olabilir. Bu düzenin kesinlikle bozulmaması gerekir.

Bağışıklık sisteminin zayıf olması: Vücudunuzun hastalıklardan korunmasında bağışıklık sisteminin önemi büyüktür. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, her türlü enfeksiyonun oluşmasında etken olabilir.

Cinsel ilişki: Alt idrar yolu enfeksiyonu normalde cinsel yolla bulaşmaz. Ancak cinsel ilişki bu enfeksiyonu tetikleyebilir. Bu yüzden özellikle kadınlara cinsel ilişkiden önce ve sonrasında idrara çıkmaları önerilmektedir. Cinsel ilişki sırasında kullanılan prezervatif gibi yöntemlerde enfeksiyona yol açabilir.

Alt idrar yolu enfeksiyonu bunların dışında gebelik, şeker hastalığı, menopoz gibi etkenler yüzünden de oluşabilir. Kendiniz daha çok idrarda yanma, sızlama, sık idrara çıkma, bulantı ve kusma, ateş gibi belirtilerle gösteren enfeksiyonun ilerlememesi, üst idrar yolu enfeksiyonuna dönüşmemesi için mutlaka erken aşamada tedavi edilmesi gerekir.

Alt idrar yolu enfeksiyonu tedavisi

Bu enfeksiyonun tanısı yapılan idrar testi sonucunda kolayca yapılır. Tedavide enfeksiyona neden olan bakterinin türüne uygun antibiyotikli ilaçlar kullanılır. İlaçların dozu, türü mutlaka doktor tarafından belirlenmelidir. Hastalardaki yakınmalar genellikle 2-3 günde biter. Ancak tedavide ilaçların sonuna kadar kullanılması önerilir. Daha sonra da enfeksiyonun tekrarlanmaması için gereken önlemler alınmalıdır.
]]>
Çocuklarda Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cocuklarda-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Thu, 11 Oct 2018 17:18:12 +0000 Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu, soğuk algınlığı olarak da tanımlanabilir. Hem dünyada hem de Türkiye de en sık doktora gitmemize neden olan hastalıklardan biridir. Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu nez Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu, soğuk algınlığı olarak da tanımlanabilir. Hem dünyada hem de Türkiye de en sık doktora gitmemize neden olan hastalıklardan biridir. Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu nezle, faranjit, kulak iltihabı, larenji ve anjin olarak baş gösterebilir.

Özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde meydana gelen üst solunum yolu enfeksiyonlarının sebebi olarak havaların soğuk olması ve çocuğun üşümesi olarak görülse de aslında daha çok okul ve kreş gibi kapalı ortamlarda birbirleriyle daha yakın temasta bulunmaları enfeksiyonun bulaşmasına neden olmaktadır.

Çocuk yılda ortalama 5-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu yaşayabilir ve bu hastalığa yakalanma sıklığı 6-7 yaşından sonra gittikçe azalır. Üst solunum yolu enfeksiyonu genel olarak ilk günlerde nezle veya grip şeklinde baş gösterir. Doğal olarak burun akıntı, gözlerde hafif yaşarma ve ateş şeklinde şikayetler yaşanabilir. Nezle ve grip insanlar arasında aynı hastalığın farklı isimleri olarak algılansa da aslında ikisi de birbirinden tamamen farklı seyreder. Nezle, daha hafif seyreden bir virüs iken hafif ateş, gözlerde yaşarma, hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı yaşanır. Gripte ise eklem ağrısı, vücutta kırgınlık, halsizlik, baş ağrısı, öksürük, yüksek ateş gibi durumlar görüldüğünden uzun süreli bir hastalıktır. Her iki hastalığa da virüs enfeksiyonu neden olduğu için hastalıkların antibiyotik kullanmasının herhangi bir yararı olmayacaktır.

Çocuklarda grip ya da nezle şeklinde gelişen üst solunum yolu enfeksiyonlarının devamında bakteriyel enfeksiyonların da görülebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Mesela 1 yaşında bir çocuk önce nezle iken bu duruma birkaç gün sonra kulak enfeksiyonu eklenebilir. Böyle durumlarda antibiyotik almaya başlamakta yarar vardır. Ancak çocuklarda antibiyotik kullanımına dikkat etmemiz gerekir ve kesinlikle bir hekim kontrolünde bu antibiyotik tedavisine başlanılmalıdır.

Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonunun yayılmasının en büyük sebebi kapalı ortamlarda hapşırık ya da öksürük yoluyla gerçekleşmektedir.  Özellikle oyuncak gibi metaryallerin ortak kullanılması da üst solunum yolu enfeksiyonunun bulaşma ihtimalini artırmaktadır. Bu nedenle özellikle toplu kullanılan kapalı oyun alanlarının ve buradaki oyuncakların uygun şekilde dezenfekte ederek temizlenmesi gerekmektedir.

Sigaraya maruz kalan çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu görülme ihtimali daha da arttığından kesinlikle sigara dumanına maruz bırakmamalıyız. Çocukların ellerini ağızlarına veya gözlerine götürme davranışlarının olması ve her yere dokunmaları nedeniyle sık sık ellerini yıkatmalıyız. Üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalana çocuklarda sıvı alımını artırmak, serum fizyolojik ile burun temizliği yapmak ve nefes almasını kolaylaştırmak hatta gerekirse ateş düşürücü de kullanmak gerekir. Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu daha oluşmadan önlemlerini alarak önleyebiliriz. Ama yine de çocuklarımız bu enfeksiyonu kapmış ise sıkı takip yaparak iltihabik vakalara dönüşmesinin önüne geçebiliriz.

]]>
Mide Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/mide-enfeksiyonu.html Fri, 12 Oct 2018 06:11:11 +0000 Mide Enfeksiyonu, genelde gastrit olarak bilinen mide rahatsızlığıdır. Bu rahatsızlığın ortak olan özellikleri ise mide astarının iltihaplanması olan bir dizi rahatsızlığın tanımlanması halinde karşımıza çıkan bir Mide Enfeksiyonu, genelde gastrit olarak bilinen mide rahatsızlığıdır. Bu rahatsızlığın ortak olan özellikleri ise mide astarının iltihaplanması olan bir dizi rahatsızlığın tanımlanması halinde karşımıza çıkan bir terimdir. Bu mide rahatsızlığının nedeni birçoğu ülsere de yol açan bakteriler olarak karşımıza çıkar. Tüm bunların yanı sıra ayrıca aşırı alkol içmek, travmatik yaralanmalar ile alınan bazı ağrı kesicilerin düzenli bir şekilde kullanılması gibi etkenlerin de mide enfeksiyonuna neden olması mümkündür. Mide enfeksiyonunun birden veya çok yakın zaman içinde yavaş, yavaş ortaya çıkan tam iki çeşit türe sahip olduğunu söylemek mümkündür. Bu iki farklı seyir eden gastrite ''akut gastrit'' adları da verilir. Akut olan gastrit birden ortaya çıkan ve belirtilerini birden gösterirken kronik gastrit bir zamandır var olan ve zaman ile git gide ilerleyerek etkilerini yavaş, yavaş gösteren aynı zamanda da kendini yenilebilen mide enfeksiyonu şeklinde karşımıza çıkar. Tüm bunların yanı sıra birçok kişi için gastrit oldukça ciddi problemlere yol açan bir mide rahatsızlığı olmamak ile beraber kısa süre içinde tedavisinin gerçekleşmesi de mümkün olur. 

Mide Enfeksiyonu Belirtileri
  • Aşırı kilo kaybı
  • Kusma
  • Üst karın bölgesinde yemek yedikten sonra hazımsızlık, sancı hissi ve yanma hissi
  • Midede şişkinlik veya geğirme
  • Üst karın bölgesinde yemek yedikten sonra hazımsızlık hissedilmesi
  • İştahsızlık
  • Mide bulantısı
Genel olarak akut gastritte bu tür problemler ile çok sık karşılaşmak söz konusudur. Bunlar tipik belirtiler olmak ile birlikte bunların haricinde de kişinin kusmuğunda görülen kan oldukça ciddi fazla enfeksiyon kaptığının ve hatta mide kanaması geçirdiğini de gösterir. Hatta koyu renkli kusmuklarda veya kusmada kişiye acil tıbbi müdahale edilmesi gerekir. Belirli zamanlarda her kişinin başına kusma, hazımsızlık ve mide yanması gibi birtakım sorunlar gelir. Bu belirtilerin olması hemen mide enfeksiyonu problemi yaşadığınız anlamına gelmez. Yalnız görülen bu belirtiler bir haftadan daha da uzun sürüyor ise mutlaka doktora gitmeniz gerekir. Özellikle de dışkıda kan gelmesi veya kan kusması gibi bazı durumlarda hiç vakit kaybetmeden oldukça önemlidir. 

Mide Enfeksiyonu Tedavisi

Mutlaka Uygun Besin Diyeti Uygulayın
Mide enfeksiyonu olan kişiler her daim yedikleri ve içtikleri şeylere çok dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde hastalığın belirtileri git gide şiddetlenir: Zaten zaralı yiyeceklerden uzak durmak sorunun ortadan kalkmasına yardımcı olur. 
  • Sık ve az yiyin
  • Patates püresi, muz ve pirinç çok sık yiyin
  • Çok su kaynına sebep olacağından dolayı kafeinli içecek içilmemeli (kahve gibi)
  • Çorba, bol, bol su, nane çayı ile zencefil çayı için
  • Alkol, yağda kızaran besinler, lifli, baharatlı, tuzlu besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Diyetisyenden detaylı bir diyet programı isteyin.
]]>
Bayanlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bayanlarda-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Fri, 12 Oct 2018 06:11:32 +0000 Bayanlarda idrar yolu enfeksiyonu, oldukça fazla rastlanmaktadır. En çok bayanları etkileyen durumdur. İdrar yolu enfeksiyonu görülen bayanlarda genellikle çoğu ağrı şikayeti ile sızıya neden olmakla birlikte çoğu kez
Bayanlarda idrar yolu enfeksiyonu, oldukça fazla rastlanmaktadır. En çok bayanları etkileyen durumdur. İdrar yolu enfeksiyonu görülen bayanlarda genellikle çoğu ağrı şikayeti ile sızıya neden olmakla birlikte çoğu kez kendiliğinden geçebilirken bazı durumlarda ise antibiyotik tedavisi kullanmak gerekmektedir. İdrar yolu enfeksiyonunun teşhisi basit bir idrar testi veya kültürü ile anlaşabilmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu ile kişide yaşam kalitesinin düşmesine ve sancılı bir dönem başlamasına neden olmaktadır. Bayanlarda genital bölgenin kısalığından ötürü erkeklere oranla daha çok idrar yolu enfeksiyonu oluşmaktadır. 

Bayanlarda idrar yolu enfeksiyonu nedenleri nelerdir 
  • Bakteriler: İdrar yolu iltihabı sindirim sistemini etkileyerek bakteriler meydana getirmektedir. Bu bakteriler idrarın dışarı atılması ile sidik borusuna ulaşmasıyla enfeksiyona neden olmaktadır. 
  • Genital Hijyen: Tuvalet temizliğine dikkat edilmelidir. Tuvalet esnasında temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Bu şekilde yapılan uygulama sonrası idrar yolu enfeksiyonu ciddi anlamda azalacaktır. Bunun yanı sıra pamuklu iç çamaşırları tercih edilmelidir. İç çamaşırları sık sık değiştirilmelidir. Genital bölgedeki istenmeyen tüyler düzenli olarak alınmalıdır. Aksi halde enfeksiyona davetiye çıkarılmış olunmaktadır. 
  • Böbrek Taşları: Böbrek taşları çoğu zaman idrar yolunda tıkanmalara neden olmaktadır. Buda idrar yolu enfeksiyonlara neden olmaktadır. Tıkanma ile bölgede enfeksiyonlara neden olmaktadır.
  • Mesanenin Tam olarak Boşaltılmaması: Kişide tuvalet ihtiyacı olduğunda tamamen mesanenin boşaltılmaması ve idrarın bekletilmesi idrar yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır. 
Bayanlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir
  • Sık Sık tuvalet ihtiyacı olmasını hissetmek
  • Sürekli idrar yapma isteği
  • İdrar yaparken yanma 
  • Karın ve kasık ağrısı
  • İdrarda kan gelmesi ve bulanık idrar gelmesi
  • Genital bölgede kan gelmesi
  • Ateş, bulantı ve kusma
  • Gece sık sık idrara çıkmak
  • İdrar torbasına baskı
Bayanlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır

İdrarın geldiği anda yapılması tutulmaması gerekmektedir. Mesane boşalana kadar dek yapılmalıdır. Genital bölgenin temizliğine özen gösterilmelidir. Su çok tüketilmelidir. Günde en az 8 bardak su tüketilmelidir. Sürekli banyo yapılması gerekmektedir. İç çamaşırlar genellikle yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır ve buharlı ütü ile ütülenmesi gerekmektedir. 
]]>
Boğaz Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bogaz-enfeksiyonu.html Fri, 12 Oct 2018 09:16:13 +0000 Boğaz enfeksiyonu, en çok kış aylarında olmak üzere insanlarda karşılaşılan hastalıklardan biridir. Boğazda çeşitli nedenlere bağlı olarak gerçekleşen tahrişler, kısa bir süre sonra enfeksiyonların ortaya çıkmasına ned Boğaz enfeksiyonu, en çok kış aylarında olmak üzere insanlarda karşılaşılan hastalıklardan biridir. Boğazda çeşitli nedenlere bağlı olarak gerçekleşen tahrişler, kısa bir süre sonra enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olarak bazı boğaz hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır. boğaz enfeksiyonları, belli bir süre sonra iyileşen ve insanlarda meydana getirmiş olduğu etkileri ortadan kaldıran hastalıklarıdır. Fakat bazı boğaz enfeksiyonları çok ağır bir şekilde seyrettiği halde insanların herhangi bir önlem almamaları durumunda enfeksiyonlar hızlı bir şekilde artarak farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle boğaz enfeksiyonu ile ortaya çıkan hastalıkların da insanlarda riskli olabileceğini söyleyebiliriz. Boğaz enfeksiyonları, genellikle virüs ve bakterilerden kaynaklanmaktadır. Virüs ve bakterilerin insanlarda gerek diğer bir kişiden geçmesiyle gerek dışarıdan boğaza yerleşmesiyle ortaya çıktığı için büyük ilaç tedavisine gerek bulunmamaktadır. Boğaz enfeksiyonu, bir kişiyi etkisi altına alması durumunda çok ciddi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan belirtiler direk olarak birçok belirtiyle karşımıza çıkmaktadır. 

Boğaz enfeksiyonu belirtileri: 

Yutkunamama: İnsanlarda meydana gelen boğaz enfeksiyonları, boğazın tahrişine bağlı olarak insanların yutkunamamasına neden olmaktadır. Özellikle boğazın şişmesiyle birlikte yutkunma eylemi tamamen zorlaşmış olur. Bu nedenle bol bol sıcak içecekler tüketmek boğazın yumuşamasını sağlayacaktır. 

Boğazda ağrı: Meydana gelen boğaz enfeksiyonu durumları direk olarak boğazda ağrıların oluşmasına neden olmaktadır. Boğazda oluşan ağrılar, insanlarda iştah problemlerine neden olarak kişinin kısa sürelerde kilo vermesine neden olmaktadır. 

Kulak ağrısı: İnsanlarda boğaz enfeksiyonu direk olarak iç kulak rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Hatta bu durum hemen hemen her grip olan insanda meydana gelebilmektedir. Bu nedenle boğaz enfeksiyonu olan insanlarda kulak ağrısı sorunu da meydana gelebilir. Bu durumun doktora belirtilmesi gerekmektedir. 

Boğaz kuruluğu: Boğaz enfeksiyonu olan insanlarda aslında boğaz kuruluğu diye bir şey meydana gelmez. Fakat boğazda oluşan tahrişler direk olarak boğazda kuruluk şeklinde ortaya çıkar. Bu nedenle kişi boğazının kuruduğunu düşünür.

Hırıltılı nefes: İnsanlarda meydana gelen boğaz enfeksiyonu, direk olarak solunum yollarına da yayılarak bu şekilde  hırıltılı solunum problemlerine neden olmaktadır. Bu nedenle bir diğer belirti olarak bu durumu düşünebilirsiniz. 

Boğaz enfeksiyonları insanlarda bazen yüksek ateş rahatsızlığı sorununun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle yüksek ateş sorunlarına çok dikkat etmeniz gerekmektedir. Özellikle çocukların boğazlarında görülen enfeksiyon durumları için çok daha fazla dikkat edilmesi gerekmektedir. 

Boğaz enfeksiyonu neden ortaya çıkar
  • Virüs kaynaklı boğaz enfeksiyonu: Genellikle su tanecikleri şeklinde kişiden kişiye geçen virüsler diğer bir kişide boğaz enfeksiyonu oluşmasına neden olur. Bu nedenle kesinlikle hasta insanlardan biraz daha uzak durulmalıdır.
  • Faranjit: Başlı başına bir hastalık olan bu durum direk olarak boğazda enfeksiyon artışına neden olur. Bir nevi boğazda oluşan iltihapların oluşturduğu enfeksiyonlardır.
  • Kızamık hastalığı: Bu hastalığın ilk başlangıcı nezleye benzediği için genelikle boğazda tahrişe neden olarak enfeksiyon oluşumuna neden olur. 
  • Bademcik şişmesi: Bademcikleri alınmamış olan insanlarda soğuk su içmek ya da çok soğuk hava solumak direk olarak boğazda enfeksiyon artışına neden olur.
  • Yukarıdaki durumların yanı sıra insanlarda; su çiçeği, ağız aftları, uçuk virüsleri, gırtlak iltihapları ve çeşitli hastalıklar direk olarak boğaz enfeksiyonuna neden olur.
<]]> Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/akut-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Fri, 12 Oct 2018 17:13:51 +0000 Akut üst solunum yolu enfeksiyonu virüslerin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır. En yaygın rastlanan hastalıklardandır. Bütün akut hastalıkların yarısından çoğunu oluşturmaktadırlar. Bu hastalıklar antibiyotik Akut üst solunum yolu enfeksiyonu virüslerin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır. En yaygın rastlanan hastalıklardandır. Bütün akut hastalıkların yarısından çoğunu oluşturmaktadırlar. Bu hastalıklar antibiyotiklerin en yaygın kullanıldığı hastalıkların en başında gelirler. Rinovirüs, corona virüs, respiratory syncytial virüs, ücret influenza virüs, adeno virüs, influenza tip A, influenza tip B ve influenza tip C virüs, herpes simplex virüs ve enterovirüsler akut virüslerin neden meydana geldiği üst solunum hastalıklarına neden olan virüslerdir. 

Virüsün çeşitleri nelerdir Kimler riziko gruplarını oluşturur 
En sık influenza tip A ve tip B insanlarda sağlık sorunlarına neden olur. Tip C diyabeti olan insanlarda kimi zaman sağlık sorunlarına neden olur. En ciddi riziko grubunu oluşturanlar; ilerlemiş yaşlarda müzmin akciğer ve kalp rahatsızlığı olanlar, diyabet, böbrek ve immun sistemi rahatsızlığı olanlardır. 

Virüs ne türlü bulaşır 
İnfluenza çabuk bulaşan bir hastalıktır. Hasta kişilerin öksürmesi ve hapşırması neticesi mikro damlacıklar en yaygın bulaşma nedenidir. Bununla birlikte el teması, öbür şahsi temaslarda bulaşmaya neden olur. 
 
Üst solunum enfeksiyonu soğuk algınlığı olarak da bilinmektedir. Hem dünya geneli hem de ülkemizde sık olarak hekim ziyaretlerine neden olan hastalıklardan biridir. Burun ve boğazda iltihaba sebep olan 200'den sık sık virüs neden olur. Çocukların bir çoğu senede 5-8 defa akut üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler. Okul öncesi eğitim görenlerde bu sayı artabilir. 6 yaşından önemli çocuklarda ÜSYE sıklığı azalır. 
  • Adolesan yıl sınıfı senede 2-4 defa ÜSYE olabilmektedir.  
Üst solunum enfeksiyonları hangi mevsimlerde ek olarak sık olur neden 
Üst solunum enfeksiyonları genelde sonbahar ve kış mevsimlerinde belirir. Düşünülenin aksine havanın soğuması ve çocuğun üşümesi ile alakası yoktur. Çocukların okula gitmesi virüsler ile karşılaşmayı arttırır. İnsanlar soğuklarda iç ortamlarda birbirine yakın temasta kalırlar. 
Düşük nem, burun mukozasını kurutur bu vaziyette birey soğuk algınlığına sebep olan virüslere karşın ek olarak hassastır. 

Akut üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri nelerdir 
Üst solunum enfeksiyonları belirtileri çocuk virüsü aldıktan 1-3 gün hemen ardından başlar ve genelde 1 hafta sürer. Bu zaman çocuktan çocuğa değişkenlik gösterir. (1-2 haftaya civarı sürebilir) 
Bebeklerde, rahatsızlık, hafif ateş, burun tıkanıklığı olabilmektedir 
Daha önemli çocuklarda Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğazda kaşıntı, boğazda ağrı, hapşırık, halsizlik, genizde akıntının sebep meydana geldiği hafif öksürük bulunur 
Soğuk algınlığı (üst solunum yolları enfeksiyonları) ne şekilde bulaşır 
Üst solunum yolları enfeksiyonları vaziyette olan bir birey hapşırma ya da öksürme ile hastalık virüsünü yayar.  

Soğuk algınlığı ve gribin farkı nedir 
  • Soğuk algınlığının gripten ayırımı mühimdir. 
  • Soğuk algınlığında ateş yoktur ya da hafiftir, gripte fazla ateş bulunur. 
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarında baş ağrısı bazı durumlarda bulunur, gripte ise anında her vakit bulunur. 
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarında hapşırık sık sık bulunur, Gripte ise ek olarak az rastlanır 
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarında hafif öksürük, gripte ise ek olarak kuvvetli öksürük bulunur 
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarında hafif halsizlik bulunur, çocukların enerji seviyesi çok fazla etkilenmemiştir. Gripte ise halsizlik ek olarak belirgindir ve haftalar sürebilir. 
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarında boğaz ağrısı genelde bulunur, gripte boğaz ağrısı ek olarak kimi zaman rastlanır. 
Akut üst solunum yolu enfeksiyonu rehabilitasyonunda ya da üst solunum enfeksiyonlarından korunmada C Vitamin tüketimi yararlı]]> Bebeklerde Boğaz Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-bogaz-enfeksiyonuna-ne-iyi-gelir.html Fri, 12 Oct 2018 19:45:42 +0000 Bebeklerde boğaz enfeksiyonuna ne iyi gelir: Bebekler doğduğundan itibaren ilk 6 ay bağışıklık sistemi gelişmemiş olur. Bu gelişim anne sütü ile sağlanır. Anne sütü bebekleri enfeksiyonlara karşı korur. Anne sütüne rağmen Bebeklerde boğaz enfeksiyonuna ne iyi gelir: Bebekler doğduğundan itibaren ilk 6 ay bağışıklık sistemi gelişmemiş olur. Bu gelişim anne sütü ile sağlanır. Anne sütü bebekleri enfeksiyonlara karşı korur. Anne sütüne rağmen bebekler boğaz enfeksiyonuna yakalanabilirler. 6 aydan sonra yavaş yavaş bağışıklık sistemi gelişmeye başlar. Bağışıklık sistemi gelişmeye başlasa bile mevsim değişikliğinden, soğuk, sıcak içeceklerden, klimalardan dolayı boğaz enfeksiyonuna yakalanırlar. Bebeklerin boğaz enfeksiyonuna yakalanma sebepleri enfeksiyona neden olan bakterilerdir. Bu bakteriler soluduğumuz havada çok fazla bulunur ve bu nedenden hastalanırlar. Bakteri dışında ki bazı virüslerde boğaz enfeksiyonuna neden olabilirler. Mevsim değişikliğinden dolayı ortaya çıkan polenlerde boğaz enfeksiyonuna neden olur. 

Bebeklerde boğaz enfeksiyonunun belirtileri: 
  • Yüksek ateş
  • Gözlerin kızarması
  • Kuru öksürük
  • Burun tıkanıklığı ve bebeklerin süreli ağlaması
  • Ağız kuruması ve kokması
  • Lenf bezlerinin şiş olması
  • Boğaz enfeksiyonundan dolayı bebeklerin kusması
  • Deride döküntüler
  • Dil üzerinde kırmızı benekler
  • Gözlerde iltihap oluşması bebeklerde boğaz enfeksiyonunun belirtileridir. Bu tür belirtiler varsa boğaz enfeksiyonuna yakalanmış demektir. Uygun tedavi için doktora götürülmeli ve uygun testlerden geçirilmelidir. 
Bebeklerde boğaz enfeksiyonuna ne iyi gelir: Geçirilen test sonucu tedavi uygulanır. Bebeklerde boğaz enfeksiyonunun nedeni virüs ise, gribal ilaçlar, ateş düşürücü, ağrı kesici, bebek şurupları verilir. Eğer bu tedavi uygulanıp hastalık geçmezse hastanede tedavi devam eder. Bebeklerde boğaz enfeksiyonun sebebi bakteri ise, Bebekler için miligram antibiyotikler verilir. Bu tür tedavi yöntemi kesinlikle doktor gözetimi altında yapılmalıdır. Tedavi uygulanmaya başlandığından itibaren 2 gün sonra enfeksiyon belirtileri azalma gösterir. enfeksiyonun tekrarlamaması için bebeğe ne ince nede kalın giydirilmemelidir. Bebeklerin bulunduğu ortam hijyen kurallarına uygun olmalıdır. Bebeğin terlememesi için oda sıcaklığına dikkat etmek gerekir. Aşırı soğuk yiyeceklerden ve kirli yiyeceklerden sakınılmalıdır. Bebeğin banyo sonrası bebeğin saçı vücudu iyi kurulanmalıdır. Islak kalan bölge enfeksiyona tekrar neden olabilir.
]]> Deri Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/deri-enfeksiyonu.html Fri, 12 Oct 2018 21:32:12 +0000 Deri Enfeksiyonu, Deri üstünde oluşan enfeksiyonlar virüs, bakteri veya mantara bağlı olarak ortaya çıkar. Sebebine bağlı olarak deri üstünde ortak belirtiler çıkabildiği gibi hastalığa özgü belirtiler de birden ortaya çı Deri Enfeksiyonu, Deri üstünde oluşan enfeksiyonlar virüs, bakteri veya mantara bağlı olarak ortaya çıkar. Sebebine bağlı olarak deri üstünde ortak belirtiler çıkabildiği gibi hastalığa özgü belirtiler de birden ortaya çıkabilir. 

Bakteriyel Deri Enfeksiyonları
  • Sellülit: Selülit deri üstünde ve deri altında yumuşak dokuların çok yaygın olduğu bir enfeksiyondur. Bakterinin derinin içerisine çatlak veya bir çizik gibi girerek yayılmasının sonucunda meydana gelir.
  • Cüzam: (mycobacterium leprae): İsmi verilen bakterinin yavaş, yavaş gelişmesi sonucunda meydana gelir. Hansen hastalığı olarak da bilinmekte olan cüzam 1873 senesinde keşfedilerek bilim adamı hastalığı adını almıştır. 
  • İltihaplı İsilik: Asıl ismi impetigo olup bulaşıcı bakteriyel bir deri enfeksiyonudur. Bu enfeksiyon vücudun herhangi bir yerinde görülür ama genelde maruz kalan kısımlarda daha sık görülür. 
  • Çıban: Çıban yağ bezesinde yada saç folikülün de başlayan bir cilt enfeksiyonudur. İlk önce deri enfeksiyonu kısmında kızarıklık oluşarak yumru oluşur. Tam dört, yedi gün içerisinde cilt altında irin topladığından dolayı rengi beyaz renge döner.
  • Karbonkül: Bakterinin yol açmış olduğu bu enfeksiyonda derinin altında birbirleri ile alakalı olan ağrılı, kırmızı ve şiş kümeler olarak ortaya çıkmaktadır. 
  • Pilonidal Apse İle Kist: Pilonidal kist koksiksin alt kısmında veya kuyruk sokum unun hemen altında oluşur.
  • Staph Enfeksiyonu: Bu enfeksiyon genelde bakteri ve enfekte olmuş küçük bir kesik ile başlamaktadır. Staph enfeksiyonları basit veya çok ciddi biçimlerde ortaya çıkar.
Mantarın Oluşturduğu Deri Enfeksiyonları
Deride meydana gelen mantar enfeksiyonları oldukça yaygındır. Sporcu kaşıntı, sporcu ayağı ve ringworm ile mantar enfeksiyonları en çok karşılaşılan mantar enfeksiyonlarıdır.
  • Ayak Mantarı: Atlet ayağı oldukça yaygın bir mantar enfeksiyonudur. Bu enfeksiyonun oluşması için illede atlet olmak zorunda değilsiniz. Bu oldukça can sıkıcı olan rahatsızlık kız veya erkek fark etmeden her hangi yaş grubunda görülür.
  • Saçkıran: Ringworm veya saçkıran hastalığı solucanların sebep olduğu bir hastalık türü değildir. Daha çok yüzeysel olan bu deri enfeksiyonları tinea olarak bilinmektedir. Dermatofitler ismi verilen mantarlar bu enfeksiyona yol açar.
  • Tırnak Mantarı Enfeksiyonları: Tırnak mantarı enfeksiyonu olarak bilinen adında da anlaşıldığı gibi ayak tırnağı, el veya tırnak altında bir mantarın sebep olduğu bir enfeksiyon türüdür.
  • Kandidiyazis (Maya Enfeksiyonu): Kandidiyazis bir grup maya mantarının yol açtığı bir enfeksiyondur. En sık görüleni ise Candida albicans simi verilen ve yirmiden daha fazla olan çeşidi olan mantar türüdür. Bu tür mantarlar ise vücudun hemen, hemen her yerinde olur.
  • Sporotrichosis: Bu mantar türü de bira mayası veya bayat ekmek ile çok yakından alakalıdır. Bu sebepten dolayı enfeksiyon toprak, gül, ot ve yosun ile uğraşan bahçıvanlar arasında çok sık görülür.
Viral Deri Enfeksiyonları
  • Su Çiçeği: Su çiçeği (varicella) deri üstünde birçok kaşıntılı kırmızı döküntüler şeklinde olur. Su çiçeği karakterize viral enfeksiyondur. Çocukluk döneminin en yaygın olan hastalıklarından birisidir.
  • Molluscum Contagiosum: Molluscum kontagiozum cilt üstünde tek veya birden daha çok inciye benzeyen yükseltiler göstermekte olan viral deri enfeksiyonudur.
  • Zona Hastalığı: Zona su çiçeği herpes zoster virüsünün yol açtığı bir hastalık türüdür. Bu hastalık türü bu virüsün yeniden canlanması ile meydana gelmektedir. 
]]>
Karaciğer Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/karaciger-enfeksiyonu.html Sat, 13 Oct 2018 02:35:08 +0000 Karaciğer enfeksiyonu: Şişkin karaciğer hastalığına dikkat edilmelidir. Karaciğer en önemli organlardan birisidir. Karaciğer enfeksiyon kaptığında karaciğer şişer. Bazı bakteri ve virüsler karaciğerin şişmesine neden olur. Karaciğer enfeksiyonu: Şişkin karaciğer hastalığına dikkat edilmelidir. Karaciğer en önemli organlardan birisidir. Karaciğer enfeksiyon kaptığında karaciğer şişer. Bazı bakteri ve virüsler karaciğerin şişmesine neden olur. Zayıf beslenme, alkol, zararlı yiyecek ve içeceklerde buna en büyük nedendir. Karaciğer enfeksiyonunun belirtileri, grip gibi belirtilerdir. Kırgınlık, ateş, kusma, mide bulantısı, kaslar da ağrı. Düzelmek yerine git gide bu belirtiler artar. Karaciğer enfeksiyonun bir diğer sebeplerinden birisi de karında oluşan şişliktir. Her yemekten sonra rahatsızlık oluşur ve karında ağrı oluşur. Sindirim yavaşlar ve baş dönmesi oluşabilir. Diğer belirti ise dışkının renginin beyaza dönüşmesidir. Bu renk karaciğer iltihaplanmasından dolayı meydana gelir.  Ağızda da acı bir tat olur. Yemeklerin, yediğimiz içtiğimiz her şeyin tadını doğal alamayız hep bir acımsı olur. Aşırı koku yapar. Ağızda kuruluk meydana gelir. Karaciğer enfeksiyonun ilerlemesi durumunda cildin rengi sarıya döner. Bu hastalığa da sarılık denir. Bu tür durumda hemen doktora başvurulmalıdır.  

Karaciğer enfeksiyonu için yapılması gerekenler: Doktorun gözetimi altında yapılan tedavi dışında yapılması gereken teknikler vardır. Karaciğer enfeksiyonun geçmesi için bol bol sıvı tüketin ve lifli yiyecekler tercih edin. Boğa dikeni çayı da karaciğer enfeksiyonuna iyi gelmektedir. Her gün içildiği takdirde günden güne rahatladığınızı hissedeceksiniz. Bir diğer faydalı bitki ise yeşil çaydır. Yeşil çay sağlığa çok yararlıdır. Sindirime de yardımcı olur, Enfeksiyonları azaltır. Karaciğere en iyi gelen bitkilerin başında karahindiba gelmektedir. Karaciğeri enfeksiyonlardan arındırır ve karaciğeri temizler. 

Karaciğer enfeksiyonu tedavi yöntemi: Dışkı, kan, salya ve idrardan örnek alınır ve test yapılır. Tedavi yöntemine ise hepatite neden olan organizmanın çeşidine bağlıdır. Çıkan sonuca göre tedavi süreci başlar. Bu sürece  dikkat edilmeli ve istenilen her şey yapılmalıdır. Bu tedavi dışında da yukarıda bahsedilen bitkiler tüketilebilir.
]]>
Vajina Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/vajina-enfeksiyonu.html Sat, 13 Oct 2018 03:02:09 +0000 Vajina enfeksiyonu: Üreme sisteminin sağlığını korumak için vajina bölgesinde oluşan enfeksiyonların erken teşhisi gereklidir. Vajina enfeksiyonlarında erken tedavi diğer hastalıklarda olduğu gibi önem taşımaktadır. Vajinada Vajina enfeksiyonu: Üreme sisteminin sağlığını korumak için vajina bölgesinde oluşan enfeksiyonların erken teşhisi gereklidir. Vajina enfeksiyonlarında erken tedavi diğer hastalıklarda olduğu gibi önem taşımaktadır. Vajinada çok sık karşılaşılan enfeksiyonlar kişiye ciddi anlamda problemler yaşatmakta ve kalıcı hastalıklara neden olabilmektedir. Hatta kadınlarda vajina enfeksiyonu kısırlığa neden olabilmektedir. Kadınlarda vajina enfeksiyonları arasında en sık rastlanılan belirtiler arasında vajinada yanma hissi, kaşıntı, kokulu veya kokusuz akıntı, cinsel birliktelik anında ağrı ve kaşıntıya bağlı olarak gelişen tahriş gözlemlenmektedir. Vajina enfeksiyonu mantar, bakteri ve parazitler nedeni ile kişide oluşmaktadır.


Vajina enfeksiyonu türleri:
  • Bakteriyel vajinozis: Bakteriyel vajinozis yani diğer adı ile bakteriyel vajinoz kişide var olmasına neden olan gardnerella vaginalis isimli bakterisi tarafından vajinada enfeksiyon oluşmaktadır. Oksijensiz ortamlarda üreyen bir bakteridir.
  • Bel soğukluğu: Bel soğukluğu yine cinsel yolla bulaşan vajinal bir enfeksiyondur. Kadınlarda genellikle herhangi bir şikayete yol açmaz. Akıntı, bel ağrısı ve adet düzensizliklerine neden olan bu enfeksiyon kadınlarda tüplerde yapışıklığa neden olarak sperm geçişini engeller. Bel soğukluğu enfeksiyonu ihmal edildiği takdirde kadınlarda kısırlığa neden olabilmektedir.
  • Şankroid: Cinsel yolla bulaşan ve üreme organlarında görülen ağrılı yarala şankroid denmektedir. Genel olarak cinsel temas yoluyla geçmekle beraber hijyen eksikliği nedeni ile de kişide var olmaktadır.
  • Sifiliz: Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Bu enfeksiyonun bulaşma sebebi cinsel temastır. Ayrıca anneden cenine, hamilelik yada doğum sırasında da bulaşmaktadır.
  • Klamidya: Klamidya enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan ve en sık görülen vajinal enfeksiyonlardan biridir. Sarı renkli kokusuz bir akıntıya neden olmaktadır. Bu enfeksiyon kadınlarda adet dönemi aralarında kanama ve cinsel birliktelik yaşanma sırasında ağrı hissedilmektedir. Bazende her hangi bir belirtiye yol açmadan sinsice ilerleyebilen bir enfeksiyondur. Sinsice kişide şikayetlere neden olmadan ilerleyen Klamidya enfeksiyonları tüplerde yapışıklık ve tıkanıklıklara yol açmaktadır. Kadında oluşan tüplerde yapışıklık ve tıkanıklık kısırlık oluşmasına da yol açmaktadır.
]]>
Cilt Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cilt-enfeksiyonu.html Sat, 13 Oct 2018 23:01:16 +0000 Cilt enfeksiyonu, cilt vücudu dış etkenlere karşı koruyan bir tür savunma sistemidir. Cilt, mantar, bakteri ve virüs kaynaklı olarak birçok hastalığa maruz kalabilir. Cilt enfeksiyonu toplumda sıkça karşılaşılan bir sağl Cilt enfeksiyonu, cilt vücudu dış etkenlere karşı koruyan bir tür savunma sistemidir. Cilt, mantar, bakteri ve virüs kaynaklı olarak birçok hastalığa maruz kalabilir. Cilt enfeksiyonu toplumda sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Birçok hastalığa bağlı olarak cilt enfeksiyonu gelişebilir.

Cilt enfeksiyonu hangi hastalıklar nedeniyle oluşur

Folikülit: Genelde sivilce olarak bilinen folikülit hastalığı, beyaz uçlu sivilcelere verilen addır. Kıl folekülleri çevresinde meydana gelir. Kıl folekülleri etrafında gelişen enfeksiyon türüdür. Eğer oluşan enfeksiyon hafif seyirliyse lokal antibiyotik tedavisiyle kontrol altına alınabilir. Fakat enfeksiyon yayılma eğilimindeyse antibiyotik kullanımı ağız yoluyla uygulanır. Antibiyotik tedavisinin yanı sıra sıcak kompres uygulamak da faydalı olur.

İmpetigo: Bacak, kol ve yüzde gri ve sarı renkte kaşıntılı yaralar impetigo hastalığı olarak tanımlanır. Çok sık rastlanılan bir cilt enfeksiyondur. Dermatitle beraber görülebileceği gibi tek başına da görülebilir. Enfeksiyon ilk başladığında kırmızı sivilce şeklinde olur. Sivilce iki gün içinde patlar ve bölgede sızıntı başlar. Yara genişleme eğilimindedir. Oluşan enfeksiyonun bulaşıcı olma riski çok fazladır. Enfeksiyona yol açan bakteri kana bulaştığında çocuklarda böbrek rahatsızlığına yol açabilir. Enfeksiyon bazen tek bir yerle sınırlı olabilir. Bu gibi durumlarda lokal antibiyotik tedavisi yeterli olur. Şayet enfeksiyon yayılma eğilimindeyse ağız yoluyla kullanılan antibiyotikler reçete edilir. Tedavi süreci oldukça ağır ilerler. Ancak iyileşme olasılığı yüksektir.

Yılancık ve selülit: Kol, bacaklar ve yüz bölgesinde oluşan bir cilt enfeksiyonudur. Geliştiği alanda şişlik, kızarıklık ya da yanmaya neden olabilir. Selülit, bağ dokuları nedeniyle oluşan ve bakteri kaynaklı bir cilt enfeksiyonudur. Yılancık, enfekte olan bölgelerde parlak ve sınırları olan bir selülit türüdür. Tedavide ağız yoluyla kullanılan antibiyotik uygulanır. Beraberinde sıcak kompres tedaviye destek olabilir.

Zona: Yüzün bir kısmında kızarıklık, yanma ve ağrı şeklinde meydana gelebileceği gibi vücudun herhangi bir bölgesinde de oluşum gösterebilir. Su çiçeğine neden olan virüs kaynaklı olarak ortaya çıkar. Daha önce su çiçeği virüsü alan kişilerde yıllarca sinsi bir şekilde vücutta pasif yaşayabilir. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu bir dönemde aktifleşerek aniden ortaya çıkabilir. Hastalığın tıbbi tedavi yöntemi yoktur. Belli bir zaman içinde geçebilir. Fakat soğuk kompres uygulamak rahatlatıcı etki yaratabilir. Beraberinde antiviral ilaçlar kullanılabilir.

Cüzam: Mycobacterium leprae adlı bir bakterinin sebep olduğu, yavaş ilerleyen bir cilt hastalığıdır. 1873 yılında keşfedilmiş ve bilim adamı hastalığı adını almıştır.

Çıban: Yağ bezinde ya da saç folikülinde başlayan bir tür cilt enfeksiyonu olan çıban, başlangıçta ciltte kırmızılığa neden olur. Oluşan kırmızılık yumru şeklindedir. Bir haftada cilt altında irin toplanır ve oluşan yumru beyazlaşmaya başlar. Antibiyotik tedavisi lokal ya da ağız yoluyla uygulanabilir.

Tırnak mantarı: El, ayak tırnağında, tırnak altında mantarın sebep olduğu bir cilt enfeksiyonu türüdür. Antibiyotik içerikli kremler ve ağız yoluyla kullanılan antibiyotikler ile kontrol altına alınabilir.

Cilt enfeksiyonu için tıbbi tedavilerin yanı sıra bitkisel tedavilerden de yardım alınabilir. Tıbbi tedaviyle birlikte bitkisel tedavi uygulandığında enfeksiyonun iyileşme süreci kısaltılabilir.

Cilt enfeksiyonu bitkisel tedavi

Elma sirkesi: Elma sirkesi doğal bir antibiyotik özelliğindedir. Cilt enfeksiyonlarına karşı elma sirkesinden yararlanılabilir. Özellikle bakteri kaynaklı enfeksiyonlar için etkili olan elma sirkesi, eşit ölçülerde su il]]> Diş Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/dis-enfeksiyonu.html Sun, 14 Oct 2018 13:19:39 +0000 Diş Enfeksiyonu; aşırı diş ağrılarıyla meydana çıkar. Ama tek belirtisi diş ağrısı değildir başka bir çok daha belirti vardır. Eğer dişinizin enfeksiyon kaptığını düşünüyorsanız en yakın zamanında bir dişçiye Diş Enfeksiyonu; aşırı diş ağrılarıyla meydana çıkar. Ama tek belirtisi diş ağrısı değildir başka bir çok daha belirti vardır. Eğer dişinizin enfeksiyon kaptığını düşünüyorsanız en yakın zamanında bir dişçiye gitmelisiniz. Gitmediğiniz taktirde hem ağrılarınız çoğalır hem de dişinizi tamamen kaybedebilirsiniz. Diş sağlığı diş çürüğü çoğu insan tarafından pek önemsenmez. Ama zamanında bakılmazsa ileride daha büyük sorunlar çıkabilir. Enfeksiyon diş kayıplarına yol açabilir. Bu durum apse olarak da adlandırılır. 

Diş enfeksiyonu irinli bir iltihap birikintisi demektir. Bu iltihap ölü doku, akyuvar ve bakterilerden oluşan kötü kokulu bir sıvıdır. Enfeksiyonun nedeni bakterilerdir. Enfeksiyonlara maruz kalan diş ve çevre dokular şişer ve ağrılara neden olur. Zamanla enfeksiyonların etkisi ile ölen diş kökleri ağrıların geçmesine ama enfeksiyonların sağlam dişlere doğru gitmesine neden olmaktadır. 

Diş Enfeksiyonu belirtileri; 
  • Dişlerde ve diş etlerinde zonklama şeklinde sürekli olaşan ağrılar 
  • Sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerde enfeksiyonlu bölgede aşırı derecede hassasiyet 
  • Ateşlenme ve yorgunluk hissi 
  •  Boyun bölgesinde şişlik oluşması
  •  Yemek yerken oluşan ağrılar
Farklı farklı iki tane diş enfeksiyonu türü vardır. Bunlar;
  • Diş kökünde biriken enfeksiyon (diğer adıyla apse)
  • Diş ve diş eti arasında oluşan enfeksiyonlar (apse) 

Diş köklerinde oluşan enfeksiyonlar diş bakımının yapılmaması ve oluşan çürüklere zamanında müdahale edilmemesinden dolayı oluşmaktadır. Diş ve diş eti arasındaki enfeksiyonlar  ise yine günlük olarak diş bakımının yapılmamasından ötürü diş aralarında kalan yiyeceklerden kalan artıkların temizlenmeyip ağızda bakteri ve tartarlarla birlikte enfeksiyonların oluşmasına neden olmasıdır. 

Dİş de oluşan enfeksiyon diş hekiminiz röntgen ve bazı tedavi metodları ile enfeksiyonlu diş bölgesinin teşhisini yapacaktır. Röntgen genellikle enfeksiyonlu diş ve diş etlerini o bölgenin ne durumda olduğunu çok açık bir şekilde göstermektedir. Aynı zamanda dişe buz veya elektrik akımı yollayarak tedavinin teşhisi yapılır. 

Diş kökünde oluşan enfeksiyonlar için genellikle kanal tedavisi uygulanır. Her diş doktoru diş kanal tedavisi yapabilmektedir. Ama bu işin uzmanı olan endodontistler kanal tedavisini yapmaktadırlar. Bazı durumlarda tek başına kanal tedavileri yeterli olmamaktadır. Çok ilerlemiş durumlarda cerrahi bir işlem gerekebilir. Son çare ise eğer kanal tedavisi ve cerrahi tedavide olamayacak durumda ise diş çekilip onun yerine implant tedavisi uygulanabilmektedir.
Diş eti ve diş arasında oluşan enfeksiyonlarda tedavi ise öncelikle o bölge temizlenir ve iltihabın içi boşaltılır. Daha sonra enfeksiyon  yeniden oluşmayacak şekilde diş etleri ve dişin kök yüzeyleri iyice temizlenir. Yapılan bu tedavi aşamalarında diş eti  uyuşturulmakta ve hasta hiç bir ağrı yada sızlama hissetmemektedir. 

Diş Enfeksiyonu Oluştuğu Zaman Yapılması Gerekenler; 
  • Dişlerin günlük bakımı yapılmalı
  • Günde 2-3 defa tuzlu su ile gargara yapılmalı 
  • Çiğnerken enfeksiyonlu bölge kullanılmamalı 
  • Bol bol sıvı tüketilmeli 
  • Doktorun tavsiye ettiği ilaçlar dışında ilaç kullanılmamalı 
  • Doktor kontrolleri ihmal edilmemeli 
Diş Enfeksiyonlarının Nedenleri; 
  • Diş bakımına özen gösterilmemesi 
  • Şeker ve karbonhidratlı yiyecek ve içeceklerin çok tüketilmiş olması 
  • Diş minesinde oluşan kırık ve çatlaklıklar
  • Dişlerdeki çürükler 
  • Dişlerde kalan yiyecek artıkları 
  • Dişin hasar görmesi Gıcırdatma ve sıkmadan oluşan) 
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olması 
  • Eskimiş dolgular 
  • İhmal edilmiş doktor tedavileri 
]]>
Hpv Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/hpv-enfeksiyonu.html Mon, 15 Oct 2018 07:24:58 +0000 Hpv enfeksiyonu, Human Papilloma olarak bilinen Hpv enfeksiyonu son yıllarda toplumda sıkça rastlanan bir enfeksiyondur. Hpv enfeksiyonunun yaklaşık 100 türü bulunmaktadır. Bazı virüsler el ve ayaklarda siğile neden olurken, b Hpv enfeksiyonu, Human Papilloma olarak bilinen Hpv enfeksiyonu son yıllarda toplumda sıkça rastlanan bir enfeksiyondur. Hpv enfeksiyonunun yaklaşık 100 türü bulunmaktadır. Bazı virüsler el ve ayaklarda siğile neden olurken, bazıları cinsel bölgelerde genital siğillere veya kondiloma sebep olurlar. Bazı virüs türleri de kadınların rahim ağzında zamanla kansere neden olabilirler. HPV enfeksiyonun neredeyse 20 çeşidi genital bölgede enfeksiyona yol açabilmektedir.

Hpv enfeksiyonu nasıl bulaşır

Hpv enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir hastalık türüdür. Genital bölgeyi etkisi altına alan enfeksiyon temas yoluyla kolaylıkla bulaşabilir. Hpv enfeksiyonun bulaşması için tam bir cinsel birliktelik olması gerekmez. Bölgenin birbiri ile teması da Hpv enfeksiyonunun bulaşmasına yol açabilir. Virüs bulaştıktan sonra yaşanan bulgular birkaç ay içinde aktif olabilir. Bazen ise bulguların aktif olması yıllar alabilir. Bazı durumlarda ise virüs yıllarca herhangi bir bulgu vermeyebilir.

Hpv enfeksiyonu kadın ve erkeklerde genital siğillere neden olabilir. Ancak daha da risklisi kadınlarda rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Rahim ağzı kanseri tanısı yapılan kadınların yaklaşık %95'inde Hpv virüsü saptanmaktadır.

Hpv enfeksiyonu belirtileri

Virüs kana karıştıktan sonra, uzun süre belirti vermeden seyredebilir. Yaşanan ilk belirtiler hastalar tarafından önemsenmeyebilir. Hpv enfeksiyonu kana geçtikten sonra hücre ve kan hücrelerine yerleşerek bu bölgelerde çoğalır. Savunma mekanizması yavaş yavaş virüsün etkisi altına girer. Hpv enfeksiyonu bulaştıktan yaklaşık 12 ay sonra kişide grip ya da gribe benzer bir hastalık oluşur. Yüksek ateş, boğaz ağrısı, gece terlemesi, eklem ve kas ağrısı, halsizlik, baş ağrısı yaşanabilecek diğer belirtiler arasındadır. Ancak yaşanan belirtilerin şiddeti ya da varlığı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Hıv enfeksiyonu taşıyan kişi kendini uzun zaman iyi hissedebilir. Bu gibi belirtiler yaşayan kişi eğer çok eşli bir hayat sürüyorsa mutlaka bir doktora danışarak gerekli testleri yaptırması gerekir. Enfeksiyon erken dönemde teşhis edilir ve tedaviye başlanırsa başkalarına bulaşma riski azaltılabilir.

Hpv enfeksiyonu taşıyan hastanın her geçen gün bağışıklık sistemi zayıflar, günden güne hafif seyreden ve halsizliğe neden olan hastalıklar yaşanır. Virüs çoğalarak akut enfeksiyona neden olabilir. Hpv enfeksiyonu ilk dönem belirtileri;
  • Ateş
  • İshal
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Deri döküntüsü
  • Farenjit
  • Lenf bezine şişme
  • Pamukçuk
  • Dalak ve karaciğerde büyüme
  • Eklem ve kas ağrısı
Hpv enfeksiyonu tanısı

Bölgede genital siğiller görülmüşse Hpv enfeksiyonu tanısı kolaylıkla koyulabilir. Kadında PAP smear testi yapılarak tanı kesinleştirilir. Bazı durumlarda PAP smear testi net sonuç vermeyebilir. Bu nedenle son yıllarda yaygın şekilde kullanılan ince yayma tekniği kullanılarak hata payı riski azaltılabilir. Hpv enfeksiyonu varlığında DNA incelemeleri  yapılarak Hpv enfeksiyonun türü tespit edilir. Rahim ağzı kanseri vakalarında genellikle Hpv tip 16 tespit edilir. Bu tip tespit edilmişse kadın yaşam boyu yakın takip içinde olmalıdır. Erkeklerde eğer Hpv enfeksiyonu belirti göstermemişse teşhisi mümkün değildir. Çünkü bu enfeksiyonu tespit edebilecek henüz bir tetkik bulunmamaktadır.

Hpv enfeksiyonu tedavisi

Hpv enfeksiyonun günümüzde tam bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak tedavide kişinin bağışıklık sistemi oldukça önemli rol oynar. Tedavide enfeksiyonun neden olduğu bulgular tedavi edilebilir. Genital siğil varsa bu siğiller yakılarak tedavi edilebilir. Eğer siğiller büyükse cerrahiyle alınması gerekebilir. Küçük ve sayıca az olan siğiller kremlerle kontrol altına alınabilir. Siğil tedavi edildiğinde tekrar nüksetme olasılığı yükse]]> Yeni Doğan Bebekte Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/yeni-dogan-bebekte-enfeksiyon.html Mon, 15 Oct 2018 18:26:51 +0000 Yeni doğan bebeklerde enfeksiyon, Vücudumuzun her bölgesinde meydana gelen parazitler, bakteriler ve virüsler tarafından oluşturulan bulaşıcı hastalıklara enfeksiyon denir. İlaç yöntemi ile enfeksiyonlar tedavi edilebilen bi Yeni doğan bebeklerde enfeksiyon, Vücudumuzun her bölgesinde meydana gelen parazitler, bakteriler ve virüsler tarafından oluşturulan bulaşıcı hastalıklara enfeksiyon denir. İlaç yöntemi ile enfeksiyonlar tedavi edilebilen bir hastalıktır. Enfeksiyonun en büyük belirtilerinden biri ateştir. Yeni doğan bebeklerde vücutta enfeksiyonun artması CRP' nin yükselmesidir. Anne hamile iken bebeği dışarıdan gelen enfeksiyonlara karşı korur. Bu koruma anne hamile iken enfeksiyon kapmışsa bozulabilir. Anne ve anne karnında bulunan bebeğin enfeksiyon kapması net olarak belirlenemez. Bu durumda yeni doğacak olan bebek olumsuz etkilenebilir ve bebek sakat olarak doğabilir. 

Yeni doğan bebekte enfeksiyon belirtileri: Anne karnındaki bebek ve anne enfeksiyon geçirirken sadece muayene ile teşhis konulamayabilir. Annede ateşlenme döküntü gibi durum var ise hemen uzman bir doktor tarafından kontrol edilmelidir. Yeni doğan bebek de, kafasında büyüklük, sarılık, ateşlenme, dalağın büyük olması, havale geçirmesi, duyma sorunu, görme problemi ile karşılaşılabilir. Yeni doğan bebeklerin enfeksiyona ve mikroplara karşı direnci zayıftır. Yeni doğan bebeklerin dirençleri zayıf olduğu için bu tür problemler hayati sorunlara yol açabilir. Enfeksiyondan dolayı ölüm en çok yeni doğan bebekler de görülmektedir. Yeni doğan bebeğin renginde değişim, nefes almasında hırıltı, deride döküntü, karında şişlik, yüksek ateş veya normal sıcaklıktan düşük olması gibi durumlar görülmesi yeni doğan bebek enfeksiyonu olabilir ve en yakın doktora başvurulmalıdır. 

Yeni doğan bebek enfeksiyonuna karşı korunma: Kedi ve kedi dışkılarından uzak durulmalıdır. En büyük tehlikelerden birisidir. Bebek anne karnında iken anne, pişmemiş sebze ve pişmemiş etlerden uzak durmalıdır. Anne kızamıkçık olmuşsa bebek anne karnında iken bebeğin büyümesi ve organların gelişmesinde aksaklığa sebep olur. Doğduğunda ise yeni doğan bebek de duyma kaybı, görme kaybı ve zihinsel engel gibi durumlar ortaya çıkabilir. Annenin genital bölgesinde enfeksiyona rastlanırsa bebeğin etkilenmemesi için sezeryan ile doğum yaptırılır. Hepatit B virüsü bulunan anne hemen aşı ve koruyucu serum ile korunmalıdır.
]]>
Bebeklerde Kanda Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-kanda-enfeksiyon.html Tue, 16 Oct 2018 13:15:48 +0000 Bebeklerde kanda enfeksiyon, vücuda giren mikroorganizmaların çoğaldığı ve hastalığa karşı ortam hazırlamasıdır. Bu mikroorganizmalar bebeklere ciddi zararlar. Bebeklerde kanda enfeksiyon olup olmadığını kan testinde CRP deni Bebeklerde kanda enfeksiyon, vücuda giren mikroorganizmaların çoğaldığı ve hastalığa karşı ortam hazırlamasıdır. Bu mikroorganizmalar bebeklere ciddi zararlar. Bebeklerde kanda enfeksiyon olup olmadığını kan testinde CRP denilen parametrenin yapılmasıyla anlaşılmaktadır. Kan testinde CRP parametresinin yüksek çıkması kanda enfeksiyonun olduğunun göstergesidir. Bebeklerde kanda enfeksiyonun oluşmasının birden fazla nedeni vardır. 

Bebeklerde kanda enfeksiyon, birden fazla organı etkilemektedir. Ve organların fonksiyonlarını bozmakla beraber ve bebeklerde aniden ölüme yol açmaktadır. Bebeklerde kanda enfeksiyon doğduktan sonra uzun süre hastanede kalması ve bağışıklık sisteminin zayıflayanlar da daha fazla görülmektedir. Bebeklerde kan enfeksiyonun görülmesinin en çok görülmesinin nedeni romatizmal ateş hastalığıdır. Bebeklerde vücutta enfeksiyon olması da kanda enfeksiyon yapmaktadır. Örneğin ; bağırsak enfeksiyonun artması ve zararlı enfeksiyonların çoğalmasıyla kanda enfeksiyon olarak yansımaktadır. Mantar, parazit ve bakterilerde bebeklerde kanda enfeksiyonu tetiklemektedir. Bebeklerde kanda enfeksiyon ilerlemesi ile tüm vücuda yayılmaktadır. Bunun için erken müdahale edilmelidir. 

Bebeklerde kanda enfeksiyon belirtileri nelerdir
Bebeklerde kanda enfeksiyon bebeğin yaşına göre değişkenlik göstermektedir. 
  • Yüksek ateş
  • Annenin memesini emmeme isteği
  • Kusma
  • Huzursuzluk
  • Sarılık
  • Karında oluşan şişlik
  • Vücudun sıcaklığının düşmesi
  • Öksürük
  • Sürekli uyuma ve halsizlik
  • Kan basıncında düşme
  • Hormonal değerlerin düşmesi
  • Organların fonksiyonlarının bozulması
Bebeklerde kanda enfeksiyon nasıl bulaşmaktadır
  • Bebeğin yediği yiyeceklerin temiz ve sağlıklı olmaması
  • Kirli ellerle bebeğe temas etmek
  • Kan yoluyla
  • Yanık sonrası bütünlüğü bozulan deriden de bulaşmaktadır. 
Bebeklerde kanda enfeksiyonun tedavi nasıl yapılır

Bebeklerde kanda enfeksiyon belirtilerini gösteren hasta hastaneye götürülmelidir. Bebeğe yapılan tahlil ve tetkiklerde enfeksiyonun çıkmasıyla tedaviye başlanılmalıdır.  Kanda enfeksiyona yol açan mikroba karşı antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Bebeğin sıvı dengesi karşılamak için uygun beslenme yöntemi verilmelidir.  Bebekte oksijen sıkıntısı olduğunda mutlaka oksijen tedavisi verilmelidir. Tedavi de bebeğin bilincinin açık olması gerekmektedir. 
]]>
Bağırsak Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir https://www.enfeksiyon.gen.tr/bagirsak-enfeksiyonuna-ne-iyi-gelir.html Tue, 16 Oct 2018 15:50:25 +0000 Bağırsak Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir, genellikle sağlıksız ve düzensiz beslenme, sıkıntı, stres ve genetik faktörler gibi etkenler sebebi ile meydana gelebilen, bazı durumlarda ise diğer her hangi bir rahatsızlık ne Bağırsak Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir, genellikle sağlıksız ve düzensiz beslenme, sıkıntı, stres ve genetik faktörler gibi etkenler sebebi ile meydana gelebilen, bazı durumlarda ise diğer her hangi bir rahatsızlık nedeni ile rastlanan bağırsak enfeksiyonu oldukça mühim bir rahatsızlıktır Bağırsak enfeksiyonu rahatsızlığında ilk olarak mutlaka bir hekime başvurarak tedaviye başlanmalıdır ve hekimin sizin için uygun gördüğü ilaçları düzenli bir şekilde kullanılması gereklidir. Başvurulan hekimin verdiği ilaçların yanı sıra tedaviye destek amaçlı evde uygulanabilecek bitkisel tedavi şekilleri hakkında bazı tavsiyelerimiz olacaktır.

Bağırsak Enfeksiyonuna İyi Gelen Bitkiler

Kekik, bağırsaklara yerleşen parazitlerin yok edilmesinde ve bağırsak oluşan bozuklukların giderilmesine oldukça faydalı bir bitkidir.

Armut, bağırsakları yumuşatarak rahatlatır. Ayva ise mükemmel bir bağırsak güçlendiricidir.

Biberiye Çayı, bağırsak ve mide hastalıklarında mükemmel bir iyileştirici etkiye sahip olmasının yanı sıra safra kesesi salgısını da artırmaktadır.

Melisa, bağırsaklarda enfeksiyon nedeni ile meydana gelen rahatsızlıklar nedeni ile oluşan ağrıların giderilmesine yardımcı olur.

Kimyon, mide, bağırsak ve karın rahatsızlıklarında iyi bir iyileştiricidir.

Nar Kabuğu, bağırsak kurtları, solucanları ve parazitlerin düşürülmesine yardımcı olur.

Elma, limon, domates ve incir bağırsak enfeksiyonlarına karşı iyi gelir. Ayrıca bağırsaklarında rahatsızlık yaşayan kişilerin domatesi kesinlikle çiğ olarak tüketmemeleri ve haşlanmış domates tüketmeleri tavsiye edilir.Bağırsak Enfeksiyonuna Ne İyi Gelir

Bamya, bağırsakları yumuşatmasının yanı sıra sindirim sisteminin düzenli çalışmasına faydalı olmasının yanı sıra bağırsaklardaki pekliği önleyerek kabızlığı giderir.

Kabak Çekirdeği, bağırsak kurları ve parazitlerini düşürmede mükemmel bir yardımcıdır.

Bağırsak enfeksiyonlarında hekiminizin sizin için verdiği reçetenin yanı sıra yukarıda belirtilen bitkisel önerileri uygulamanız yaşanan rahatsızlığın çok daha kısa zamanda ve daha da çabuk atlatmanızda yardımcı olacaktır. Ancak yine de hekiminize danışmadan her hangi bir şifalı bitkiyi kullanmayınız. Çünkü esas olan hekiminizin sizin için uygun gördüğü tedavidir. Bunların yanı sıra bağırsak enfeksiyonu rahatsızlığında mutlaka çok daha fazla su veya sıvı içecekler tüketilmelidir. Ancak su tüketmek sizin için kafi gelmiyor ise taze olarak hazırlanmış meyve suları veya bitkisel çaylardan destek alarak sıvı ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

]]>
Bebeklerde Bağırsak Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-bagirsak-enfeksiyonu.html Wed, 17 Oct 2018 01:12:42 +0000 Bebeklerde Bağırsak Enfeksiyonu, Bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen rahatsızlıklardan biri olan bağırsak enfeksiyonları, bağırsaklarda ki virüs artışına bağlı olarak iltihap oluşması olarak tanımlanabilir. Bebeklerde Bebeklerde Bağırsak Enfeksiyonu, Bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen rahatsızlıklardan biri olan bağırsak enfeksiyonları, bağırsaklarda ki virüs artışına bağlı olarak iltihap oluşması olarak tanımlanabilir. Bebeklerde bağırsak enfeksiyonu, solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en çok görülen rahatsızlıklardan biridir. Bağırsak enfeksiyonlarına yol açan başlıca sebepler, ağız yolu ile vücuda giren mikroplar, bakteriler, virüs ve parazitlerdir. Bu virüsler genellikle tüketilen yiyeceklerden ve özellikle bebeklerde bilinçsiz olarak ağızlarına soktukları yabancı cisimlerden vücuda girer. Bayatlamış ve tarihi geçmiş yiyecekler tüketmek, iyi temizlenmemiş sebze ve meyve tüketmek bağırsaklarda parazitlerin oluşmasına ve bağışıklığın zayıflayarak virüslerin yayılmasına neden olmaktadır. En fazla yaz ve sonbahar aylarında görülür.

Bebeklerde bağırsak enfeksiyonu belirtileri,

Genellikle ishal, kusma,  yüksek ateş, huysuzluk, karın ağrısı, iştah kaybı ve halsizliktir. Bu belirtiler aniden ortaya çıkar ve 2-3 gün boyunca sürebilir.

Eğer bu belirtiler dikkate alınmazsa özellikle ishal ve kusma nedeniyle bebeğin vücudunda su kaybı meydana gelebilir ve telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.

Bağırsak enfeksiyonu geçiren bebeğin kakası genellikle kanlı, sümüksü veya mukuslu denilen koyu renkte ve kötü kokulu olabilir.

Bebeklerde bağırsak enfeksiyonunun ilk belirtisi hafif yeşilimsi sıvı dışkı ile başlamaktadır. Tedavi edilmezse kolon kanseri, çölyak ve crohn hastalığı gibi ciddi rahatsızlıkları da beraberinde getiren bu enfeksiyonun başlaması halinde mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır. 

Bebeklerde Bağırsak Enfeksiyonu
Bebeklerde Bağırsak Enfeksiyonu Tedavi

Bebeklerde ve çocuklarda çok hızlı yayılabilen bu enfeksiyonun tedavisi hastane ortamında sağlanabilir. Öncelikle enfeksiyona neden olan durum kan ve dışkı testleri ile bulunur. Serum desteği veya müshil ile tedavi başlatılabilir. Doktor tarafından yazılacak antibiyotik ve ilaçlarla tedavi süreci devam eder. 
Oluşabilecek su kaybının önlenmesi için ishal ve kusma az bile olsa çocuk bol sıvı ile beslenmelidir.

Anne sütü de zayıflayan bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğiyle tedaviye yardımcı etkenler arasındadır. Yapılan araştırmalara göre anne sütü bağışıklık sistemini güçlendirmede %30 gibi önemli bir paya sahiptir. Ayrıca hijyen kurallarına özen göstermek, annenin ellerini sürekli temizlemesi, bebeğin emzik ve biberon hijyenine dikkat etmesi, yiyecekleri bol su ile güzel bir şekilde yıkaması gibi durumlarda tedavi de oldukça etkilidir.
]]>
Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/enfeksiyon.html Wed, 17 Oct 2018 13:21:28 +0000 Enfeksiyon, yani intaniye veya halk arasında adlandırıldığı üzere bulaşım da denilmektedir. Mikropların ve virüslerin vücuda girmesiyle meydana gelen hastalıkların sonucunda enfeksiyon görülmektedir. Daha açıklayıcı bir Enfeksiyon, yani intaniye veya halk arasında adlandırıldığı üzere bulaşım da denilmektedir. Mikropların ve virüslerin vücuda girmesiyle meydana gelen hastalıkların sonucunda enfeksiyon görülmektedir. Daha açıklayıcı bir şekilde belirtecek olursak mikropların veya virüslerin hatta bazen mantarların bile insandan insana, hayvandan insana, veya topraktan insana geçişiyle yani bulaşmasıyla oluşan hastalıkların tümüne enfeksiyon diyebiliriz. Enfeksiyon bir geçiş evresidir.

Enfeksiyon başlıca öksürürken, aksırırken, beslenirken, cinsel ilişki esnasında, birebir deri temasından, hayvanlara temas edilmesiyle veya bir annenin doğum esnasında bebeğine bulaşacağı bir hastalıktan meydana gelebilir. Bu saydığımız durumlar neticesinde geçici hastalıklar veya bunun tam aksine  çok ciddi hastalıklar meydana gelebilir. Bu hastalıklara örnek verecek olursak verem, boğmaca, tifo, kızamıkçık, frengi, dizanteri, kolera gibi hastalıkları sıralayabiliriz.

Enfeksiyon

Enfeksiyon insanların bünyesine göre farklılık gösterir. Bazı insanlar bünyesi güçlü olmasına rağmen hastalıklara daha çabuk yakalanabilirler. Bu insanların başında bebekler ve yaşlı grupları gelir. Ayrıca bu grupların yanında bağışıklık ilaçları kullananlar ve salgın hastalıkların olduğu ortamda bulunan insanlarda enfeksiyon evresini daha hızlı geçirmektedir.

Enfeksiyon yani bulaşıcı hastalıkları önlemek için en önemli unsur hijyendir. Yiyeceklerden kıyafetlere kullanılan temizlik ürünlerinden yemek yediğiniz tabaklara, bardaklara bile dikkat etmeniz gerekmektedir. Hastaneler büyük riskler taşımaktadır. Hastaneye girerken varsa hastane içinde dezenfekte jeli kullanınız ve hastaneden çıkınca mutlaka ellerinizi sabunla yıkayınız. Ayrıca sokak hayvanlarıyla mümkün olduğunca temas kurmaktan kaçınınız.
Bebeklerin aşılarını zamanında ve eksiksiz yaptırmanız çok önemlidir. Bebekler daha öncede belirttiğimiz gibi hastalıklara daha çabuk yakalanabilir bu nedenle bebeklerin besinlerine çok dikkat edilmeli ve doktor kontrolleri aksatılmamalıdır.
Doktorlar bulaşıcı hastalıklar için bazı önlemler almaktadır. Bulaşıcı hastalıklar için belirli dönemlerde ilaçlar kullanılmaktadır. En basiti grip aşısını hepimiz duymuşuzdur. Genellikle kış aylarına girmeden önce bütün sağlık ocaklarında ve eczanelerde bulunmaktadır. Bunun yanında önleyici birçok ilaç tedavisi vardır antibiyotikler bu ilaçların başında gelmektedir. Penisilinde bulaşıcı hastalıklar için doktorlar tarafından tercih edilmektedir.

]]>
Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cocuklarda-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Thu, 18 Oct 2018 05:03:56 +0000 Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, 5 yaşına  gelinceye sıklıkla rastlanan bir durumdur. Bu mesanede meydana geliyor ise buna sistit adı verilir eğer böbreklerde oluşuyorsa o zaman da piyelonefrit adını  alır. İdra Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, 5 yaşına  gelinceye sıklıkla rastlanan bir durumdur. Bu mesanede meydana geliyor ise buna sistit adı verilir eğer böbreklerde oluşuyorsa o zaman da piyelonefrit adını  alır. İdrar yollarındaki enfeksiyona neden olan bakterinin adı esherichia coli bakterisidir. Bu bakteri %80 oranında çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna yol açmaktadır. Ancak çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlu oluşumları bağırsak bakterileri, virüsler ve mantar yolu ile meydana gelmektedir. Kız çocuklarında enfeksiyon daha sık meydana gelmektedir. Bu durumun ana nedeni kız çocuklarının sahip oldukları anatomik yapıdan  ileri gelmektedir. Kız çocuklarında idrar yolu  enfeksiyonu üretranın kısa olması nedeniyle mesane tam boşalamaz ve bu duruma bağlı olarak mesanedeki asidik ortam azalır. Asitliğin azalması koruyucu bakteri sayısının azalmasına yol açar bu da enfeksiyon oluşumu için uygun ortam oluşmasına neden olur.

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunun görülme nedenlerinden biri de genital bölgedeki hijyenik temizliğin yetersiz olmasıdır. Özellikle  yaz ayalarında serinleme için girilen havuzların hijyenik olmaması ve kronik kabızlık problemi olan çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu  görülmektedir.İdrarını uzun süre erteleyen ya da işemeyi tam bitirmeden mesanesinde sürekli idrar kalan çocuklarda enfeksiyon daha kolay yerleşir ve çoğalır. Kronik kabızlık sorunu olan çocuklarda idrar göllenmesi denilen durum nedeniyle idrar yollarında  enfeksiyona daha sık rastlanmaktadır. Sünnetsiz erkek çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu geçirme riski kız çocuklara ve sünnetli erkek çocuklarına göre 10-20 daha sıktır.

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu
Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri;
  • İdrar yaparken yanma hissi
  • karın bölgesinde ağrı
  • sırt  bölgesinde ağrı
  • iştahsızlık
  • ateş ve titreme
  • bulantı ve kusma
  • idrar kokusunda değişiklik
  • idrara sık çıkma gibi belirtiler çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu  belirtileri arasında yer almaktadır.

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu zamanında belirlenip tedavisi yapılmazsa büyüme gelişme geriliği, hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Kesin olarak tanısının konması için uygun ortamda idrar örneği alınarak örneğin laboratuvar tetkiki yapılması gerekir. Bu nedenle gereksiz tedavi yöntemlerinin uygulanmaması gerekmektedir.

Enfeksiyonunun tanısı için idrar kültürü ve tam idrar tahlilinde mikroskobik inceleme ile alınan  kültür örneği bakılmalıdır. Enfeksiyonun tedavisi için antibiyotik ilaçlar kullanılır. yeni doğan bebeklerde yada enfeksiyonu fazla olan çocuklarda antibiyotikler damar yoluyla yada enjeksiyonla uygulanabilmektedir.
]]>
Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri https://www.enfeksiyon.gen.tr/cocuklarda-idrar-yolu-enfeksiyonu-belirtileri.html Fri, 19 Oct 2018 03:35:27 +0000 Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri, beş yaşına gelinceye kadar sıklıkla rastlanan bir durumdur. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu mesanede meydana geliyor ise buna sistit adı verilir eğer böbreklerde oluşuyorsa o zaman da Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri, beş yaşına gelinceye kadar sıklıkla rastlanan bir durumdur. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu mesanede meydana geliyor ise buna sistit adı verilir eğer böbreklerde oluşuyorsa o zaman da piyelonefrir adını alır. İdrar yollarındaki enfeksiyona neden olan bakterinin adı esherichia coli bakterisidir. Bu bakteri yüzde 80 oranında çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna yol açmaktadır. Ancak çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu oluşumları bağırsak bakterileri, virüsler ve mantar yolu ile de meydana gelmektedir.

Kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonu daha sık meydana gelmektedir. Bu durumun ana nedeni kız çocuklarının sahip oldukları anatomik yapıdan ileri gelmektedir. Kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonu üretranın kısa olması nedeniyle mesanede tam boşalamaz ve bu duruma bağlı olarak mesanedeki asidik ortam azalır. Asitliğin azalması koruyucu bakteri sayısının azalmasına yol açar. Buda enfeksiyon oluşumu için uygun ortam oluşmasına neden olur. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonun görülme nedenlerinden biride genital bölgedeki hijyenik temizliğin yetersiz olmasıdır. özellikle yaz aylarında serinleme için girilen havuzların hijyenik olmaması ve kronik kabızlık problemi olan çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu görülmektedir. İdrarlarını uzun süre ertelen yada işemeyi tam bitirmeden mesanesinde sürekli idrar kalan çocuklarda enfeksiyon daha kolay yerleşir ve çoğalır. Kronik kabızlık sorunu olan çocuklarda idrar göllenmesi denilen durum nedeniyle idrar yolu enfeksiyonuna daha sık rastlanmaktadır. Sünnetsiz erkek çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu geçirme riski kız çocuklara göre ve sünnetli çocuklara göre 10-20 kat daha fazladır. 

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri
Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri
  • İdrar yaparken yanma hissi
  • Karın bölgesinde ağrı
  • Sırt bölgesinde ağrı
  • İştahsızlık
  • Ateş ve titreme
  • Bulantı ve kusma
  • İdrar kokusunda değişiklik
  • İdrara sık çıkma gibi belirtiler çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri arasında yer almaktadır.
Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu zamanında belirlenip tedavisi yapılmazsa büyüme gelişme geriliği, hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonun kesin olarak tanısının konması için uygun ortamda idrar örneği alınarak örneğin; laboratuvar tetkiki yapılması gerekir. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu tanısın konması son derece önemlidir. Bu nedenle gereksiz tedavi yöntemlerinin uygulanmaması gerekmektedir. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonun tanısı için idrar kültürü ve tam idrar tahlilinde mikroskobik inceleme ile alınan kültür örneği bakılmalıdır. Tedavisi için antibiyotik ilaçlar kullanılır. Yeni doğan bebeklerde yada enfeksiyonu fazla olan çocuklarda antibiyotikler damar yolu yada enjeksiyonla uygulanabilmektedir.
]]>
Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavisi https://www.enfeksiyon.gen.tr/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonu-tedavisi.html Fri, 19 Oct 2018 07:20:31 +0000 Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun tedavisi şarttır ve erken davranmak gerekir. Gebelik döneminde idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artığı bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar basit bir sistit olabileceği gibi, ciddi bir böbrek en Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun tedavisi şarttır ve erken davranmak gerekir. Gebelik döneminde idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artığı bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar basit bir sistit olabileceği gibi, ciddi bir böbrek enfeksiyonu gelişimi de söz konusu olabilmektedir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak için erken dönemde idrar kültürü yapılması oldukça etkilidir. İdrar kültüründe üreme olduğundan üreyen bakteriye uygun antibiyotik tedavisi  verildiğinden gebeliğin kalan döneminde sistit ve piyelonefrit ortaya çıkma olasılığı önemli ölçüde azalır. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun en önemli etkeni fazla miktarda salgılanan progesteron hormonlarının düz kaslara gevşetici etkisidir.

İdrar yollarında idrar akımını sağlayan düz kaslar gevşediğinden idrar akımı yavaşlar ve bakteri geçişini engelleyen kapak mekanizmalarının da işlevleri azalır. Ayrıca gebeliğin ilerlemesiyle büyüyen rahimin idrar yollarına baskı yapması da idrar akımının yavaşlamasına katkıda bulunur. Sonuç olarak vajinada normalde bir problem yaratmadan yaşayan enfeksiyon etkenleri önce uretya yoluyla mesaneye buradan da şartlar elverdiğinde böbreklere doğru yukarı çıkarak böbreklere doğru çıkarak şiddetli enfeksiyonlara neden olurlar. Gebelikte  idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak için alınabilecek ilk önlem bol bol su içmektir. Su hem idrar miktarını artırarak sık idrar çıkmayı sağlayacak hem de böylelikle vücuttaki mikropları temizleyecektir. İdrarı kesinlikle tutmamak gerekir. Eğer idrar  isteği varsa ertelenmeden yapılmalıdır. İdrarın tamamen boşalmasından emin olunmalıdır.

Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavisi
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri
  • Sık sık idrara çıkma isteği
  • İdrarını yeterince yapamama
  • İdrar yaparken acıma ve yanma hissi 
  • İdrarda koku
  • Bulantı ve kusma
  • Karnının alt bölgesinde ağrı
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun mutlaka tedavisi yapılmadığı zaman özellikle böbrek enfeksiyonu durumunda erken doğum gibi ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalınabilir. Böbrek iltihaplanmasında ateş  yükselir, idrarda kan görülür, titreme ve belde ağrı oluşur. Bu belirtiler oluştuğunda anne adayı acilen takibini yapan doktora görünmelidir. İdrar kültüründe  üreme olduğunda üreyen bakteri cinsinin hangi antibiyotiklere hassas olduğunu belirten bir inceleme yapılır. Antibiyogram adı verilen bu inceleme sonucuna göre anne adayı en uygun olan antibiyotikle tedavi edilir. Tedavinin üzerinden 15 gün geçtikten sonra yapılan kontrol idrar kültüründe üreme olmaması durumunda tedavi başarılı olmuştur. Bu durumda anne adayına idrar yolu ile ilgili şikayetleri olmadığı sürece yeni bir idrar kültürü yapılmasına gerek yoktur.
]]>
Bebeklerde İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri https://www.enfeksiyon.gen.tr/bebeklerde-idrar-yolu-enfeksiyonu-belirtileri.html Fri, 19 Oct 2018 20:21:06 +0000 Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu belirtileri, oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Bu enfeksiyon daha bağırsakta buluna bakterilerin idrar yoluna bulaşıp yukarı doğru ilerlemesiyle oluşur. Yeni doğanlarda ise genellikle doğ Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu belirtileri, oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Bu enfeksiyon daha bağırsakta buluna bakterilerin idrar yoluna bulaşıp yukarı doğru ilerlemesiyle oluşur. Yeni doğanlarda ise genellikle doğuştan idrar yollarında bulunan anormallikler ve kan yoluyla meydana gelir. Bebeklerin yaşının küçük olması belirtilerin anlaşılmasını güçleştirmektedir. Kız çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu daha fazla meydana gelmektedir. Bu durumun ana nedeni kız çocukların sahip oldukları anatomik yapıdan ileri gelmektedir. Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonunun görülme nedenlerinden biri geni tal bölgedeki hijyenik temizliğin yetersiz olması ve sık sık değiştirilmeyen bezlerde idrar kaldığından bebeklerde enfeksiyon daha kolay yerleşir ve çoğalır. Erkeklerde sünnet yapılması enfeksiyon riskini azaltmaktadır. Bebekleri idrar yolu enfeksiyonundan korumak için bebekler ılık suyla yıkanmalı sıkça altları değiştirilmelidir. Alt temizliğine dikkat edilmelidir. Temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Bez bölgesi sıkça ılık suyla silinmelidir. Kız bebeklere daha fazla özen gösterilmelidir. Bebekler mevsim değişikliklerinde viral enfeksiyonlardan korunmalıdır. Bunlar idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilirler. Bebeklerin anne sütüyle beslenmesi bu hastalığa karşı da koruyucu olacaktır. 

Bebeklerde İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri
Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu belirtileri; 
  • Huzursuz olması
  • Ateş
  • Kilo alamaması yada yavaş kilo alması
  • Gelişme geriliği
  • İdrarda koku ve renk değişikliği. 
  • Karın ağrısı ve ağlama gibi belirtiler bebeklerde idrar yollarında enfeksiyonu düşündürmelidir.
Yeni doğanlarda enfeksiyonlar fazla belirti vermez. Bebeklerde birbirinden farklı belirtiler gözlenebilir. Bazen tamamen belirtisiz bir gelişme gösterir. Bunlar rutinler sırasında belirlenebilir. Yapılacak idrar kültürü ve idrar tahlili tanı konmasına yardımcı olur.
İdrar yolu enfeksiyonlarında tedaviye cevap genel olarak iyidir. Doğru tedavi edilmiş hastalarda  genellikle düzeltilemeyen bir idrar yolu anormalliği yoksa böbrek yetersizliği gelişmez. İdrar yolu enfeksiyonu hastalarının yüzde ellisinde tekrarlama görülse de ürolojik anormallikleri olanlarda daha sıktır. Tedavini amacı böbrek sağlığını korumak ve herhangi bir hasar kalma olasılığını en aza indirgemektir. Geç tanınması iyi tedavi edilmemesi ileride böbrek fonksiyonlarının bozulmasına yol açabilir. Böbrek fonksiyonlarının bozulması, böbreklerin yerini nedbe dokusunun almasına sebep olur.
]]>
Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonu.html Sat, 20 Oct 2018 11:26:30 +0000 Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu,  gebelik dönemi idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artığı bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar basit bir sistit olabileceği gibi, ciddi bir böbrek enfeksiyonu gelişimi de söz konusu olabilmektedir Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu,  gebelik dönemi idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artığı bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar basit bir sistit olabileceği gibi, ciddi bir böbrek enfeksiyonu gelişimi de söz konusu olabilmektedir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak için erken dönemde idrar kültürü yapılması oldukça etkilidir. İdrar kültüründe üreme olduğundan üreyen bakteriye uygun antibiyotik tedavisi  verildiğinden gebeliğin kalan döneminde sistit ve piyelonefrit ortaya çıkma olasılığı önemli ölçüde azalır. Gebelikte idrar yolu  enfeksiyonunun en önemli etkeni fazla miktarda salgılanan progesteron hormonlarının düz kaslara gevşetici etkisidir. İdrar yollarında idrar akımını sağlayan düz kaslar gevşediğinden idrar akımı yavaşlar ve bakteri geçişini engelleyen kapak mekanizmalarının da işlevleri azalır. Ayrıca gebeliğin ilerlemesiyle büyüyen rahimin idrar yollarına baskı yapması da idrar akımının yavaşlamasına katkıda bulunur. Sonuç olarak vajinada normalde bir problem yaratmadan yaşayan enfeksiyon etkenleri önce uretya yoluyla mesaneye buradan da şartlar elverdiğinde böbreklere doğru yukarı çıkarak böbreklere doğru çıkarak şiddetli enfeksiyonlara neden olurlar. Gebelikte  idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak için alınabilecek ilk önlem bol bol su içmektir. Su hem idrar miktarını artırarak sık idrar çıkmayı sağlayacak hem de böylelikle vücuttaki mikropları temizleyecektir. İdrarı kesinlikle tutmamak gerekir. Eğer idrar  isteği varsa ertelenmeden yapılmalıdır. İdrarın tamamen boşalmasından emin olunmalıdır.

Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri;
  • Sık sık idrara çıkma isteği
  • idrarını yeterince yapamama
  • idrar yaparken acıma ve yanma hissi 
  • idrarda koku
  • bulantı ve kusma
  • karnının alt bölgesinde ağrı
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunun mutlaka tedavisi yapılmadığı zaman özellikle böbrek enfeksiyonu durumunda erken doğum gibi ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalınabilir.Böbrek iltihaplanmasında ateş  yükselir, idrarda kan görülür, titreme ve belde ağrı oluşur. Bu belirtiler oluştuğunda anne adayı acilen takibini yapan doktora görünmelidir. İdrar kültüründe  üreme olduğunda üreyen bakteri cinsinin hangi antibiyotiklere hassas olduğunu belirten bir inceleme yapılır. Antibiyogram adı verilen bu inceleme sonucuna göre anne adayı en uygun olan antibiyotikle tedavi edilir. Tedavinin üzerinden 15 gün geçtikten sonra yapılan kontrol idrar kültüründe üreme olmaması durumunda tedavi başarılı olmuştur. Bu durumda anne adayına idrar yolu ile ilgili şikayetleri olmadığı sürece yeni bir idrar kültürü yapılmasına gerek yoktur.
]]>
Enfeksiyon Ne Demek https://www.enfeksiyon.gen.tr/enfeksiyon-ne-demek.html Sat, 20 Oct 2018 17:36:58 +0000 Enfeksiyon ne demek, Enfeksiyon, hastalık yapıcı göz ile görülemeyecek kadar küçük mikroorganizmalar gibi hastalık etkenleri ile bulaşan "infeksiyon" ya da" bulaşım" olarak adlandırılır. Hastalık yapan mikroorganizma Enfeksiyon ne demek, Enfeksiyon, hastalık yapıcı göz ile görülemeyecek kadar küçük mikroorganizmalar gibi hastalık etkenleri ile bulaşan "infeksiyon" ya da" bulaşım" olarak adlandırılır. Hastalık yapan mikroorganizmalar arasında virüsler, bakteriler, parazitler yer almaktadır. Enfeksiyonların çoğunlukla teorik olarak tedavisi mümkün olmakla beraber doğru tedavi ile hastalar iyileşmekte  enfeksiyon etkisi yok edilebilmektedir.  Yanlış tedavi ya da tedavi edilmemesi durumunda enfeksiyonların ciddi tehlikeleri bulunmaktadır. Bazı enfeksiyon vakaları  ölüm  ile sonuçlanmaktadır.

Enfeksiyon Türleri
  • Virüs enfeksiyonları (Viral): Kızamık, Suçiçeği, Gribal enfeksiyonlar, Nezle, Kuduz, Çocuk felci, AIDS
  • Bakteri enfeksiyonları (Bakteriyel): Verem, Difteri, Zatürre, Tetenos, 
  • Mantar enfeksiyonları: Pamukçuk
Enfeksiyon Belirtileri

Ateş, titreme enfeksiyon vakalarında en sık rastlanılan semptomlardandır. Bununla beraber her mikroorganizmanın etkileşim alanı farklı olduğundan etken canlıya göre farklı semptomlarla karşılaşılmaktadır. Bu etkileşim alanları sindirim sistemi, sinir sistemi, solunum yolları, dolaşım sistemi gibi vücudun farklı lokasyanlorı olabilir. Hasta da baş ağrısı, halsizlik, nefes alış verişinde ve kalp atım sayısında artış gözlenebilir. Bu belirti ve semptomları hisseden kişiler, en yakın doktora başvurup şikayetlerini anlatıp fiziksel muayene ve laboratuvar tetkiklerinin sonucuna göre uygun tedavi şekli belirlenip zaman kaybetmeden tedavisine başlanır.

Enfeksiyon Ne Demek
Enfeksiyondan Korunma Yolları
  • Korunma yollarından en önemlisi bireysel korumadır. Gün içinde sık sık eller yıkanmalıdır. Hasta insanlarla dokunarak temaslardan kaçınılmalıdır. Öksürürken ya da aksırırken  ağızdan çıkan partiküllerin etrafa saçılmasını önlemek amacı ile eller ağza kapatılmalıdır. Hasta insanlar maske kullanarak hastalık etkeni mikroorganizmaların havaya saçılmasını önlemelidir. Hastaların kullandıkları kişisel eşyalar kullanılmamalıdır. Sebze ve meyveler yenmeden önce yıkanmalıdır. Hayvanlarla temastan sonra eller yıkanmalıdır çünkü hayvanlardan insanlara bulaşan çok ciddi hastalık yapıcı mikroorganizmalar bulunmaktadır. Beden temizliğine dikkat edilmelidir. Düzenli bir hayat tercih edilmeli ve stresten uzak durmalı, vücudumuzun bağışıklık sistemini güçlendirecek yiyecekler tüketilmelidir.
  • Uygun zamanlarda hastalık yapıcı mikroorganizmalardan bazılarının çeşitli aşamalardan geçirilerek hastalık yapma etkisi yok edilerek elde edilen aşıların  vücuda enjekte edilmesi ile bağışıklık kazanılır.
]]>
Akciğer Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/akciger-enfeksiyonu.html Sun, 21 Oct 2018 05:00:11 +0000 Akciğer Enfeksiyonu, Ülkemizde hem erişkin hem de çocuklarda görülebilen bir enfeksiyon çeşididir. Akciğer enfeksiyonu denince aklımıza ilk gelen pnömoni ve zatürre ile eş anlamlı olan solunum yolu enfeksiyonlar Akciğer Enfeksiyonu, Ülkemizde hem erişkin hem de çocuklarda görülebilen bir enfeksiyon çeşididir. Akciğer enfeksiyonu denince aklımıza ilk gelen pnömoni ve zatürre ile eş anlamlı olan solunum yolu enfeksiyonlarıdır.  Akciğer enfeksiyonları genellikle ASYE olarak adlandırılır. Asye alt solunum yolları enfeksiyonlarının kısaltmasıdır. Kronik veya akut bronşitin yanı sıra pnömoni hastalığı da akciğer hastalığı grubunda yer almaktadır. En sık görülen enfeksiyonlar, zatürre ve bronşittir. Bakteriyel, viral, candida gibi nedenlerle oluşabilir ve enfeksiyonun türüne göre belirtileri farklılık gösterebilir. Akciğer enfeksiyonlarında genel ve ortak belirtiler, nefes darlığı, nefes alıp vermede zorluk, nefes alıp verirken hırıltı yaşanması, kuru veya balgamlı öksürük ve göğüste dolgunluktur.

Akciğer enfeksiyonunun diğer bir tanımı ise; akciğerlerin iltihaplanmasıdır. Bu hastalıklar genellikle hafif düzeyde seyretmekle birlikte kendiliğinden iyileşmesi de söz konusudur ancak ağır seyreden akciğer enfeksiyonları ihmal edilmeden uzman hekimlere başvurulması gereken enfeksiyonlardır. Bu tür hastalıklara genellikle antibiyotik tedavi kullanılır ancak bu antibiyotiklerin kullanımı da yine bir uzman hekim tarafından yürütülmelidir. Akciğer enfeksiyonları türlerini inceleyecek olursak;

Bakteriyel Akciğer Enfeksiyonu ve Belirtileri

Sıklıkla yaşanan bir enfeksiyon türüdür. Akciğerlerde iltihaplanmaya yol açan bakteriler, mukus adı verilen salgının artmasına ve vücutta şişlik olmasına neden olmaktadır. Bu enfeksiyon türü cildin bazı bölgelerine tahriş oluşmasına neden olmaktadır. Bakteriyel akciğer enfeksiyonu "stafilokok bakteri" nedeniyle oluşur. Vücutta irinli sivilceler oluşması, cildin çok aşırı derece kuruması, nefes alıp vermede güçlük, yorgunluk hissi, vücudun farklı bölgelerde belirli bir nedeni olmadan ortaya çıkan ağrılar bu akciğer enfeksiyonunun belirtileridir. Ayrıca enfeksiyonun ilerleyen aşamalarında idrar yollarında enfeksiyon da görülebilmektedir.

Akciğer Enfeksiyonu
Candida Akciğer Enfeksiyonu ve Belirtileri

İlk başlangıç döneminde grip ya da zatürreye benzer belirtiler görülebilmektedir. Öksürük ve kişinin kendini sürekli olarak yorgun hissetmesi genel belirtileri arasındadır. Candida Akciğer Enfeksiyonu, kas ağrılarına neden olabilmektedir. Bazı durumlarda kas ağrıları ile birlikte nefes darlığı, burun akıntısı ve baş ağrısı gibi belirtiler de görülebilmektedir.

Viral Akciğer Enfeksiyonu ve Belirtiler
Virüslerin yol açtığı Akciğer Enfeksiyonu türüdür. Belirtileri hafif ya da şiddetli olarak ortaya çıkabilmektedir. Genel belirtileri; öksürük, boğazda ağrı, hafif ateş ve bazı hallerde kulakta enfeksiyon oluşması sayılabilir. Bunların yanı sıra enfeksiyon ileri boyutlara ulaşırsa, göğüste hırıltı, nefes alıp vermede zorluk, dudaklar veya tırnaklarda morarma görülebilir.

Genel olarak Akciğer Enfeksiyonlarının ortak belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz
  •  Ateş
  • Nefes alıp vermede güçlük yaşama
  • Kuru öksürük ve öksürük ile birlikte balgam atılması
  • Oluşan salgı artışı nedeniyle göğüste dolgunluk hissi
  • Derin nefes almaya düzenli olarak ihtiyaç duyulması
  • Göğüs kısmında ağrı hissi
  • Titreme ve gece terlemeleri
  • Kas ağrıları
Akciğer Enfeksiyonu, genellikle doktor tarafından reçete edilen antibiyotikler veya damar yoluyla verilen antibiyotik tedavisi ile aşırı nefes darlığı varsa oksijen takviyesi ile tedavisi mümkündür. Bunun yanında akciğer iltihabı olan kişiler sigaradan uzak durmalı, yeterli sıvı almalı ve dinlenmeye özen göstermelidir.
]]>
Akciğer Enfeksiyonu Belirtileri https://www.enfeksiyon.gen.tr/akciger-enfeksiyonu-belirtileri.html Sun, 21 Oct 2018 08:44:21 +0000 Akciğer Enfeksiyonu Belirtileri, Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu ya da başka bir organ hastalığının belirtilerini taşır. Akciğer kanseri, Ülkemizde her yaştan ve her gruptan insanda görülebilen bir enfeksiyon çeşididir. Akciğer Enfeksiyonu Belirtileri, Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu ya da başka bir organ hastalığının belirtilerini taşır. Akciğer kanseri, Ülkemizde her yaştan ve her gruptan insanda görülebilen bir enfeksiyon çeşididir. Genel adı ASYE ( alt solunum yolu enfeksiyonları) dir. Zatürre ya da tıbbi adıyla pnömoni bakteri, virüs ve nadiren parazitlerin neden olduğu bir enfeksiyon türüdür. Akciğerlerde meydana gelen bu enfeksiyon, alveol adı verilen havayla dolu küçük akciğer keseciklerine iltihap hücrelerinin birikmesi ve yine bu alana kan damarlarından gelen serum ve iltihap hücreleriyle dolan, yani hava içeriğini kaybeden alveollerin solunum işlevini tam olarak yerine getirememesidir. Bu durum hastada nefes darlığına neden olmaktadır.

Akciğer Enfeksiyonu belirtileri
  • Ateş yükselmesi
  • Yorgunluk
  • Halsizlik
  • Öksürük (Başlangıçta kuru vasıftadır)
  • Balgam (mikroorganizmaların türüne göre kanlı olabilir)
  • Nabız ve solunumda artış
  • Baş ağrısı
  • Dalgınlık
  • Cildin bazı bölgelerinde tahriş
  • Cildin aşırı kuruması
  • Kas ağrıları
  • Boğazda ağrı (genellikle viral akciğer enfeksiyonunda görülür)
  • Göğüste dolgunluk hissi
  • Sürekli derin nefes alma ihtiyacı
  • Nefes darlığı (nefes aldıkça sırta çivi  batması hissi uyanır)
Atipik seyirli akciğer enfeksiyonunda baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Hastaların çoğunda dudak ve dudak çevresinde uçuk görülmektedir.

Akciğer Enfeksiyonu Belirtileri
Yukarıdaki belirtileri taşıyan hastanın muayene eden doktor tarafından akciğer enfeksiyonu teşhisi konulduktan sonra evde veya hastanede muayene edilmesine karar verilir. Genellikle yaşlı ve başka hastalıklara sahip (tansiyon, kansızlık, böbrek yetmezliği, siyanoz, alkolizm ve madde bağımlılığı, kronik akciğer veya böbrek yetmezliği) hastalarda tedavi hastanede uygulanırken bu durumlara sahip olayan hastalar ve genel durumu iyi olan hastalara takipte kalmak şartıyla antibiyotik tedavisi uygulanır. Hastalığın asıl tedavisi etken mikroorganizmaların tespiti ile mümkündür. Eğer mikroorganizma tespit edilmiş ise buna yönelik etkili antibiyotikler uygulanmalıdır. Eğer ilaç duyarlılık testleri yapma imkanı olursa, bu testlerin neticesine göre uygun antibiyotikler verilmelidir. Hastalığı oluşturan etkene ve hastalığın şiddetine göre tedavi en az 5-7 gün düzenli olarak uygulanmalıdır. Bazı mikroorganizmalara bağlı olarak tedavi süresinin uzaması olağan bir durumdur.
]]>
Akciğer Enfeksiyonu Tedavisi https://www.enfeksiyon.gen.tr/akciger-enfeksiyonu-tedavisi.html Sun, 21 Oct 2018 20:29:48 +0000 Akciğer Enfeksiyonu Tedavisi, Ülkemizde ve dünyada kullanılan çeşitli Akciğer Enfeksiyonu tedavileri vardır. Doktordan doktora ve hastadan hastaya değişebilen tedavi seçenekleri mevcuttur. Genellikle hastanın klinik bulguları ve b Akciğer Enfeksiyonu Tedavisi, Ülkemizde ve dünyada kullanılan çeşitli Akciğer Enfeksiyonu tedavileri vardır. Doktordan doktora ve hastadan hastaya değişebilen tedavi seçenekleri mevcuttur. Genellikle hastanın klinik bulguları ve belirtilerinin şiddetine göre verilen tedavilerle yüksek oranda düzelme sağlanır. Antibiyotik, balgam söktürücü, ateş düşürücü tedavilerde en çok kullanılan ilaçlardır. Genç yaş gruplarına ait insanlarda iyileşme yaşlılara oranla daha yüksektir.

Genellikle hafif şiddetli öksürük ile başlayarak ateşlenme, nefes alma problemleri, göğüste hırıltı, kas ağrıları ne nefes alp vermede zorluk ile devam eden belirtilere sahip akciğer enfeksiyonlarının çeşitli tedavi şekilleri vardır.

İlaçlar: Doktor tarafından yazılan antibiyotiğin çeşidi iltihaba neden olan bakteri çeşidine göre değişiklik gösterir. Eğer doktor enfeksiyona hangi bakterinin neden olduğunu tespit edemezse geniş aralıklarla bakteriler için etkili olan antibiyotikler yazabilir. Antibiyotikler yaklaşık 5-7 gün aralığında düzenli olarak kullanılır. Hasta antibiyotiklere başladıktan 48 saat içinde kendini daha iyi hissetmezse tekrar doktoruna başvurmalıdır.  Hastanın 48 saat içinde kendini iyi hissetmemesi enfeksiyona neden olan bakterinin dirençli olmasından kaynaklanır. Böyle bir durumda doktor farklı bir antibiyotik yazabilir. Akciğer iltihabına virüs neden oluyorsa antibiyotikler işe yaramaz. Bu durumda vücut virüsle savaşmak için kendi antikorlarını üreterek hastalığı yenmeye çalışır.

Akciğer Enfeksiyonu Tedavisi
Hastanede Tedavi: Hastalık daha şiddetli ise doktor hastanın tedavisine hastanede devam edebilir. Damar yoluyla antibiyotik tedavisi uygulanır.  Ayrıca hastada nefes darlığı ve nefes alıp vermede güçlük yaşanıyorsa yapay bir oksijen makinesiyle oksijen takviyesi yapılır.

Kişisel Bakım: Akciğer enfeksiyonuna yakalanmış kişiler sigaradan uzak durmalı, alkol tüketmemeli, vücut için gerekli olan yeterli sıvıyı almalı ve yeteri kadar dinlenmelidir. Bunun yanında yüksek ateş şikayeti varsa doktora başvurarak ateş düşürücü alınabilir.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi akciğer enfeksiyonlarında da çeşitli tedavi yolları vardır ancak bazı durumlarda akciğer enfeksiyonları ameliyat gerektirebilir. Bu durumlar; 
  • Akciğer apseleri
  • Empyema (akciğer zarları arasında ağır iltihaplanma)
  • Bronşektazi (bronşların kalıcı olarak genişlemesi)
  • Veremdir
Akciğer Enfeksiyonu Tedavisinde kullanılabilecek şifalı bitkiler;
  • Karakafes otu
  • Ebegümeci
  • At kuyruğu
  • Sığır kuyruğu
  • Öksürük otu
  • Kekik ve nane
  • Meyan köküdür.
Yukarıdaki bitkileri ayrı ayrı kaynatarak demledikten sonra her gün düzenli olarak kullanmak akciğer enfeksiyonunun iyileşmesinde hastaya yardımcı olacaktır.
]]>
Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/alt-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Mon, 22 Oct 2018 05:15:23 +0000 Alt solunum yolu enfeksiyonu, alt solunum yolu enfeksiyonları pnömoni, bronşit ve bronşioloti gibi hastalıkları kapsamaktadır. Bu hastalık tabloları birbiri ile karışmakta ve çoğu zaman ayrı hastanın farklı kurumlarda farkl Alt solunum yolu enfeksiyonu, alt solunum yolu enfeksiyonları pnömoni, bronşit ve bronşioloti gibi hastalıkları kapsamaktadır. Bu hastalık tabloları birbiri ile karışmakta ve çoğu zaman ayrı hastanın farklı kurumlarda farklı tanı aldığı görülmektedir. Hastalık tablosunun benzer özellikler göstermesi tanıda zorluklara neden olmaktadır. 

Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonu olup, virüs, bakteri, parazit ve mantarların yol açtığı bir klinik tablodur.

Bronşit, bronşların iltihaplanması olup virüs ve bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır.

Bronşiolit, özellikle 2 yaş altındaki çocuk ve bebeklerde görülen klinik tablo olup, bronşiolitte esas neden virüslerdir.

Pnömoni her yaş gurubunda görülebilir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişir, sıklıkla virüsler neden olmaktadır. Diğer nedenlerin de pnömoniye yol açtığı unutulmamalıdır.

Bronşit, hem bakteri hem de virüslerin yol açtığı bir klinik tablodur. Gastro ozafagiyal reflüsü olan çocuklarda bornşite sık yakalanabilirler. Pasif sigara içiciliği bronşitte önemli bir etkendir. Erkek çocuklar bronşiolite daha sık yakalanmaktadır. Bronşiolit 2 yaşından küçük çocuklarda sıklıkla görülür. Bu hastalığa yakalanma oranı en fazla erkek çocuklarda görülür. Virüsler ve özellikle respşratuvar sinsityal virüs (RSV) bronşiolite yol açar. Hastalık kışın ve ilkbaharda görülür. Kreş ve yuvaya giden çocuklarda daha sık görülen bu tabloda, sigara dumanı önemli bir rol oynar. Pnömoni her yaşta görülürse de özellikle prematüre bebek ve yeni doğanda ciddi klinik tablolara yol açabilir. Bronşit daha sık görülen bir klinik tablodur. Bronşiolit ise bebek ve 2 yaşından küçük çocuklarda daha sık görülmektedir.
Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu
Hastalıkların belirtileri;

Pnömoni ateş, titreme, terleme ile başlar. Öksürük, solunum sıkıntısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık ve göğüs ağrısı klinik tabloya eşlik etmektedir. Bronşitte başlangıçta kuru öksürük olup, baş ağrısı, ateş, solunum sıkıntısı birlikte seyretmektedir. Öksürük daha sonra balgamlı bir hal olabilir. Hışıltı, göğüs ağrısı görülebilir. Bronşiolitte ise başlangıçta soğuk algınlığı belirtileri vardır. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve orta derecede öksürük görülür. Klinik tablo süratle ilerler, hızlı solunum, öksürük ve hışıltı ortaya çıkar. Bebeğin solunum sayısı artmış ve solunumu zorludur. Klinik tabloya ateş eşlik edebildiği gibi ateşin düşük seyrettiği vak'alarda mevcuttur. Bu bebekler çoğunlukla beslenme güçlüğü içindedir.
Alt solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları nasıl bulaşırlar;

Pnömoni, bronşit ve bronşiolit bulaşıcı hastalıklar olup, öksürük, hapşırık veya enfekte şahsın kullandığı materyalle temas sonucu bulaşır.
Öksürük kesici ilaçlardan uzak durmak gerekir. Tedavi yaklaşımı pnömonide antibakteriyel tedavi olarak planlanırken, bornşit ve bronşiolit vakalarında semptom atik tedavi şeklinde planlanır. Birbirine çok benzeyen her üç hastalıkta klinik tablonun ağır seyrettiği vak'alarda hastane tedavisi gereksinimi doğabilir. Öksürük kesici ilaçlardan kaçınmak gerekir. Solunumu rahatlatıcı ilaç tedavisi gereken vak'alarda uygulanabilir. Bronşiolit ve bronşit genellikle bir hafta içinde düzelme gösterirse, pnömonide bu süreç 2-3 haftaya kadar uzayabilir.

Nasıl korunulur;

Korunmada el yıkama, sigarasız ortam önemlidir. Pnömokok aşıları, grip aşısının koruyucu etkisinin önemli olduğu unutulmamalıdır. Yüksek riskli bebeklerde rsv monoklonal antikorları ile korunma önerilmektedir. Alt solunum yollarının enfeksiyöz hastalıklarında klinik tablonun birbirine çok benzeşmesi çoğu zaman tanıda karışıklıklara neden olabilmektedir. Bu durumda hekimlerin ayırıcı tanıda klinik bulgular kadar laboratuvar yöntemlerine başvurması ile tanı kesinleşm]]> Bağırsak Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bagirsak-enfeksiyonu.html Mon, 22 Oct 2018 14:37:24 +0000 Bağırsak enfeksiyonu, bağırsaklardaki yararlı bakteriler ve mikropların, hatalı beslenmeyle ya da virüsler aracılığıyla iltihaplanma oluşturmasıyla meydan gelir. Bu iltihaplanma bağırsaklardaki ince zarda oluşur. Bağırsak enfeksiyonu, bağırsaklardaki yararlı bakteriler ve mikropların, hatalı beslenmeyle ya da virüsler aracılığıyla iltihaplanma oluşturmasıyla meydan gelir. Bu iltihaplanma bağırsaklardaki ince zarda oluşur. Enfeksiyonun oluşması çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bu en fazla çocukları etkiler. Ayrıca yaz döneminde bağırsak enfeksiyonu daha yaygındır. Genellikle alt yapısı düzgün olmayan ortamlarda, kişisel hijyenine dikkat etmeyen kişilerde enfeksiyonlar daha etkili olur.

Bağırsak enfeksiyonu belirtileri

  • Enfeksiyonun altta yatan nedenine bağlı olarak, farklı belirtiler gelişebilir. Bazen şiddetli karın ağrısı, kusma ve ishal görülürken, bazen hafif şiddette karın ağrısı ve ishal etkili olabilir.
  • Enfeksiyondan mide etkilendiği takdirde, mikrobik etkenler varsa, hastada bulantı ve kusma görülebilir.
  • Eğer bağırsaklarda şiddetli tahriş meydana gelirse, dışkının sümüksü ve kanlı görünümü söz konusu olur.
  • Enfeksiyonda vücuda dağılım olduğunda, hastada yüksek ateş etkili olur
  • Tedavisi ihmal edilen, gecikilen  enfeksiyonlarda görülen kusma ve ishal etkilerinde vücutta sıvı kaybı olur, böbrek yetmezliği ve hastanın ciddi şekilde şok etkisi yaşamasıyla hayati risk ortaya çıkar.

Bağırsak EnfeksiyonuBağırsak enfeksiyonu nedenleri

Bağırsak enfeksiyonu en sık olarak bateri ve viral etkilerle ortaya çıkar. Bunun yanı sıra bazı hastalıklarda bağırsaklarda enfeksiyon nedeni olabilir. Ülseratif kolit ve irritabl bağırsak sendromu bu hastalıklar arasında yer alır. Enfeksiyona çölyak hastalığı, crohn hastalığı, kolon kanseri gibi rahatsızlıklarda sebep olabilir. Hastaların yanlış beslenmesi, gıda zehirlenmesi enfeksiyonun oluşmasını sağlayabilir. İçme suyu ve gıdaların uygunsuz koşullarda tüketilmesi, besin maddelerinin yıkanmaması da enfeksiyon açısından risk oluşturur.

Bağırsak enfeksiyonu tedavisi

Tedavide öncelikle hastalarda ortaya çıkan semptomların ortadan kaldırılması hedeflenir. Bu nedenle hastanın bu etkiler yüzünden vücudunun kaybettiği sıvı ve elektrolit tamamlanmaya çalışılır. Bunu hazır olarak eczanelerde satılan şeker ve tuz karışımı eriyiklerle, maden sodası, maden suyu, tuzlu ayran, çay gibi içeceklerin tüketilmesiyle sağlayabilirsiniz. Eğer kusma şiddetliyse, hastanın damardan serumla verilecek sıvı ve minerallerle beslenir. Bu arada kusmanın durması için ek tedaviye başlanır. İshal toksin kaynaklı olursa, bir süre ishalin durması için beklenir ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olunur. Enfeksiyon nedeniyle vücutta olan bakteri ve virüslerin başka bölgeleri etkilememsi için, hemen antibiyotik tedavisine başlanır. Hastalar için uygun olan tedaviler tercih edilmediğinde, bağırsak enfeksiyonu hastada ölüme kadar gidilebilecek bir süreç yaşanabilir.

]]>
Gribal Enfeksiyon Tedavisi https://www.enfeksiyon.gen.tr/gribal-enfeksiyon-tedavisi.html Mon, 22 Oct 2018 16:05:08 +0000 Gribal enfeksiyon tedavisi, Virüslerin solun yoluyla (Influenza virüsü) insan vücutlarına girerek özellikle sonbahar sonunda ve ilkbahar aylarının başında salgın olarak yayılan bir enfeksiyon türü hastalığa denilmektedir. Grip Gribal enfeksiyon tedavisi, Virüslerin solun yoluyla (Influenza virüsü) insan vücutlarına girerek özellikle sonbahar sonunda ve ilkbahar aylarının başında salgın olarak yayılan bir enfeksiyon türü hastalığa denilmektedir. Grip insanlar arasında önemli bir sağlık sorunudur. Bu hastalık toplumda %10 oranında yayılma gösterdiğinde salgın sorunu ortaya çıkar.

Nasıl bulaşır Grip hastalığını taşıyan insanların toplu ortamlarda hapşırmaları, öksürmeleri durumunda virüsler kolayca yayılarak insandan insana rahatça bulaşabilir. Virüslerin insan vücudundan insan vücuduna farklı şekillerde yayılma hızları vardır, grip virüsüne duyarlı insanlarda hızlı bir şekilde yayılma gösterdikleri gibi grip virüslerine duyarlılığı az olan insanlarda yayılma ve vücuda enfekte olma oranları daha yavaş olabilir.

Gribal enfeksiyon tedavisi, Bağışıklık sistemimize büyük ölçüde dikkat etmemiz gerekmektedir. Bununla birlikte düzenli olarak egzersizler ile vücudumuz sürekli aktif halde tutmamızda da büyük ölçüde fayda vardır. Düzenli egzersiz yapan insanlarda gribal enfeksiyonların görülme olasılığı az olduğu tespit edilmiştir. Günlük düzenli olarak sıvı alımı da vücudumuzda enzimlerin hızlı çalışmasında önemli rol üstlenmekte ve bağışıklık sistemimize önemli ölçüde yarar sağlamaktadır. Zaten büyüklerimizde bize grip olduğumuzda sürekli sıvı almamızı isterler. Büyük ihtimalle alınan sıvılarla enfeksiyonların vücudumuzdan atıldığını bildiklerinden kaynaklanıyordu. Dengeli beslenmenin de bağışıklık sistemimizde önemli yeri olduğundan gribal enfeksiyonlardan korunmanın en önemli yollarından biriside öğün atlamadan dengeli olarak beslenilmesi gerekmektedir. Günlük protein, karbonhidrat, vitamin alımına dikkat edilmelidir. Özellikle vitaminlerin yeri gribal hastalıklarda yeri çok önemlidir. Özellikle, portakal, greyfurt, mandalina gribe büyük ölçüde iyi gelmektedir. Bunlarla birlikte grip tedavisinde bitki çaylarının da önemli payı vardır. Bunları sıralayacak olursak;
  • Zencefil çayı: Kuru veya yaş zencefil ile hazırlanabilen hoş kokulu bir çay türüdür, gride iyi geldiği bilinmektedir.
  • Nane çayı: Nane ve limon ile hazırlanan, virüslerin yayılmasını önleyen bir etkisi saptanmıştır.
  • Okaliptüs çayı: Avustralya da yetişen bir bitki olup zamanla ülkemizde de yetiştirilen bu bitkinin çayı, gribin etkilerini hafifletici özelliktedir.
  • Yeşil çay: Günde iki bardak tüketilmesi hem gripten hemde diğer hastalıklardan uzak tutacaktır.
Gribe iyi gelen diğer bitkileri de şu şekilde sıralayabiliriz; Sarımsak, zerdeçal, limon ve ekinezyadır. Gribal enfeksiyonlara iyi gelen bu çayların fazla kullanılması durumunda yan etkileri de görülmektedir. Gözü kara bir şekilde fazla tüketilmesi tavsiye edilmemektedir.

Gribal Enfeksiyon Tedavisi
Patojenler den korunma, İnsanların bağışıklık sistemine etki edecek gribal veya hastalık taşıyan virüslerin ellerimiz veya vücudumuzun diğer kısımları ile temas ettikleri taktir de vücudumuza girme olasılığı artacaktır. Gribal enfeksiyonu olan bir kişinin herhangi bir yere (kapı kolu, anahtar, telefon...) dokunduğu zaman virüsler o kısma yayılacaktır. Bu tür yayılmadan korunmak için ellerimizin ve vücudumuzun temizliğine dikkat etmemiz gerekmektedir.

Sadece grip için değil salgın türü hastalıklardan ve diğer bütün hastalıklardan korunmak için mümkün olduğunca bağışıklık duvarımızın güçlü olması gerekmektedir. Özel eşyalarımızı farklı kişilerle paylaşma malıyız. Beslenmemize büyük önem vermeliyiz. Düzenli egzersiz yapmaya gayret etmeliyiz. Bol sıvı tüketmeliyiz. 
]]>
Çocuklarda Boğaz Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cocuklarda-bogaz-enfeksiyonu.html Tue, 23 Oct 2018 15:35:00 +0000 Çocuklarda boğaz enfeksiyonu, her mevsim koşullarında etkili olabilir. Kışın ve sonbaharda mevsimsel koşullar bunda etkili olurken, yaz döneminde klimalı ortamlar, soğuk içeceklerin fazla içilmesi, ıslak saçlarla du Çocuklarda boğaz enfeksiyonu, her mevsim koşullarında etkili olabilir. Kışın ve sonbaharda mevsimsel koşullar bunda etkili olurken, yaz döneminde klimalı ortamlar, soğuk içeceklerin fazla içilmesi, ıslak saçlarla durmak, dondurma gibi yiyecekleri fazla tüketmek çocuklardaki boğaz enfeksiyonunun nedeni olabilir. Bu enfeksiyonlara genellikle virüsler neden olur. Virüslere antibiyotikler etki etmediğinden, boğaz enfeksiyonu için bu tedaviye başvurulmaz. A grubu Beta Hemolitik Streptokok bakterisi boğaz enfeksiyonuna daha fazla neden olur. Eğer zamanında tedavi edilmezse, çocuklarda akut eklem enfeksiyonu ve nefrit oluşumuna zemin hazırlayabilir. Toplumda oldukça fazla görülen kalp hastalıklarının nedenleri arasında, akut eklem romatizması ilk sıralarda yer alır.

Çocuklarda boğaz enfeksiyonu belirtileri

  • Boğazda kuruluk hissi ve rahatsızlık oluşması
  • Yutma güçlüğü çekilmesi
  • Halsizlik ve yorgunluk etkisi
  • Hapşırma, öksürme gibi eylemler
  • Boğazda ağrı olması ve ses kısıklığının meydana gelmesi
  • Ateş yükselmesi
  • Lenf bezlerinin şişmesi, boğazda şişlik olması
  • Burun akıntısı ve ağlama nöbetlerinin sıklaşması

Boğaz enfeksiyonu çocuklarda virüs kaynaklı olduğunda, boğaz ağrısının yanında öksürme, nezle, grip gibi üst solunum enfeksiyonları, gözde iltihaplanma gibi rahatsızlıklar eşlik edebilir. Enfeksiyon bakteri kökenli oluşursa, ani yükselen ateş, boğaz ağrısı, karın ağrısı, kusma gibi belirtiler görülür. Boğazın kızarması, bademciklerdeki büyüme, iltihaplanma, lenf bezlerinin şişmesi ve gergin olması gibi etkiler oluşur. Bazen cildin zımpara görünümüne neden olan döküntü, dilin çilek gibi görünmesi gibi etkilerde olur. Öksürük ve nezle belirtileri de bunlara eşlik edebilir.

Çocuklarda Boğaz Enfeksiyonu

Çocuklarda boğaz enfeksiyonu tanısı

Boğaz enfeksiyonu bakteri kaynaklı olduğunda, teşhiste fiziki muayene yeterli gelmez. Bunun tanısı için strep swap adı verilen bir testin uygulanması ya da hastaya boğaz kültürünün yapılması gereklidir. Eğer strep swap testi pozitif çıkarsa, boğaz enfeksiyonu tanısı kesin olarak konulabilir. Test negatif çıkarsa, hastaya boğaz kültürünün yapılması kesin tanı için gerekir.

Çocuklarda boğaz enfeksiyonu tedavisi

Hastaya yapılan boğaz kültürü sonrasında virüs tespiti yapılamadığında, antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Eğer virüs kaynaklı enfeksiyon varsa, tedaviyle hastanın rahatlatılması amaçlanır. Çocuklara uygun ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılarak, semptomların hafifletilmesi tercih edilir. Boğaz enfeksiyonu bakteri kaynaklı olursa, tedavide antibiyotik kullanılır. Bu konuda penisilin grubunda olan ilaçlar oldukça etkin bir tedavi yoludur. Bu tedavinin etkinliği için, en az 10 sürmesi gerekir. Bu sürenin altında olursa, istenen başarı elde edilemez. Tedavi başlatıldıktan sonra 24 saat geçtiğinde, boğaz enfeksiyonun bulaşıcılığı kalmaz.

Çocukların boğaz enfeksiyonundan korunması için yapılacaklar

  • Çocuklar bulundukları ortama göre giydirilmelidir
  • Eğer terlerlerse, mutlaka üzerindeki giysiler değiştirilmelidir.
  • Banyodan sonra, havuz ve deniz sonrasında saçları kurulanmalı, ıslak saçlarla rüzgara maruz kalmaları önlenmelidir. Bu durum boğaz enfeksiyonuyla birlikte, sinüzite neden olabilir.
  • Oda sıcaklığında içme suyu içirilmeli, soğuk olan dondurma gibi yiyeceklerden uzak kalınmalıdır.
  • Vücut temizliğine, hijyene özel bir önem verilmeli, ortak eşyalarda kullanıma dikkat edilmelidir.
]]>
Gribal Enfeksiyon Belirtileri https://www.enfeksiyon.gen.tr/gribal-enfeksiyon-belirtileri.html Tue, 23 Oct 2018 21:26:08 +0000 Gribal enfeksiyon belirtileri, İnfluenza denilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara neden olduğu bir infeksiyon hastalığıdır. Gribal enfeksiyon soğuk Gribal enfeksiyon belirtileri, İnfluenza denilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara neden olduğu bir infeksiyon hastalığıdır. Gribal enfeksiyon soğuk algınlığıyla karıştırılmamalıdır. İki hastalıkta viral bir infeksiyon olmakla birlikte, farklı hastalıklardır ve farklı virüslerle oluşmaktadır. İnfeksiyon; mantar, virüs, bakteri gibi enfeksiyon yapan mikropların vücuda girmesidir.

Grip, salgın ve bulaşıcı bir hastalıktır. Gribal enfeksiyon belirtileri; ateş, halsizlik, eklemlerde ve kaslarda ağrı, öksürük, burun akıntısı, boğazda yanma, kuruluk ve ağrı ve genel bir  hâlsizlik olur. Normal sağlıklı insanlarda bu enfeksiyon 7 gün sürerken, yaşlı, kronik hastalığı olan, gebelerde ve çocuklarda bu süreç 7 günden daha fazla olabiliyor. Çok önemsenmeyen, basit bir hastalık olarak görülse de önlem alınmadığı zaman kronik hastalığa ve ölümcül hastalıklara yol açabiliyor. Asıl öldürücü olmasının nedeni gribal enfeksiyon sırasında vücudun zayıf düşmesi ve bu enfeksiyonun üzerine başka bir enfeksiyonun eklenmesi hâlinde gerçekleşir.

Gribal Enfeksiyon BelirtileriGribal enfeksiyon tedavisi olarak; kesin tedavisi olmamakla birlikte Grip tedavisinde, virüsün neden olduğu bulguları ortadan kaldırmaya yönelik tedavi uygulanır. Tedaviye hastalık belirtilerini hissetmeye başladığımız anda başlamalıyız, tedaviye ne kadar geç başlanırsa iyileşme süreci de o kadar ilerler. Hastalık, tedavi süresi içinde, beslenmeye biraz daha fazla dikkat etmek gerekir. mutlaka dinlenmek gerekir. Bol sulu besinlerle beslenmek iyileşmeyi hızlandırır. Toplumda antibiyotik kullanımının gribi iyileştirdiği düşüncesi vardır, bitkisel ve basit korunma yollarıyla kolayca atlatabileceğimiz bir durumda bile antibiyotiğe başvururuz, bu çok yanlıştır çünkü antibiyotikler virüse etki etmezler. Ayrıca sıklıkla antibiyotik kullanmak, bakterilerin direnç kazanmasına neden olur.

Bulaşıcı bir hastalık olduğundan işinize birkaç gün ara vermeniz, öpüşmeden uzak durmanız gerekir. Sık sık elimizi sabunlayıp ve başkalarının eşyalarıyla temas etmekten kaçınmalıyız. Mecbur kalmadıkça, toplum içinde kalabalık yerlerde bulunmamaya özen göstermeliyiz.

]]>
İdrar Yolu Enfeksiyonu Maydonoz Suyu https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-maydonoz-suyu.html Tue, 23 Oct 2018 22:46:11 +0000 İdrar yolu enfeksiyonu maydanoz suyu, Alt ve üst idrar yolu enfeksiyonu olarak iki kısma ayrılmaktadır. Alt idrar yolunu etkilediğinde enfeksiyonun basit olarak mesane enfeksiyonu adını alır, üst idrar yolunu etkilediğinde ise böbr İdrar yolu enfeksiyonu maydanoz suyu, Alt ve üst idrar yolu enfeksiyonu olarak iki kısma ayrılmaktadır. Alt idrar yolunu etkilediğinde enfeksiyonun basit olarak mesane enfeksiyonu adını alır, üst idrar yolunu etkilediğinde ise böbrek enfeksiyonu adını alır. İdrar yolu enfeksiyonunda hastalık belirtisi olarak ağrılı işeme, sık sık işeme ihtiyacı hissetme ve ateşlenme ve böğür ağrısı etkili olmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonu kadınlarda erkeklere göre daha fazla oranda görülmektedir. Her iki kadından birisi idrar yolu enfeksiyonu şikayeti yaşamaktadır. Tedavinin yanıt alınabileceği idrar yolu enfeksiyonu vakalarının yanı sıra tedavinin cevap vermediği vakalarda idrar kültürü faydalı olabilmektedir. İdrar yolu enfeksiyonuna farklı türde bitkiler ve bitki kültürleri faydalı olabilmektedir. Bu bitkilerden en önemli olanlarından biriside maydanozdur. Maydanozun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmekte ve çeşitli hastalık tedavilerinde kür olarak kullanılmaktadır.

Maydanoz suyunun faydaları, Maydanoz suyunu bir çok doktor kür olarak kullanılmasını tavsiye etmektedir. Maydanoz A, C ve K vitamini bakımından çok zengin içeriğe sahiptir, aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum içeriğine sahiptir. Maydanoz ve maydanoz suyu böbrek taşı tedavisinde, idrar yolu enfeksiyonu, adet dönemi sorunları, ödem, astım gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Maydanoz suyu idrar yolu enfeksiyonuna iyi geldiği anlaşılmış ve insanlar tarafından tüketilir hale gelmiştir. İnsan vücutları tamamen aynı üretilmemiştir, kişiden kişiye farklılık gösterdiği aşikardır kimi insanlar tedaviye yanıt alabilirken kimi insanlar alternatif tıp ile hastalıklarına çözüm aramaya başlamışlardır nitekim de cevap alabilmişlerdir. Tedavi görüp tedaviye cevap alamayan birçok insanın maydanoz suyunun hastalığına iyi geldiği saptanmıştır. Maydanoz suyunu idrar yolu enfeksiyonu için düzenli olarak günlük 1 su bardağı kadar alınması tavsiye edilmektedir. Maydanoz enfeksiyonel hastalıkların baş düşmanı olarak da bilinmektedir. 

İdrar Yolu Enfeksiyonu Maydonoz Suyu
Maydanoz suyu nasıl hazırlanır, Maydanozun yaprakları ufak olduğu için bir bardak dolusu maydanoz suyu hazırlamakta o kadar zor bir hal almaktadır. Bir bardak maydanoz suyunun yan etkileri de olabilir. Maydanoz suyu ağzınızda acı bir  tat verecektir size, maydanoz suyunuza salatalık, havuç, kereviz suyu ile birlikte kullanabilirsiniz. 1 bardak maydanozlu suyunuz için 7-8 sap maydanoz yeterli olacaktır. Bu maydanoz suyunu hazırlamak için evinizde katı meyve sıkacağı olması gerekmektedir, aksi durumda maydanozdan çayda yapabilirsiniz, gene 7-8 sap maydanozu sıcak suya atarak maydanoz çayı olarak da tüketebilirsiniz. Maydanoz ağızda acı tat yapacağından limon veya bal kullanabilirsiniz.

Uyarılması gereken hususlar, Hamile kadınların fazla maydanoz suyu tüketmeleri tavsiye edilmez, kasılmalara neden olabilme durumu söz konusudur. Günlük 60-90 ml arası kullanılması tavsiye edilen ölçüdür. Bunun yanında idrar yolu enfeksiyonu için ilaç kullanıyorsanız maydanoz suyu kullanmadan önce doktorunuza başvurmanızda büyük fayda vardır.
]]>
Gebelikte Mantar Enfeksiyonu Tedavisi https://www.enfeksiyon.gen.tr/gebelikte-mantar-enfeksiyonu-tedavisi.html Wed, 24 Oct 2018 05:14:36 +0000 Gebelikte mantar enfeksiyonu tedavisi, mutlaka bir uzman önerisi ile yapılmalıdır. Gebelikte vajinada mantar tedavisi için hamilelikte mantar enfeksiyonu olduğunda vajinal kremler ve fitiller kullanılır. Ağızdan alına Gebelikte mantar enfeksiyonu tedavisi, mutlaka bir uzman önerisi ile yapılmalıdır. Gebelikte vajinada mantar tedavisi için hamilelikte mantar enfeksiyonu olduğunda vajinal kremler ve fitiller kullanılır. Ağızdan alınan hap tedavisi gebelikte ve emzirme döneminde güvenli değildir. Tedavi edilmediğinde normal doğum sırasında bebeğin ağzına bulaşabilir ve pamukçuk oluşumuna yol açar. Gebelikte tedavi enfeksiyonun şiddetine göre bazen 10 günü bulmaktadır. Tekrarlama eğilimi gösterir. Gebelikte mantar ilaçları çok dikkatli kullanılmalıdır olası bebeğe yan etkileri göz önünde bulundurulmalıdır.Gebelikte mantar 2-3. ayda sıklıkla görülmektedir. İnce beyaz kaşıntılı bir akıntı mevcuttur. Gebelik üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Gebelik esnasında mantar hastalığının yarattığı hoşnutsuzluğu kontrol etmek güç olmaktadır. Gebelikte hormonal değişikler  mantar oluşumuna neden olur. Mantar enfeksiyonu meydana geldiğinde beyaz ince, peynir kıvamında bir akıntı görülür. Akıntı miktarı fazla olup beraberinde kızarıklık, kaşıntı, vajina girişinde irritasyon ve huzursuzluk hissi görülür. İdrar yaparken yanma ve ilişki sırasında yanma hissi oluşur. Normal doğum planlanan gebelerde doğum kesisinin iyileşmesini geciktirebilir. Gebelerde mantar oluşumunda sıcaklık etkisinin de olduğu için yaz mevsiminde daha sık rastlanır. Hamile kadının eşinde varsa cinsel yolla da mantar enfeksiyonu gelişebilir.

Gebelikte Mantar Enfeksiyonu Tedavisi
Hamilelikte mantar enfeksiyonu için önlemler;
  • Bol pamuklu iç çamaşırı giyilmelidir.
  • Tuvalet sonrası önden arkaya temizlik yapılmalıdır.
  • Yüzme sonrası ıslak mayo ile kalınmamalıdır.
  • Gebelerde vajinal tampon, vajinal parfüm spreyi, parfümlü günlük ped ve vajinal duş yasaktır. Bunlar enfeksiyonu ve mantar oluşumunu arttırırlar.
  • Şekerli gıda tüketimi azaltılmalıdır.Kanda artan şeker oranı mantar hücre çoğalımını arttırır.
  • İç çamaşırları sık sık değiştirilmelidir.
  • Özellikle yaz aylarında rahat bol kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Vajinal bölge kuru tutulmalıdır.
  • İç çamaşırları oldukça sıcak suda yıkanmalıdır.İç çamaşırları kaynatılmalıdır.
]]>
Böbrek Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/bobrek-enfeksiyonu.html Wed, 24 Oct 2018 14:57:34 +0000 Böbrek Enfeksiyonu, Tıp dilinde piyelonefrit olan böbrek enfeksiyonu, genellikle dış idrar yolunda veya mesaneden başlayarak böbreklere kadar çıkan, belli türden bir idrar yolu rahatsızlığıdır.Üreterler adı verilen tüple Böbrek Enfeksiyonu, Tıp dilinde piyelonefrit olan böbrek enfeksiyonu, genellikle dış idrar yolunda veya mesaneden başlayarak böbreklere kadar çıkan, belli türden bir idrar yolu rahatsızlığıdır.
Üreterler adı verilen tüpler böbreklerden mesaneye idrar taşır, idrarın üretra aracılığıyla vücuttan atılmasına kadar burada depolanır. Böbrek enfeksiyonu genellikle idrar yoluna üretradan bakterilerin girmesi ve çoğalmasıyla oluşur. Böbrek enfeksiyonunun kan yoluyla oluşması genellikle ender bir durumdur.
Böbrek enfeksiyonu tedavisi genellikle tipik bir yöntem olan antibiyotiklerdir.

Böbrek Enfeksiyonu Belirtileri;
  • Sık sık idrara çıkma
  • İdrarda tatminsizlik
  • İdrar esnasında yanma hissi
  • Karın ve kasıklarda ağrı ve baskı
  • Keskin ve kötü kokulu idrar
  • İdrarın renginde bulanıklık
  • Hematüri (idrarda kan ve irin olması)
  • İdrara çıkamama
  • İdrar tutulması
  • Niktüri (gece idrara çıkma)
  • Sırtta ve böbrek bölgesinde ağrı
  • Yüksek ateş
  • Gece terlemesi
  • Aşırı yorgunluk
  • Kusma ve mide bulantısı
  • Titreme
Bunlarla birlikte bebeklerde ve çocuklarda enfeksiyonun belirtileri yetişkinlere gore farklılık göstermektedir. Bebeklerde ve çocuklarda böbrek enfeksiyonu belirtileri;
Böbrek Enfeksiyonu
  • İştahsızlık
  • Asabiyet bu huysuzlanma
  • Bağırsak hareketlerinin azalması
  • Enürezis (yatak ıslatmaya başlama)
Böbrek Enfeksiyonu Nedenleri
İdrar sistemine idrar yoluyla giriş yapan bakterilerin üretrada çoğalması ve yayılmasıdır.

Böbrek Enfeksiyonu Tedavisi; genellikle antibiyotik tedavisi uygulanır ve tedavi edilmezse böbreklere kalıcı zarar verebilir ve kan zehirlenmesine neden olabilir. Kadın anatomisi erkeklere göre hastalığın yayılmasına daha müsaittir. Bol sıvı tüketimi, sık sık idrara çıkma, cinsel ilişkiden sonra idrara çıkma, banyo yapmak yerine duş almak, genital bölgenin temiz ve kuru tutulması önlemler arasında sayılmaktadır.
]]>
Gebelikte Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/gebelikte-enfeksiyon.html Wed, 24 Oct 2018 23:26:34 +0000 Gebelikte enfeksiyon, enfeksiyon denildiğinde birçok hastalığı içinde barındıran ve sıkça görülen bir hastalık aklımıza gelir. Çok geniş kapsamlıdır, kendi içerisinde kollara ayrılır. Çoğunlukla bakterilerin, mikroplar Gebelikte enfeksiyon, enfeksiyon denildiğinde birçok hastalığı içinde barındıran ve sıkça görülen bir hastalık aklımıza gelir. Çok geniş kapsamlıdır, kendi içerisinde kollara ayrılır. Çoğunlukla bakterilerin, mikropların, parazitlerin sebep olduğu hastalık çeşididir. Temizlik ve beslenme koşullarına dikkat edilmesi gereken bir dönemi ifade eder. Enfeksiyonlu bir hastalık aşamasında kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Tabi ki bu en basit şeklidir.

Gebelikte enfeksiyon, gebelikte meydana gelen enfeksiyonlu hastalıklar iki gruba ayrılır. Bunlar bebeğe zararı olan enfeksiyonlu hastalıklar ve bebeğe zararı olmayan enfeksiyonlu hastalıklardır. Gebelikte çok sık görülen fakat bebeğe zararı olmayan enfeksiyon hastalıkları solunum yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, nezle, grip, ishal gibi enfeksiyon hastalıklarıdır. Bu hastalıklar ağır bir şekilde olmazsa bebeği çok fazla etkilemez. Fakat anne adayının çabuk atlatabilmesi için vitamin bakımından zengin besinler tüketmesi gerekir ve hijyene özen göstermelidir. Bebek açısından ciddi riskler taşıyan enfeksiyon hastalıkları da vardır. Bu hastalıklar, hepatit B, CMV, kızamıkçık gibi enfeksiyon hastalıklarıdır. Bunların hepsinin tedavi yöntemleri birbirinden farklıdır. Ağrı kesici, ateş düşürücü veya antibiyotik gibi ilaçlar kullanılabilir. Tabi ki bu ilaçlar doktor tavsiyesi ile alınmalıdır. Çünkü gebelikte kullanılan ilaçlarda bebeği olumsuz yönden etkiler. Bu nedenle doktora danışmadan ilaç kullanılmamalıdır. 

Gebelikte Enfeksiyon
Gebelikte enfeksiyon, gebelikte enfeksiyona karşı korunarak ya yakalanmadan ya da daha az hasarla bu dönem atlatılabilir. Bunun için en temel kural elleri sürekli temiz tutmaktır. Beraberinde başkasının dokunduğu yiyecekler yenmemeli, başkasının kişisel eşyaları kullanılmamalıdır. Mümkün olduğunca hazır alınan yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Alınan sebze ve meyveler, özellikle yeşil yapraklı bitkiler çok temiz yıkanmalı veya sirkeli suda bekletilmelidir. Enfeksiyon hastası olanlardan ya da enfeksiyonlu hastalık geçirenlerden uzak durmalıyız. Cinsel yolla bulaşacak enfeksiyonlar için de dikkat etmeli, sinema, otobüs, hastahane, okul gibi ortamlarda tedbirli davranılmalıdır.
]]>
Kemikte Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/kemikte-enfeksiyon.html Thu, 25 Oct 2018 10:33:15 +0000 Kemikte Enfeksiyon hastalığı tıp dilinde Osteomiyelit adı ile adlandırılır. Deriden geçip gelen zararlı mikropların (bakteri, virüs vb.) kemiğindokusuna karışması ve yayılması ile oluşur. Bakteriler dokudan yola Kemikte Enfeksiyon hastalığı tıp dilinde Osteomiyelit adı ile adlandırılır. Deriden geçip gelen zararlı mikropların (bakteri, virüs vb.) kemiğin
dokusuna karışması ve yayılması ile oluşur. Bakteriler dokudan yola çıkarak kan yolu yardımı ile kana karışıp vücudun bazı faklı bölgelerinde de enfeksiyona neden olabilirler. Osteomiyelit'in iki çeşidi bulunmaktadır.
  • Akut
  • Kronik
Akut Osteomiyelit, çocuklarda görülen kemik enfeksiyonu çeşididir. Yaklaşık iki hafta içinde yeni gelişen kemik enfeksiyonudur. Kan yoluyla yayılması mümkündür. Bunun oluşmasının en yaygın nedeni Staphylococcus aureus adı verilen bir bakteridir.

Kronik Osteomiyelit ise kemiğe yakın bir bölgede yaralanma sonucunda bakterilerin kemik içinde yayılması sonucunda görülür. Bu osteomiyelit çeşidi yetişkin insanlarda çocuklara göre daha sık görülür. Gelişmesi bir kaç ay sürebilir. Kronik Osteomiyelit'de kemik vücuttan yeterli kanı alamaz ve kemik hücreleri ölmeye başlar. Hastalığın bu çeşidinde birçok bakteri çeşidi hastalığa neden olabilir.

Aşağıdaki yaralanmalardan en az birini geçirdiyseniz osteomiyelit için risk altında olabilirsiniz:
  • Cilt enfeksiyonu
  • Vücuttaki başka bir enfeksiyon 
  • Kemiğe yakın yaralanmalar veya deriyi yırtan kemik kırıkları
  • Deri yolu ile delinme ve yara oluşumu
  • Cerrahi müdahele 
Osteomiyelite yakalanma riskini arttıran bazı koşullar:
  • Çok genç ya da çok yaşlı bir birey olmak
  • Sürekli sigara kullanan biri olmak
  • Enfeksiyonlarla mücadele etme yeteneğini azaltan hastalık veya benzer bir durumun olması
Kemikte EnfeksiyonOsteomiyelit belirtileri nelerdir

Kemik enfeksiyonundan şüphe duymamız gereken belirtiler arasında enfekte olmuş kemik üzerinde hassaslık, sıcaklık, deride kızarıklık görülmesi, kemiğe yakın olan açık yaranın üzerinden iltihap, irin vb. akması, hareket etmek ve destek almak için kullanılan kemiğin kullanılmasında sorun yaşama sıralanabilir. Akut osemiyelit geçirmiş çocuklarda ise ateş, sinirlilik ve enerji eksikliği durumlarında yol açabilir.

Osteomiyelit'in Teşhisi ve Tedavisi

Doktorunuz kemik enfeksiyonunu teşhis etmenize yardımcı olabilecek kan testleri, yara kültürleri, X-ışınları, kemik taraması gibi bazı testleri sizden isteyebilir. Kan testlerinin sonucu enfeksiyon belirtilerini gösterebilir. Bakteriler akut osteomiyelite yakalanmış çocukların yaklaşık olarak yarısında bulunabilir. Bir yara veya akan irinden alınacak örnekler enfeksiyona neden olan bakterilerin hangi türden oldukları hakkında fikir verebilir. Ayrıca kemiklerin görüntülerini oluşturmak için X-ray çalışmaları ve X-ışınlarının bazı özel türleri de yapılabilir. 

Doktorunuz osteomiyelitin tedavisinde enfeksiyonun türüne göre aşağıdaki tedavi metodlarını uygulayabilir;
  • Antibiyotikler: Bir yaradan alınacak kemik, kan veya irin kültürleri hangi antibiyotik ilaçların kullanılacağına kılavuzluk edecektir. Antibiyotikler genellikle dört ila altı hafta süreyle kullanılır. Çoğu durumda, antibiyotikler ilk olarak IV (damar içi) tarafından verilir. Biraz zaman geçtikten sonra, antibiyotik tedavisi haplarla sürdürülür.
  • Cerrahi Müdahele: Kronik osteomiyelitte cerrahi müdahale gerekli olabilir. Bu müdahalede kemik çevresindeki enfeksiyonu açmak ve enfekte olmuş yaradaki ölü doku ya da kemikteki ölü parçaları kaldırılır. Bazı durumlarda, büyük kemik parçaları öldüğünde kemiğin yeniden oluışturulması gerekebilir.
  • Hiperbarik Oksijen Tedavisi(HBOT):  Eğer kronik osteomiyelit varsa ve diğer tedavilere yanıt vermeyen tip ise veya osteomiyelit omurga, kafatası ve göğüs kemiklerini içeriyorsa, doktorunuz Hiperbarik oksijen tedavisi önerebilir. Bu tedavide saf oksijen odal]]> Enfeksiyon Tedavisi https://www.enfeksiyon.gen.tr/enfeksiyon-tedavisi.html Thu, 25 Oct 2018 22:53:02 +0000 Enfeksiyon tedavisi, her hastalık yapan mikroorganizma her insanda hastalık belirtilerine neden olmaz. Bunu belirleyen o kişinin bağışıklık sisteminin gücüdür. Bağışıklık sisteminin çalışabilmesi, yani vücudun enfeksiyonlar Enfeksiyon tedavisi, her hastalık yapan mikroorganizma her insanda hastalık belirtilerine neden olmaz. Bunu belirleyen o kişinin bağışıklık sisteminin gücüdür. Bağışıklık sisteminin çalışabilmesi, yani vücudun enfeksiyonlara karşı direnç göstermesi çok sayıda faktöre bağlıdır. Beslenme bağışıklık sistemini doğrudan etkiler ve bu ilişki oldukça hassastır. Bazı besin ögelerinin sınırda yetersizlikleri durumunda bile bağışıklık sistemi işlevleri baskılanır ve enfeksiyon riski artar. Enfeksiyonlar sırasında gelişen hız artışı, besinleri dağılımındaki değişiklik, enflamatuar (iltihabi) ve immün (bağısık) cevabın uyarılması besin öğesi gereksinimlerini arttırır. Vücudun enfeksiyonlara karşı direnci çok sayıda faktöre bağlıdır. Dengesiz beslenme, rafine şeker ve un tüketiminin artması, besin ve diğer maddelere karşı alerjiler, stres ve az spor yapma gibi faktörler immün sistemi zayıflatarak enfeksiyon eğilimini arttırırlar.Bütün bu faktörlerin yanında immün fonksiyonların idamesini sağlayan vitamin, mineral ve diğer makro ve mikro besin maddelerinin yetersizlikleri de enfeksiyonlara karşı duyarlılığı artırmaktadırlar. Başta A ve C vitaminleri olmak üzere probiyotikler, selenyum ve çinko enfeksiyonlara karşı korunma ve tedavide oldukça önemlidir. Bunlar içinde en çalışma yapılanların başında A ve C vitaminleri gelmektedir.

    A vitamini: A vitamini immün sistemi uyararak solunum ve mide-bağırsak zarlarını mikroorganizmaların istilasına karşı korur. A vitamininin enfeksiyonlara karşı olan bu olumlu etkileri daha çok A vitamini yetersizliğinin olduğu hastalarda kendini göstermektedir. Diyetinde yeterli A vitamini olan kişilere A vitamin takviyesi yapmanın etkisi ya çok az yada yoktur. Hatta doz biraz aşarsa tehlikede yaratabilir. A vitamini hayvansal gıdalarda daha bol bulunur. Başta balık yağı ve karaciğer olmak üzere, böbrek, süt, yumurta sarısı, buğday, havuç, mantar, baklagiller, f
    fıstık, ceviz ve domates A vitamini içeren besinler arasındadır.

    C vitamini: C vitaminin enfeksiyon (bulaşıcı) ve enflamasyon (iltihap) üzerine koruyucu ve tedavi edici özellikleri pek çok çalışmada kanıtlanmıştır. Lökositlerin bakteri, virüs ve kanser hücrelerini fagose etmesi (yutması) için kandaki düzeyin 50 katı C vitaminine ihtiyaçları vardır. Enfeksiyon sırasında şekerli bir gıda alınması C vitamininin lökosit içine girmesini azaltır. Çünkü glükoz, benzer moleküle sahip olduğu için askorbik asit (C vitamini) ile yarışır. C vitamininin etkisinin en iyi görüldüğü enfeksiyonlar viral (virüslere bağlı) olanlardır. Yapılan çalışmalarda yeterli C vitamini alımının üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı koruyucu olduğu görülmüştür. C vitamini kaynakları; limon, greyfurt, portakal, çilek, kivi, frenk üzümü, en çok C vitamini içeren meyveler arasındadır. Lahana, domates, kuşburnu, karnabahar, ıspanak, maydanoz, turp, patates, yeşil biber gibi sebzeler en fazla C vitamini içeren sebzelerdir.

    D vitamini: D vitamini, marofajları (miktop yutucu ve vücudu koruyucu) aktive ederek enfeksiyonlara karşı koruyuculuk sağlar. En önemli diğer özelliği ise insülin direncini tedavi etme ve kilo dengesi sağlama ile kemik sağlığının korunmasıdır. D vitamini kaynağı sadece güneştir. Eksikliği olan bireylerin doktor kontrolünde D vitamini desteği almaları gerekir.

    Enfeksiyonlardan korunmak için;
    • Yeterli ve dengeli beslenilmeli
    • Su tüketimi yeterli olmalı
    • Hijyen kurallarına uyulmalı
    • Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet kullanılmalı
    • Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri arttırdıkları için bol fermantasyon ürünleri (kefir, turşu, yoğurt, peynir, boza, sirke, tuzlama yiyecekler) tüketilmeli
    • Günde en az 3-5 dakika kültür fizik yapılmalı ve yarım saat yürünmeli
    • Güneşlenilmeli ve erken yatıp erken kalkılmalı
    Enfeksiyon Tedavisi]]></content:encoded>
    </item>
    <item>
      <title>Göz Enfeksiyonu Tedavisi</title>
      <link>https://www.enfeksiyon.gen.tr/goz-enfeksiyonu-tedavisi.html</link>
      <pubDate>Fri, 26 Oct 2018 10:56:34 +0000</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[enfeksiyon.gen.tr]]></dc:creator>
      <description>Göz enfeksiyonu tedavisi, gözde kızarıklık, yanma, batma belirtilerinin görülmesiyle başlar. Yaşam kalitesini azaltan bu belirtilerin altında halk arasında ''göz enfeksiyonu - göz nezlesi '' olarak bilinen, göz kırmızılığ</description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Göz enfeksiyonu tedavisi, </b>gözde kızarıklık, yanma, batma belirtilerinin görülmesiyle başlar. Yaşam kalitesini azaltan bu belirtilerin altında halk arasında ''göz enfeksiyonu - göz nezlesi '' olarak bilinen, göz kırmızılığı olarak adlandırılan hastalıktır.</p><p><b>Göz kırmızılığı hastalığı nedir</b><b><br></b></p><div>Bu hastalık gözün ön yüzeyi ile kapakların iç yüzeyini örten ve dışarıdan şeffaf olarak görülebilen zar yapısındaki dokunun iltihaplanmasına denir. Nedeni alerjiye bağlı tepkimeler, herhangi bir bakteri veya virüs bulaşması vede gözyaşı eksikliği neden olabilir. Bu hastalığa bulaşan kişiler bir hafta veya en geç iki haftaya başka birine bu hatalığı bulaştırabilir.</div><div><br><mobil1></div><div><b>Göz enfeksiyonuna neden olabilecek faktörler nelerdir </b></div><div><br></div><div>Göz enfeksiyonunun büyük kısmı bakteri, az olan kısmı ise virüs kaynaklıdır. Nedenleri ise şu şekildedir: göz yasının yetersiz kalması, fazla güneş ışığına maruz kalma, kimyasal madde sıçraması, toz kıl veya kum gibi yabancı cisimlerin isabet etmesi baslıca neden olan faktörlerdendir.</div><div><br></div><div><b>Göz enfeksiyonun belirtileri nelerdir</b><b></b></div><div><b><br></b></div><div><b>G</b>özün beyaz kısmında kızarıklık, sulanma batma veya yanma çapaklanma, kaşıntı şişlik ve geceleyin iki gözdede su gelmesi gibi faktörleri sayabiliriz.</div><div><br></div><div><b>Tedavi edilmediği takdirde görülebilecek durumlar nelerdir</b><b></b></div><div><ul><li>Özellikle lens  kullanan hastaların çoğunda kalıcı, derin kornea rahatsızlıkları daha doğrusu enfeksiyonları görülür.</li><li>Bunlar yani bu derin enfeksiyonlar iyileşir iyileşmesine de gözdeki görme kalitesini düşürür.</li><li>Hastalığın verdiği etki nedeniyle çok sık kaşınır. .Bu kaşıma sonucu korneanın incelmesine bunun sonucunda kalıcı görme kusuru hastalığına neden olabilir veya mevcut hastalığın ilerlemesine neden olabilir.</li></ul><div><b>Tedavi altta yatan neden göre değişebilir</b></div><div><br><img src=
    Tedavi şekli gözdeki kırmızı'lığa neden olan faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Örnek verecek olursak alerjik göz kızarması ise bunu verilen göz damlalarıyla hastalığın yapmış olduğu kaşıntı ile kızarıklık ortadan kaldırılır. Veya, gözdeki kırmızılığa kuru göze bağlı tahriş neden oluş ise onu gözyaşlarıyla iyileştirmek mümkündür. Kimyasal göze temas ettiyse acilen bol bol suyla temizlemek gerekmektedir. Bakteri kaynaklı olanlar antibiyotik tedavisine hızlı cevap verir. Bazı enfeksiyonlar ise tam anlamıyla tedavi edilemez, sadece suyla yıkanarak azaltılmaya çalışılır.

    Aynı zamanda bu hastalık doğru zamanda ve doğru şekilde tedavi edildiği zaman hemen hemen hepsi kalıcı bir hasar bırakmadan iyileşir. Ancak tedavide geç kalındığında veya hasta olan kişinin tedaviyi geciktirip, aksattığı durumlarda ise durum iyice ciddileşebilir ve bu gibi durumlarda ise cerrahi işlemler gerekebilir.

    Göz enfeksiyonundan korunmak için ne yapılmalıdır
    • Ellerinizi sürekli yıkamaya çalışın.
    • Enfeksiyon kapmış kişilerin makyaj malzemesi, havlusu, yastığını kullanmayınız.
    • Eğer havuza girmek isterseniz, gireceğiniz havuzların bakımlarının titizlikle yapılmış olduğunu iyice kontrol edip, enfeksiyon kapmış kişilerin girdiği havuzlara girmeyiniz.
    ]]>
    Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar https://www.enfeksiyon.gen.tr/cinsel-yolla-bulasan-enfeksiyonlar.html Sat, 27 Oct 2018 03:12:49 +0000 Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar, Başlıca bulaşma yolu, cinsel salgılar nedeniyle korunmasız bir cinsel ilişki olan HIV ve Hepatit B virüsü de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin ortaya çıkardı Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar, Başlıca bulaşma yolu, cinsel salgılar nedeniyle korunmasız bir cinsel ilişki olan HIV ve Hepatit B virüsü de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin ortaya çıkardığı hastalıkları kapsar. Başlıcaları sarılık, siğiller, uçuklar, bel soğukluğu, frengi, uyuz ve kasık bitidir.

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), enfeksiyon yapıcı bir mikrop tarafından yol açılan ve temel olarak insana vajinal, ancak, oral seks de dahil olmak üzere cinsel ilişki yoluyla geçen hastalıklardır. Bu hastalıklardan bazıları kan alıp verme yoluyla, iğne yoluyla, öpüşme yoluyla, kucaklaşma yoluyla, emzirme veya doğum da ya da ortak eşya kullanımından kaynaklanmaktadır.

     Bakteriyel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar
    • Şankroid
    • Klamidya enfeksiyonu
    • Kasık mantarı
    • Donovanoz
    • Bel soğukluğu
    • Frengi
     Virüs Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonlar
    • Jankaitis
    • Hepatit B
    • Herpes simplex virüsü (HSV) 
    • İnsan bağışıklık yetmezlik virüsü (AIDS/HIV)
    • Genital Çıbanlar
    • Rahim kanseri
    • Makat kanseri
    • Molluscum
    • Kaposi tümörü
    Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar
    Parazit Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonlar
    • Bit
    • Uyuz
    Cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonlar da her iki cinste de görülebilen belirtiler
    • Ağrılı idrar yapma
    • İdrarda yanma ve sık idrara çıkma
    • Cinsel organlarda yara ya da kabarıklıklar
    • Kol ve bacaklarda kaşıntısız  kızarıklık ve döküntüler
    • Cinsel organlarda siğil ve uçuklar
    • Baş ağrısı, halsizlik, kusma ve mide bulantısı
    • Yüksek ateş ya da üşüme
    • Ağızda yaralanma
    • Kasıklarda ve genital bölgede şiş ve ağrılı bezeler
    • Deri altındaki şişliklerdir.
    Kadınlarda ki belirtiler, düzensiz adet kanaması, kasık veya bel ağrısı, koyu ve kötü kokulu akıntı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve yanmadır.

    Erkeklerde cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonlar da genel olarak penisten yeşil veya sarı renkli akıntı gelmesi belirti olarak sayılmaktadır.
    ]]>
    Klamidya Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/klamidya-enfeksiyonu.html Sat, 27 Oct 2018 13:32:24 +0000 Klamidya enfeksiyonu, Cinsel yollarla bulaşan bir hastalık türüdür. Bu hastalığa trachomatis adında bakteriler neden olmaktadır. Hastalık uzun süreler kendini belli etmeden devam eder, ilerleyen zamanlarda kendini belli etmeyen bu h Klamidya enfeksiyonu, Cinsel yollarla bulaşan bir hastalık türüdür. Bu hastalığa trachomatis adında bakteriler neden olmaktadır. Hastalık uzun süreler kendini belli etmeden devam eder, ilerleyen zamanlarda kendini belli etmeyen bu hastalık kadınlarda kısırlığa kadar gidebilmektedir.

    Klamidya semptomları, Erkeklerde yarı yarıya kadınlarda ise dörtte ikisinde bu hastalık teşhis edilememektedir. Semptomlar ortaya çıkarken, kadınların ilk dönemlerinde normalin üzerinde vajinal akıntıya ve işeme sırasında yanmaya, ilerleyen dönemlerde ise ateş, bel ağrısı, mide bulantısı olarak belirtiler görülebilmektedir. Erkeklerde ise penis akıntısına ve işeme sırasında yanma olarak belirtiler görülebilir. Ayrıca bu hastalık oral sex sırasında boğazın içine kadar bulaşabilmektedir.

    Klamidya enfeksiyonunun bulaşma yolları, Hastalık oral sex, vajinal sex ile bulaşabilmektedir. Ayrıca sex sırasında partner sayısının fazla olması da hastalığın bulaşma olasılığını yükseltir. Kadınlarda özellikle rahim ağzı küçük olduğu için hastalığın bulaşma riski de yüksektir.Ayrıca bu hastalık hamile anneden doğum sırasında bebeğe bile bulaşabilmektedir. Anal ve oral yolla da bulaşabilir (homoseksüel ilişki).

    Klamidya enfeksiyonunun görülme kapasitesi, ABD de çok görülen cinsel yollarla bulaşan bir hastalıktır. Yapılan belli araştırmalara göre 2006 yılında ABD de 1 milyon klamidya teşhisli hasta bulunmaktaydı fakat bu teşhislerin gerçeği yansıtmadığı düşünülmüştür, çünkü yapılan bazı araştırmalarda klamidya hastası olan bireyler hastalığını saklamaktadır.

    Klamidya Enfeksiyonu
    Klamidyanın bulaşmasını önlemek için, Kadınların ve erkeklerin düzenli olarak test yaptırmaları, bu testleri senede bir defa tekrarlamaların da fayda vardır, ayrıca cinsel ilişki sırasında kondom kullanımına da klamidyanın bulaşmasını önlemede önemli bir etkendir. Avrupanın çoğu ülkesinde ve Amerika da tüm hamile kadınlara klamidya testi yaptırmaları zorunlu tutulmaktadır. İç çamaşırı kullanımına özen gösterilmelidir, kesinlikle başkalarının iç çamaşırları kullanılmamalı, hijyen kurallarına uyulmalıdır. Hatta oral yolla bulaşabileceği için klamidya enfeksiyonu riski barındıran kişilerle öpüşmemeye dikkat edilmelidir.

    Klamidya enfeksiyonu tedavi edilmediğinde, Kalıcı hastalıklara neden olabilmektedir, klamidya tedavi edilmediğinde kadınlarda rahim ve yumurta keselerine tutunarak ağrılara ve dış gebeliğe neden olabilmekte, ayrıca HIV virüsüne yakalanma olasılığını da beş kata kadar arttırabilmektedir. Uzun süreli karın ağrısı da görülmektedir. Erkeklerde ise daha az etkilerini göstermekle, testislerde ağrı ve ateş olarak belirmektedir. Klamidya enfeksiyonu teşhisi ise idrar tahlili veya vajinal ve penis bölgesinden alınan örnekler ile laboratuar ortamlarında teşhis edilebilmektedir. Bu sayede enfeksiyonun bulaşma yolları ile başka bireylere bulaşması da engellenmiş olacaktır. Cinsel bölgelerde enfeksiyona yol açabilmesiyle beraber, deride ve gözde iltihaplanmaya yol açmaktadır.

    Klamidya tedavisi, Klamidyadan antibiyotik yardımı ile kolayca kurtulunabilir. Doksisiklin tipi antibiyotikler önerilmektedir.. Bununla beraber klamidya şüphesi olan partnerlerin teşhis konulup konulmadığı belirlenene kadar birbirlerinden uzak durmalarında fayda vardır. 

    Klamidyadan nasıl korunulur, Şüphelenilen ilişkilerden uzak durulmalıdır, teşhisin yapılacağı ana kadar tek eşli cinsel ilişkiler tercih edilmelidir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı çok önemlidir, bakterilerin yayılmasını engelleyerek bulaşma riskinin azalmasını sağlar, Daha çok kadınlarda görüldüğü için beklenmedik bir anda idrarda yanma, koku, bel ağrısı, olması durumunda derhal bir doktora başvurulmalı ve cinsel ilişki kesilmelidir.
    ]]>
    Gebelikte Mantar Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/gebelikte-mantar-enfeksiyonu.html Sun, 28 Oct 2018 11:31:40 +0000 Gebelikte mantar enfeksiyonu, gebelikte mantar enfeksiyonu gebe kadınlarda gebe olmayanlara göre daha çok görülür. Candida özellikle ikinci ve üçüncü ayda sıklıkla görülmektedir. En temel nedenleri bağışıklık sisteminin Gebelikte mantar enfeksiyonu, gebelikte mantar enfeksiyonu gebe kadınlarda gebe olmayanlara göre daha çok görülür. Candida özellikle ikinci ve üçüncü ayda sıklıkla görülmektedir. En temel nedenleri bağışıklık sisteminin zayıflaması artan östrojen ve progesteron hormon seviyeleridir. Ayrıca vajinal mantar enfeksiyonlarının oluşumunda sıcaklık etkeninin de etkisi olduğu için özellikle yaz mevsiminde daha sık rastlanır.

    Hamile kadının eşinde eğer mantar enfeksiyonu  var ise cinsel ilişki yolu ile de genelik döneminde vajinal mantar enfeksiyonu gelişebilir. Diğer yandan gebelik boyunca anne adayı stres etkeninde uzak durmaya gayret etmeli ve kendini yormamalı. Çünkü bu etkenlerde hamile kadınlarda vücut direncinin zayıflamasına yol açarak vajinal mantar enfeksiyonu oluşumunu tetikleyebilmektedir. İnce beyaz kaşıntılı bir akıntı mevcuttur. Gebelik üzerine olumsuz etkisi yoktur. Fakat gebelik esnasında mantar hastalığının yarattığı hoşnutsuzluğu kontrol etmek güç olmaktadır. Vajinal bölgesinde meydana gelen değişiklikler sonucu mantar hücreleri çoğalır ve enfeksiyona yol açar. 

    Gebelikte ki   değişiklikler mantar oluşumuna neden olur. Mantar enfeksiyonu meydana geldiğinde beyaz ince peynir kıvamında akıntı görülür. Akıntı miktarı fazla olup beraberinde, kızarıklık, kaşıntı, vajina girişinde iritasyon ve huzursuzluk hissi görülür. İdrar yaparken ve ilişki esnasında yanma hissi oluşur. Normal doğum planlanan hamilelerde doğum kesisinin (epizyotomi) iyileşmesini geciktirebilir. 

    Gebelikte Mantar Enfeksiyonu
    Tedavi edilmediğinde normal doğum sırasına bebeğinizin ağzına bulaşabilir ve pamukçuk oluşumuna yol açar. 
    Gebelikte mantar enfeksiyonu için önlemler;
    • Bol pamuklu iç çamaşırı giyilmelidir.
    • İç çamaşırlar sık değiştirilmelidir.
    • Başkalarına ait çamaşır ve iç çamaşır giyilmemelidir.
    • İç çamaşırlar oldukça sıcak suda yıkanmalıdır, hatta mümkünse kaynatmalıdır.
    • Vajina bölgesini kuru tutmalıdır.
    • Tuvaletten sonra önden arkaya temizlik yapılmalıdır.
    • Yüzme sonrası ıslak mayo ile kalınmamalıdır.
    • Gebelerde vajinal tampon, vajinal parfüm spreyi, parfümlü günlük pet kullanımı ve vajinal duş yasaktır. Bunlar enfeksiyonu ve mantar oluşumunu arttırırlar.
    • Şekerli gıda tüketimi azaltılmalıdır. Kanda artan şeker oranı mantar hücre çoğalımını artırır. 
    Gebelikte vajinal mantar enfeksiyonun tedavisi içi öncelikle hakim tarafından ilk teşhis konulmalıdır. Hekimin önerisi dışında ilaç kullanılmamalıdır. Enfeksiyonun şiddetine göre tedavi  bazen on günü bulmaktadır. Enfeksiyon tekrarlama eğilimi gösterir. Gebelikte mantar ilaçları dikkatli kullanılmalıdır. Olası bebeğe yan etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Gebelikte, vajina da mantar tedavisi için hamilelikte mantar enfeksiyonu olduğunda vajinal kremler ve fitiller kullanılır. Ağızda alına hap tedavisi gebelikte ve emzirme döneminde güvenli değildir.
    ]]>
    İdrar Yolu Enfeksiyonu Bitkisel Tedavi https://www.enfeksiyon.gen.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-bitkisel-tedavi.html Mon, 29 Oct 2018 00:34:07 +0000 İdrar yolu enfeksiyonu bitkisel tedavi, özellikle kış ayları geldiğinde toplumda daha fazla görülen idrar yolları enfeksiyonu, bitkisel ürünler kullanılarak tedavi edilebilir, etkisi azaltılabilir. Bu sağlık sorunu İdrar yolu enfeksiyonu bitkisel tedavi, özellikle kış ayları geldiğinde toplumda daha fazla görülen idrar yolları enfeksiyonu, bitkisel ürünler kullanılarak tedavi edilebilir, etkisi azaltılabilir. Bu sağlık sorunu olumsuz etkiler yaptığından, hastalar genellikle antibiyotik kullanarak bundan kurtulmaya çalışır. Üstelik bu sorun devamlı olarak tekrarlama eğiliminde olur. Bu nedenle sürekli olarak antibiyotik kullanımı etkinliğini yitirir. İdrar yollarında olan enfeksiyonlar genellikle virüsler, bakteriler ve bazen de mantarların etkisiyle oluşur. Bitkisel tedavi seçeneklerinin kullanılması sağlığın korunmasında oldukça etkili olabilir. Bu bitkiler hastada idrar miktarını arttırarak, enfeksiyonun daha kolay tedavi edilmesine destek olur. Tedavi uygulandığı sürece hastaların günlük su tüketimi en az 2-3 litre olmalıdır. Enfeksiyonlar için bitkisel tedavi yollarını tercih eden kişiler, mutlaka bir doktora danışmalıdır. Özellikle hamile ve emziren kadınların buna dikkat etmesi tavsiye edilir.

    İdrar yolu enfeksiyonların bitkisel tedavi yolları

    Karnabahar kürü: Özellikle kış geldiğinde daha fazla görülen enfeksiyonlar için, kış dönemi sebzesi olan karnabahar ile hazırlanabilecek oldukça yararlı bir kürdür. Bunun için 300 gram kadar karnabaharı, 750 ml kadar suyun içinde orta ateşin üzerinde kaynatın. Daha sonra bunu süzerek, soğumasını bekleyin. Hazırladığınız karışımın yarısını sabah, yarısını ise akşam aç ya da tok karnına için. Bu bitkisel kürün 7 gün süreyle uygulanması gerekir. Bu süre sonunda 3 gün ara verin ve 7 gün tekrar hazırlayarak kürü uygulayın. Bunu 3. defa yine aynı gün sayısıyla uygulayın. Toplamda 3 kür halinde uygulamış olacaksınız. Yalnız kürün uygulanması sırasında, mutlaka bol miktarda C vitamini almalısınız. İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelecek olan bu kürü her gün taze olarak hazırlayın ve ılık olarak için. Özellikle kronik hale gelen enfeksiyonlar için oldukça yararlı olduğunu göreceksiniz. İçeriğinde anti bakteriyel maddeler olduğundan, karnabahar enfeksiyona karşı etkili bir tedavi sağlayacaktır.

    İdrar Yolu Enfeksiyonu Bitkisel Tedavi

    Altınbaşak otu: Bu şifalı bitkinin mikrop öldürücü etkisi olması nedeniyle, enfeksiyonların önlenmesi mümkün olacaktır. Ayrıca kramp giderici etkisi de bulunmaktadır. Kürü hazırlamak için, kaynamış sıcak suyun içine 2 çay kaşığı altınbaşak otu koyarak, 10 dakika dinlendirin. Bunu yemeklerin arasında içebilirsiniz. Her içtiğinizde taze hazırlamanız gereken bu kürü içtiğinizde, bol su tüketmeye önem veriniz.

    Ardıç meyvesi: İdrar söktürücü ve kramp giderici olan ardıç meyvesi kürünü 4-6 hafta kadar uygulayabilirsiniz. 1-2 çay kaşığı ince kıyılan ardıç meyvesini sıcak suda 10 dakika kadar demleyin. Bunu gün içinde 2-3 defa içebilirsiniz.

    Limon: İdrar yolu enfeksiyonları için limon suyundan yararlanabilirsiniz. Mikrop kırıcı etkisiyle tekrarlayıcı ve kronik olan enfeksiyonlarda bunun yararını görebilirsiniz.

    Bayır turpu: Bu bitkide tekrarlayan ve kronik enfeksiyonlarda oldukça etkilidir. Bunu gün içinde 20 gram kadar taze olarak tüketebilirsiniz. 4-6 hafta süreyle bayır turpu kullanılabilir.

    Maydanoz: Bu bitki idrar söktürücü olduğundan, enfeksiyonlarda yararlı olur. Kaynar suyun içine 1 yemek kaşığı maydanozu koyarak demleyin. Bunu günde 3 defa çay olarak içebilirsiniz.

    Oğul otu: Bu bitkiyi 1 bardak suyun içinde 5 dakika kadar kaynatın. Daha sonra dinlenmesini sağlayarak, sabahları ve akşamları içebilirsiniz. Enfeksiyonun tedavisinde 25 bardak bu şekilde çay hazırlayıp içebilirsiniz.

    ]]>
    Respiratuvar Sinsitiyal Virüs Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/respiratuvar-sinsitiyal-virus-enfeksiyonu.html Mon, 29 Oct 2018 01:06:42 +0000 Respiratuvar Sinsityal Virüs Enfeksiyonu, ( RSV) İki yaşına kadar hemen hemen her çocukta görülebilen çok yaygın ve bulaşıcı bir virüs türüdür. Bu virüs bebeklerde bronşiyolit ve zatürre gibi yaşamı tehdit eden şiddetli s Respiratuvar Sinsityal Virüs Enfeksiyonu, ( RSV) İki yaşına kadar hemen hemen her çocukta görülebilen çok yaygın ve bulaşıcı bir virüs türüdür. Bu virüs bebeklerde bronşiyolit ve zatürre gibi yaşamı tehdit eden şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına neden olur. Yeni doğan bebek bakım üniteleri bu virüsün yayılmasında önemli faktörlerdendir. Prematüre doğmuş, kalp ve akciğer sorunu olan ve bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda önemli oranda morbilite ve mortaliteye neden olur.

    Ülkemizde genellikle Ekim- Mart ayları arasında çocuklarda yaygın biçimde görülmektedir.

    İlk olarak 1956 yılında üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren bir şempanzeden izole edilmiştir.

    Çok bulaşıcı bir virüs olan RSV insandan insana temas ya da giyecek yoluyla bile bulaşabilir. Damlacık yoluyla bulaşma ihtimali oldukça düşüktür. Kuluçka süresi birkaç gün ile bir hafta arasındadır. Viral çoğalma bebeklerde ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde oldukça fazla ve uzun olup hastaneye yatırılmış bebeklerin RSV virüsünü 21 gün boyunca yaydığı tespit edilmiştir. Bu virüse karşı serumlar antikor etki yapmaktadır.

    Respiratuvar Sinsitiyal Virüs Enfeksiyonu
    Genellikle ılık iklimlerde, kış mevsimi ve tropikal iklimlerde, yağmurlu dönemlerde virüsün yaydığı enfeksiyona sıkça rastlanır. Bebeklerin yarısı kış aylarında bu enfeksiyona yakalanır. İki yaşına gelene kadar hemen her çocuk bu enfeksiyona yakalanır ve iki yaşını tamamlayan kadar kanında %95 antikor(+) olur.

    Respiratuvar Sinsisyal Virüsü bulaşmış bebeklerin hastaneye yatırılması şarttır. Bu virüse yakalanan bebeklerde solunun desteğine ihtiyaç duyulabilir. Tedavi edilmezse bebek ölümlerine yol açabilir.

    Altı ayın altındaki her bebekte gelisme aşamasında olan bağışıklık sistemi ve çeşitli nedenlerle (prematüre doğmak, kalp akciğer hastalığı gibi) şiddetli enfeksiyon ve hastalığa yakalanma riski yüksektir. Bu nedenle bebeklerde RSV virüsünün tespiti ve sonrası iyi değerlendirilmelidir.
    Tam bir tedavi yöntemi olmayan bu enfeksiyona destekleyici tedavi uygulanır.
    ]]>
    Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri https://www.enfeksiyon.gen.tr/bogaz-enfeksiyonu-belirtileri.html Mon, 29 Oct 2018 21:08:50 +0000 Boğaz enfeksiyonu belirtileri, Boğaz enfeksiyonu bir diğer adı ile faranjit her yaş grubunda görülebilen kişiyi ciddi anlamda rahatsız eden bir sağlık sorunudur. Her dönemde görülebileceği gibi özellikle soğuk hav Boğaz enfeksiyonu belirtileri, Boğaz enfeksiyonu bir diğer adı ile faranjit her yaş grubunda görülebilen kişiyi ciddi anlamda rahatsız eden bir sağlık sorunudur. Her dönemde görülebileceği gibi özellikle soğuk havalarda daha fazla ortaya çıkan boğaz enfeksiyonu, bağışıklık sistemi güçsüz olan kişilerde, yaşlılarda ve çocuklarda yaygın bir şekilde görülebilir. Boğaz enfeksiyonunda oluşabilecek belirtiler, boğaz ağrısı, ses kısıklığı, yutkunmakta zorlanma, ağız ve boğaz kuruluğu ve ağız kokusudur.

    Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri

    Boğaz enfeksiyonu neden oluştuğuna ve yaşa bağlı olarak farklı belirtiler ile kendini gösterebilir. Boğaz enfeksiyonu belirtileri şu şekilde sıralanabilir;

    Çocuk Ve Erişkinlerde Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri

    • Yorgunluk
    • Yutkunmakta güçlük çekme
    • Boğaz ağrısı
    • Boğazda kuruma
    • Boğazda batma hissi
    • Ses kısıklığı
    • Öksürük
    • Hapşırma
    • Ateş

    Bebeklerde Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri

    • Burun akıntısı
    • Huzursuzluk
    • Ateş
    • Asabiyet
    • Hapşırma
    • Boğazda şişlik ve ağrı

    Viral Boğaz Enfeksiyon Belirtileri

    • Sesin değişmesi
    • Boğazda kuruma
    • Tıkanıklık
    • Sinüs ağrısı
    • Ateş

    Bakteriyel Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri

    • Öksürük
    • Hapşırma
    • Ateş
    • Yorgunluk hissi
    • Mide bulantısı ve kusma
    • Lenf bezi şişmesi
    • Baş ağrısı
    • Boğazda beyaz kabarcıklar
    Boğaz Enfeksiyonu Belirtileri

    Boğaz enfeksiyonu nedeniyle ortaya çıkan belirtiler nedene bağlı olarak en fazla bir hafta kadar devam edebilir. Enfeksiyon hafif seyrediyorsa hiçbir tıbbi müdahale yapılmadan enfeksiyon kendiliğinden geçebilir. Ciddi enfeksiyonlarda ise mutlaka tıbbi destek alarak ortaya çıkan belirtiler hafifletilmelidir. Boğaz enfeksiyonu bakteriyel enfeksiyonlar nedeni ile ortaya çıkmışsa antibiyotik tedavisi uygulanır.

    Boğaz enfeksiyonu ve belirtiler alerji nedeniyle oluşmuşsa antibiyotik tedavisine ek olarak alerji ilaçları önerilir. Antibiyotik tedavisine başlandıktan 1 gün sonra enfeksiyon bulaşıcı özelliğini yitirir. Boğaz enfeksiyonu mide bulantısı, kusma, boyunda ağrı, baş dönmesi, yüksek ateş gibi belirtiler ile beraber oluşum göstermişse mutlaka bir doktora başvurulmalı ve gerekli tedaviye başlanmalıdır.

    Boğaz enfeksiyonunu önlemek ve belirtileri hafifletmek için bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek şekilde beslenmek gerekir. Dolayısı ile vitamin ve mineral özelliği yüksek olan gıdaların beslenme listesine eklenmesi gerekir. Ayrıca C vitamini ağırlıklı beslenmek boğaz enfeksiyonu ve benzeri hastalıklara karşı vücudu koruma altına alır. C vitamini haricinde limon çayı ve bol narenciye tüketmek hem hastalıktan korunmayı sağlar hem de hastalık nedeni ile oluşan belirtileri hafifletmeye yardımcı olur.

    ]]>
    Viral Enfeksiyon https://www.enfeksiyon.gen.tr/viral-enfeksiyon.html Tue, 30 Oct 2018 19:04:35 +0000 Viral enfeksiyon, çeşitli virüs tiplerinin oluşturduğu genel bir tanımlamadır. Virüs tipleri soğuk algınlığı, siğil, grip gibi bulaşıcı hastalıklara neden olabilir ya da AIDS, HIV, Hemorajik ateş, çiçek hastal Viral enfeksiyon, çeşitli virüs tiplerinin oluşturduğu genel bir tanımlamadır. Virüs tipleri soğuk algınlığı, siğil, grip gibi bulaşıcı hastalıklara neden olabilir ya da AIDS, HIV, Hemorajik ateş, çiçek hastalığı gibi ciddi rahatsızlıkların nedeni olabilir. Bakteri ve mantarlara göre daha  küçük olan virüsler, çevresi kapsülle kaplı, içinde genetik materyal olan mikroorganizmalardır. Canlı vücudunda bulunan hücreleri istila eden virüsler, gelişme ve üreme için bu hücrelerden yararlanır. Bunlar konakçı hücrelerin içine girerek, DNA ve RNA bırakırlar. Bunlar genetik malzemedir. Bir korsan gibi hücre kontörlünü ele alırlar ve çoğalırlar. Hücrenin fonksiyonlarını ele geçiren virüsler, hücrelerin ölümüne neden olur. Bu durumda ortama yeni virüsleri bırakan ölü hücreler, vücutta yayılım gösterirler.

    Virüslerin bir kısmı da, hücreleri öldürmeden işlevlerini değiştir. Enfekte olan hücre bölünmede kontrolünü kaybederek, kanserli hücre meydana gelir. Hücre içine genetik materyal bırakan virüsler burada uzun süre kalır ve vücudun direnci düştüğünde, kendisini yeniden kopyalayarak, hastalığı oluşturur. Virüslerin bir kısmı sadece insana bulaşır yani tek tip hücreye bulaşırlar. Solunma, yutulma ya da parazit ve böceklerin ısırmasıyla yayılırlar. Bazı virüs türleri de cinsel yolla vücuda girer.

    Viral Enfeksiyon

    Hastalıkların bir kısmında, hastalık yapan etkenin bakteri ve virüs kaynaklı olduğunu ayırmak güç olabilir. İshal, menenjit ve zatürre gibi hastalıklara virüsler ve bakteriler neden olabilir. Bunların arasında en önemli ayrım antibiyotik tedavisinin bakteriler üzerinde etkili olması, ancak virüslerde aynı etkiyi göstermemesidir. Çünkü virüsler hücre içinde bulunmakta ve vücutta kan dolaşımıyla hareket etmektedir. Bu nedenle tedavileri oldukça güçtür. Günümüzde virüsler için etkili olabilen az sayıda antiviral ilaç bulunmaktadır. Ancak viral enfeksiyonlardan korunmak için bazı aşılarda vardır.

    Viral enfeksiyon belirtileri

    • Yorgunluk ve ateş
    • Baş ağrısı
    • Virüse bağlı karın ağrısı, öksürük, boğaz ağrısı gibi belirtiler

    Viral enfeksiyonlarda ne zaman doktora gidilmelidir

    Soğuk algınlığı, grip gibi virüslerin neden olduğu enfeksiyonlar herkesi etkileyebilir. Ancak bunların hepsi ciddi seyirli olmaz. Yakınmaların 7 günden uzun sürmesi, ateşin 5 günden fazla devam etmesi ve nefes darlığı gibi ciddi etkilerin olması halinde mutlaka doktora gidilmelidir. Özellikle ateşin 41,5 derecenin üzerine çıkması, ciltte döküntü ya da kırmızı lekelerin olması, çenenin göğse değdirilmesi sırasında zorluk çekilmesi, ağrı olması ve bu etkilerin giderek kötüleşmesi halinde, doktora gitmeyi ihmal etmemek gerekir. 

    Vücudun virüslere karşı savunma sistemi

    Vücut bu savuma sistemini kendisi oluşturur. Virüslerin vücuda girişini önlemek için ilk aşama cilt gibi fiziksel engeller bu savunma sisteminin içindedir. Hücreler virüsler enfekte olduğunda, interferon denilen antimikrobiyal protein üretir. Bunlar enfekte olmayan komşu hücrelere geçer ve bu hücreleri virüslere karşı daha dayanıklı hale getirir. Virüsün vücuda girmesiyle birlikte bağışıklık sistemi de tetiklenmektedir. Vücut savunmaya enfekte olan virüs ve hücrelere saldırıyı bilen, yok etmeyi başaran lenfositler ve monositler gibi beyaz kan hücreleriyle başlamaktadır. Bu aşamada virüs saldırısı atlatılırsa, beyaz kan hücrelerinin bir kısmı virüsleri tanır ve sonraki enfeksiyon durumunda hızlı bir şekilde etkili olmaya başlar. Buna bağışıklık adı verilmektedir. Bunun oluşturulması için aşı da kullanılabilir.

    Viral enfeksiyonlarda ne yapılır

    Hastaların bolca dinlenmesi, sıvı alımının arttırılması, hafif besinlerin tüketilmesi yararlı olur. Başkalarına enfeksiyonun bulaşmaması için, ellerin sıkça yıkanması, ortak eşyaların kullanılmaması gerekir. Başkalarının zarar görmemesi için, hastanın kullandığı mendil gibi eşyalar ortada kalm]]> Cmv Enfeksiyonu https://www.enfeksiyon.gen.tr/cmv-enfeksiyonu.html Wed, 31 Oct 2018 11:44:39 +0000 CMV Enfeksiyonu, diğer adıyla sitomegalovirüs enfeksiyonu toplumda oldukça yaygın olarak görülen ve daha çok yeni doğan enfeksiyonu olarak bilenen bir hastalıktır. Herpes adı verilen aile mensup bu virüs uçuğa ve su çiçeğine CMV Enfeksiyonu, diğer adıyla sitomegalovirüs enfeksiyonu toplumda oldukça yaygın olarak görülen ve daha çok yeni doğan enfeksiyonu olarak bilenen bir hastalıktır. Herpes adı verilen aile mensup bu virüs uçuğa ve su çiçeğine neden olan bir virüstür.


    Dünya genelinde tüm coğrafi bölgelerde bulunan ve yayılması oldukça kolay olan bu virüsün neden olduğu enfeksiyon en sık karşılaşılan hastalık türlerinden birisidir. Geri kalmış ve gelişmekte sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan toplumlarda daha çok görülür. İlk kez geçirilmesi veya nüks etmesi olağan bir durumdur.

    Vücuda bir kere girmesiyle insan ömrü boyunca vücutta kalır ve belirti göstermeden sessizce vücutta bekleyerek vücut savunmasının zayıflamasına bekler. Erişkinlerde enfeksiyonlara neden olur ve birkaç hafta içinde geçer, çocuklarda ise üst solunum yolu hastalıkları gibi hafif ateşle seyreden bir hastalığa neden olur.

    CMV Virüsü 3 grup hastada şiddetli enfeksiyona neden olmaktadır. Bunlar;
    • Anne rahmindeki doğmamış bebek
    • Yeni doğmuş bebek
    • Kemoterapi, radyoterapi ve yüksek doz kortizona bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerdir.
    Bulaşma Yolları: CMV enfeksiyonu anne karnındaki doğmamış bebekten yaşlı insanlara kadar her yaş grubunu etkisi altına alabilen, genelde çocuklardan yetişkinlere bulaşan bir virüstür. Genellikle damlacık enfeksiyonu yoluyla (ortak havanın solunması) ile bulaşır. Bu virüs idrar, tükürük, semen, süt, gözyaşı gibi vücut sıvılarında da bulunur ve temas halinde direk bulaşır. Semende ve vajinal sıvıda da bulunduğu için cinsel ilişki yoluyla bulaşma riski yüksektir. Hamile anne adayından karnındaki bebeğe bulaşması da olağan bir durumdur.

    Cmv Enfeksiyonu
    Belirtileri: Genellikle belirtisiz seyreden bir enfeksiyon türüdür. Nadiren ateş, halsizlik gibi solunum yolu enfeksiyonlarına benzer belirtiler gösterebilir ancak virüsün bulaşıp bulaşmadığı uzman hekim tarafından klinik ortamda anlaşılabilir.

    CMV Enfeksiyonun da Nelere Dikkat Etmeliyiz

    Henüz aşısı olmayan ve etkili bir tedavisi bulunmayan bu virüsten korunmak için genel hijyen kurallarına uymak, cinsel yollarla bulaşmasını engellemek için cinsel korunma yollarına basvurmak, toplu kullanım alanlarında fazla zaman geçirmemek gibi tedbirler alınabilir. Bunun yaninda virüs taşıyan annenin bebeğini emzirmemesi de son derece önemlidir.
    ]]>
    Viral Enfeksiyon Nedir https://www.enfeksiyon.gen.tr/viral-enfeksiyon-nedir.html Thu, 01 Nov 2018 01:12:33 +0000 Viral Enfeksiyon Nedir, Virüslerin çeşitli tipleri tarafından oluşturulan hastalıklara verilen genel addır. Bu virüsler soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara neden olduğu gibi AIDS gibi ciddi hastalıkların oluşmasına da ne Viral Enfeksiyon Nedir, Virüslerin çeşitli tipleri tarafından oluşturulan hastalıklara verilen genel addır. Bu virüsler soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara neden olduğu gibi AIDS gibi ciddi hastalıkların oluşmasına da neden olmaktadır.

    Başlıca viral enfeksiyon hastalıkları
    • Kızamık
    • Su çiçeği
    • Kızamıkçık
    • Grip
    • Soğuk algınlığı
    • Çiçek ve hemorajik ateş
    • Siğil
    • Alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları
    • Hepatit
    • Zona
    • Çocuk felci
    • Ebola
    • Kuduz
    • Hantal ateşi
    • Solunum yolu yetmezliği
    • HIV
    • HPV
    Genellikle bulaşıcı özellik taşıyan bu virüsün neden olduğu hastalıkların belirtileri ateş, yorgunluk hissi, başağrısı, ishal, öksürük, boğaz ağrısı ve karın ağrısı olarak sayılabilir. Eğer yedi günden fazla süren şikayetler, beş günden fazla yüksek ateş ve nefes darlığı varsa uzman hekime başvurulmalıdır.

    Viral enfeksiyonlar en sık alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları olarak karşımıza çıkar. Bu enfeksiyonlar boğaz ağrısı, sinüzit ve soğuk algınlığına neden olurlar. Yine gripte viral solunum yolu enfeksiyonudur. Küçük çocuklarda alt solunum yolu hastalıkları ile birlikte bronşit, zatürre ve birçok hastalığa neden olmaktadır. Bebeklerde daha ağır seyreden  ve daha şiddetli hastalıklara neden olabilir.

    Viral Enfeksiyon Nedir
    Diğer yaygın viral enfeksiyonlar herpes kaynaklı enfeksiyonlardır. 8 farklı herpes virüsü vardır. Bu virüsler kendi kategorisinde gruplara ayrılır ve her virüsün neden olduğu enfeksiyon farklıdır.

    Viral Enfeksiyon Tedavi

    Viral enfeksiyon ilaçları antiviral ilaçlar olarak adlandırılmaktadır. Bu ilaçlar viral virüslerin yayılmasını engeller ve bağışıklık sistemini güçlendirirler. Bu ilaçlar interferon türleri ve aşılardır.
    Viral enfeksiyon ilaçları genel olarak ağız yoluyla uygulanır. Bazıları aşı yoluyla bazıları ise merhem, krem veya göz damlası şeklinde uygulanır.

    Viral enfeksiyona karşı neler yapılabilir

    Vücut virüslere karşı koyabilecek bir savunma mekanizması oluşturmuştur. İlk savunma mekanizması deri gibi fiziksel engellerdir ve virüslerin vücuda girmesini engeller. Virüsün vücuda girmesi durumunda bağışıklık sistemi tetiklenir ve lenfosit, monosit gibi beyaz kan hücreleri saldırıya geçerek virüsün vücutta yayılmasını engeller. Doktor tarafından yapılacak olan aşı da yine bağışıklık sistemini destekleyebilir.

    Viral enfeksiyonlar da dinlenme, sıvı tüketimini artırma, meyve, sebze gibi hafif yiyecekler tüketme, hijyen kurallarına özen gösterme, bardak, tabak gibi eşyaları paylamama oldukça önemlidir.
    ]]>